Adalet'in yürüyüşü tamam, arayışa devam

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Yollarına gübre döküp, anlamına çamur attılar;

"Terör örgütlerinin işine yarayacak!"

"FETÖ emri verdi, Kılıçdaroğlu yollara düştü" dediler...

Görüldü ki, yürüyüş devam ediyor; iktidar bu sefer "Biz lütfettik de yürüyorlar" açıklamasını yaptı.

Demokratik hak, lütufmuş gibi sunuldu!

"Provokasyon yapılacak!" , "Bombalı saldırı olabilir!" açıklamaları ile korteje katılımın artması engellenmek istendi...

Sosyal medyada Kılıçdaroğlu için ölüm tehditleri yapıldı...

Peki ne oldu?

Kemal Kılıçdaroğlu hükümet ve yandaş koronun onca iftirasına ve ithamına rağmen adalet yürüyüşünü bugün tamamladı.

***

69 yaşındaki Kılıçdaroğlu'nun fiziki şartlarını olağanüstü zorlayarak, yürüyüş temposundan bir gün dahi fire vermemesi, kamuoyunun "ne olacak?" ilgisini de sürekli canlı tuttu...

Evet, benim de yan yana gelemeyeceğim insanlar vardı kortejde...

Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı olduğuna inandıklarım vardı...

Çok değer verdiğim bazı dostlarımız bu gerekçelerle yürüyüşte yer almadılar.

Onların bu çekincelerine de saygı göstererek şunu söylüyorum;

"Adalet yürüyüşü zamanın ruhuna uygundu..."

Vatandaş en yakıcı sorunu ile ilgili ilk kez bir eyleme tanık oluyordu...

Öyle bir eylem ki, yaklaşık 1 ay boyunca her gün gündem oldu...

Korteje karışan pkk sempatizanları ya da Atatürk Türkiye'sinin yıkılması için uzun yıllar yangına odun taşımış kalemşörler, sahte demokratlar...

Hepsi adalet selinin içinde kayboldu gitti...

Önemli olan bu yürüyüşün toplumun hafızasında ve hatırasında bırakacağı tortudur.

Geriye "adalet arayışı" kalacaktır ki, bu da yürüyüşün başarısına işarettir.

Adalet yürüyüşü bitti, peki adalet arayışı bitecek mi?

Kılıçdaroğlu "Mücadelemiz sürecek, Adalet gelene dek susmayacağız" diyor...

CHP, ana muhalefet partisi olarak bu yürüyüşte olduğu gibi, çarpıcı/demokratik eylemlerle adalet ihtiyacını sürekli canlı tutmak zorunda...

***

Cımbız medyası

Adalet yürüyüşünde fikren orada olsalar bile, çeşitli gerekçelerle kortejde yer almamayı seçenler de vardı.

İstanbul Barosu eski Başkanı Ümit Kocasakal yürüyüşte neden yer almadığını kamuoyuna yazılı olarak açıklamıştı. Benzer bir konuşmayı TV'den yapınca cımbız medyası istediği başlığı öne çekerek bir linç kampanyası başlattı.

Kocasakal'ın; "Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları ile yürümem" diyerek yaptığı eleştiri tüm korteje yönelikmiş gibi yansıtıldı.

Kocasakal eleştirilere şöyle yanıt verdi; " Sözümün arkasındayım, Atatürk düşmanları ile yürümem ama bu sözlerimle bu yürüyüşe gerçekten adalet duygusu ile katılan, yürüyen, Cumhuriyet duyarlılığından zerre kuşku duymadığım, Atatürk ile sorunu olmayan partilileri ve yurttaşları kastetmiş değilim..."

***

Dünya 5 ten büyüktür....

Dün, dünya tarihi için önemli bir gündü... Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması, Birleşmiş Milletler (BM)  Genel Kurulu'nda yapılan oylama ile kabul edildi.

BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve nükleer silah sahibi olan; ABD, İngiltere, Rusya, Fransa ve Çin'in karşı çıktığı anlaşmaya 122 ülke "evet" oyu verdi.

Benim de anlamı itibari ile çok haklı bulduğum bir sözü var Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın...

"Dünya 5'ten büyüktür" diyor...

Türkiye'nin oylamaya neden katılmadığı sorusunu buraya bırakarak şunu söyleyebiliriz; dünya ilk kez süper 5'linin karşısında oybirliği ile bir karar aldı.

Kararın yaptırımı yok. İnsanlığın geleceği; sivil toplum örgütleri ve nükleer silah karşıtı ülkelerin süper 5'liyi "ikna"sına kaldı...

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları