Ağlamaklı minareler var!

A+A-
Ahmet GÜRSOY

Ramazan günlerinde ezan sesi çıkmayan camiler vardır. İftar gelir ama caminin minaresi suskundur.      
Orada akşamları minarelerde kandiller yanmaz.
Işıkları sönmüştür.
Bir hüzün kaplar gün batımını.
Bir hüzün..

Bir kudret eli uzansa da sözümü haykırsam der gibidir minareler.
Bilin bakalım orası neresidir?
Esir yurtlar.
Gök mavisi bulutlara doğru fırlayıp tutacakmış gibi uzansa da minareler, camiler eski debdebeli, özgür günlerine hasrettir.

Bilin bakalım orası kimin yurdudur?
Bizim yurdumuzdur, bizim!

Adı, TÜRKİSTAN!
Nerede benim oğullarım, kızlarım.
Nerede Kürşadlarım, Metelerim.
Nerede Tanrıdan kut almış gökbörülerim.
Ben neden mahzunum?
Şu minareler neden suskun?

Şu bin yıllık cami neden ağlıyor?
Hani Karluk hakanları.
Nerede Karahanlı hükümdarları?

Kültigin'e ne oldu?
Vezir Tonyukuk neden ilgisiz?
Tiginler, yabgular, başbuğlar Alpler nerede?
Nerede Kaşgarlı Mahmud'un güzel dilimiz Türkçe'yi anlatan haykırışları?
Herkes bilsin ve aklına yazsın ki Türkistan ellerinde hüzünlü şarkılar, derinden yükselen iniltiler, gök yüzlü çocukların ağlamaklı sesleri geliyor.
Duyuyor musunuz?
Çin, bir ülke midir yoksa bir medeniyet mi?

Orada insanlık var mıdır, onurlu bir millet yaşamakta mıdır?
Eğer öyle ise camiler neden suskun?
Altay Dağlarının başı neden dumanlı? Eğitim kamplarından neden acılardan, işkencelerden ve dahi zorbalıktan feryat yükseltiyor?
Bunlar nasıl insanlar ki, "kültür devrimi" yaptık diyorlar, kültürleri yok ediyorlar.

"Biz çok eski bir uygarlığız" diyorlar, adı uygarlık olan bir toplumu, "Uygurları" asimile ediyorlar.
Cuma namazı yasak.
Dualar vicdanlara gömülü.
Dudaklar sessiz..

Özgürce Allah'a yalvaramıyoruz.
Türk'ler Çinlilerle evlenmeye zorlanıyor.
Türkistan'a Çinli nüfus yüklemesi yapılıyor ve bütün dünya onları ibretle gözlüyor.
Bu hangi eski medeniyet?

Bunlar nasıl insanlar?
Tarih büyük harflerle yazsın! Çin ülkesi zulüm ülkesidir. Çin yönetimi ve Çinliler, medeni bir toplum değildir. Devasa büyüklüğüne kimse bakmasın, korkaktırlar. Bir avuç Türk, hepsinin ödünü patlamaya yetiyor.
Türkiye'den giden herkesi casus sanıyorlar. Türkiye pasaportu taşıyanları otellere alırken zorluk çıkarmaktalar. Fotoğraf çekerken polis müdahale ediyor. Hele kamera? Büsbütün tehlikeli görülüyor.

Gökten bir bulut geçse, yerde insan suretinde bir gölge oluştursa, bunlar, Türk korkusuna kapılıyor.  
En iyi bildikleri yol zulüm. Türk kültür değerlerini de yok ediyorlar.
Türk dilini, Türk adını dağlardan taşlardan kazımak için çabalıyorlar. Bu devasa nüfusa, büyük ekonomik güce bakmayın. Korkak olduklarından, kendilerine güvenmediklerinden, Türklere karşı baskıya, şiddete, yok etmeye, engellemeye önem veriyorlar. 
      Onların bu tavrına uygar dünya karşı çıktı. Birleşmiş Milletler durumu gündemine aldı. Lakin asıl ses vermesi gereken Türkiye kulaklarını kapattı, ışıklarını söndürdü. Hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor.
      Orada bir minare var uzakta, "Allahu Ekber!" demek için özgürlük bekliyor. 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58