'Adaletin gelmesini bekliyorum'

A+A-
Arslan TEKİN

Bugün kitap günümüz ama bir mektup vereceğim. Çünkü "adalet" arıyor. "Adalet" bekletilmemeli.

Cemaat'i besleyenler, Cemaat'in yanından geçenleri içeri tıktılar. Darbecilere ne ceza vereceksen ver; hatta idam et; biz de "Oh!"  diyelim ama bütün dünyayı sarmış Cemaat'e hâlisane şöyle veya böyle bulaşmış, selâm vermiş insanları suçlayamazsınız. Eğer suçlayacaksanız, siz, karar merciindekiler! Evet, siz, hepiniz şimdi demirparmaklıklar ardında olmalıydınız. Çünkü Cemaat'e imkân sağlayan, yol açan sizdiniz. Cemaat Şefi'ne övgüde sınır tanımayan sizdiniz.

Çok mektup geliyor. Arada hatırlatmak gerekiyor. Hapishane idaresinin okuduğu bir "çığlığı" vereceğim:

"Silivri 2 nolu Cezaevi A4 koğuşundan Merhaba;

İçerde suçsuz bir şekilde adaletin gelmesini, gerçeklerin, suçsuzluğumun anlaşılıp çıkarılmayı bekleyeli 9 ay oluyor. 9 ay boyunca; gerek polisler kapıyı çalıp beni aldıktan sonra ifademi verdikten sonra, gerekse çıktığım mahkemelerde savunmamı yaptıktan sonra, ortada bir suç unsuru olmadığı için sürecin sonlandırılıp serbest bırakılmayı bekledim...

Adalet sistemimizin, bu geçen ve geri gelmeyecek olan zaman için, bize vurduğu bu 'suçlu' damgası için benim ve benimle beraber cezalandırılan 3 ve 8 yaşlarındaki çocuklarımın, eşimin, ailemin, sevdiklerimin, nasıl gönlümüzü alacağını merak ediyorum. 'Baba ben artık seni istiyorum, lütfen gel!', 'Senin kokunu çok özlemişim biraz daha sarılayım babacığım!', 'Baba senin yanına gelirken küpelerimi neden çıkarttılar?', 'Baba seni çok özlüyorum görmek istiyorum ama buraya gelmek istemiyorum, burası çok kötü sen de kalma burada' diyen çocuklarıma nasıl cevap verilir ben bilmiyorum. Beni burada aylardır tutanlar siz cevap verebilir misiniz onlara?

İstanbul'da bensiz daha fazla dayanamayıp, maddi ve manevi gerçeklerle taşınmak zorunda kalan ailemin yüzünü tekrar nasıl güldürüp memnun edeceksiniz?

Aylardır sağlık sorunları nedeniyle yanıma gelemeyen ve mektupla haberleşmeye çalıştığım annemin duasını alabilecek misiniz bundan sonra?

36 yaşına kadar bu vatan, millet ülke için çalışan, vergi veren, ekonomiye katkı sağlayan, değer katan, mezuniyetimin hemen ardından 12 ay askerlik vazifesini yapan bir fert olarak;

Hiçbir suçum olmadığı halde Devlete karşı suç işlemişim gibi muamelede bulunulması, kelepçe takılması ve bu hatanın bir an önce telafi edilmesi için bir gayret gösterilmemesi ağrıma gidiyor.

Ülkemizde bulunan aydınları, hukukçuların, yazarların, siyasi liderlerin, sivil toplum örgütlerinin, sanatçıların, medya organlarının, bu adaletsizliklere karşı senelerdir seyirci kalması, güçlü ve toplu bir tepki gösterememesi, ya da adaletsizlik sadece kendi taraflarını dar dairede etkileyince ses çıkartabilmeleri beni ve nice masumları üzüyor, ümitleri kırıyor.

Bu ülkede sadece içerde yatan ve adalet bekleyen milletvekilleri değil, Cumhuriyet ve Sözcü gazetesi yazarları değil. Bu ülkede aydınlar, yetkin, kalifiye insanlar, ülkeye değer katan ve katacak insanlarda içerde, adalet bekliyor. Doktoru, öğretmeni, mühendisi, akademisyeni, rektörü, hukukçusu, askeri öğrencisi içerde.

İçeride ben ve benim gibi masum insanların bir an önce çıkarılıp bu ülkeye kazandırılması için ne bekleniyor?" (M. S.)

Karar mevkiinde olanlar ellerini vicdanlarına koyup düşünmeli.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58