Akdeniz'de saflar belirlendi

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Ege'deki tahrikleri sürmektedir. Özellikle Yunanistan, Fransa'nın dolduruşuyla aptalca işler peşindedir. Ege'de, Türkiye tarafından savaş nedeni sayılan karasularını 12 mile çıkarmayı düşünebilecek kadar gözü kararmıştır. Yunanistan'da, Atina merkezli ülkenin önemli basın yayın organlarından "Ta Nea" gazetesi, Yunanistan halkının Türkiye ile yaşanan gerginliğe ilişkin yaptığı kamuoyu araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Habere göre, gazetenin Türkiye ile gerginliğin giderilmesi için "diyalog yoluna gidilip gidilmemesi" yönündeki sorusuna, araştırmaya katılanların yüzde 69.8'i "evet, diyaloga gidilmeli" yanıtını verdi. Araştırmaya katılanların 63.7'si, Türkiye ile gelecek dönemde "ciddi bir olay yaşanması" ihtimalinin "yüksek veya orta derecede" olduğunu düşünürken, katılımcıların 34.5'i bu ihtimalin "küçük veya hiç olmadığı" yönünde görüş bildirdi. Yunanistan'ın, Türkiye'ye karşı "askeri imkanlarını kullanması gerekip gerekmediği" sorusuna da araştırmaya katılanların yüzde 49.2'i "kullanmalı veya muhtemelen kullanmalı" cevabını verirken, katılımcıların yüzde 47.1'i ise bu soruyu "hayır veya muhtemelen hayır" diye yanıtladı. Görüldüğü üzere Yunan halkı da kendi ülkelerine güvenmemekte, Türkiye'nin bölgede süper güç olduğunun bilinci ile hareket edilmesini salık vermektedir.                                                                                                

Çok küçük yaşımda Rum-Yunan ikilisinin biz Türkleri yoketmeye yönelik çeşitli tarihlerdeki saldırılarına şahit oldum. Sırasında bu saldırılardan ailemle birlikte ölümden kıl payı kurtuldum. En son 15 Temmuz 1974'te Yunan Cuntası destekli darbeyi ve nihayetinde bizi özgürlüğümüze kavuşturan Mutlu Barış Harekatını yaşadım. Savaşların kimseye faydası yoktur. Umarım Yunanistan, haklarımızı korumakta oldukça kararlı olan Anavatan Türkiye'yi daha da tahrik etmez ve sıcak bir çatışma çıkmadan aradaki sorunlar diyalogla çözülür. İki Nato üyesinin arasındaki gerilimin çatışmaya dönüşmemesi için Nato Genel Sekreteri Stoltenberg bizzat devrededir. Daha önce diyalog davetini önce kabul sonra ise reddeden Yunanistan, 10 Eylül tarihinde iki tarafın askeri heyetlerinin biraraya gelmesine razı oldu.

Yunanistan, 24-25 Eylül tarihinde Avrupa Konseyi toplantısından Türkiye'ye somut yaptırım kararı çıkması için girişimlerini sürdürmektedir. Yunanistan hükümetinin sözcüsü Stelios Petsas, "Eğer Türkiye tansiyonu düşürmeye yönelik adımlar atmazsa Cumhurbaşkanı Erdoğan için Avrupa Konseyi'nde durum çok zor bir hale gelecek" diye meydan okumuş ve tehditlerini sürdürmüştür. Avrupa Konseyi'nin Türkiye aleyhine herhangi somut yaptırım kararı alabileceğini pek sanmıyorum; ancak haçlı zihniyetinin diyalog yerine gerilimi daha da artırması olasılık dışı değildir. Bu arada Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Türkiye'yi aklı sıra köşeye sıkıştıracak eylemlerini sürdürmektedir. Macron, Avrupa Birliği üyesi olan Akdeniz ülkelerini Korsika adasında 10 Eylül'de MED 7 zirvesinde bir araya getirmeye hazırlanmaktadır. Toplantının gündeminde Türkiye ve Yunanistan arasında Doğu Akdeniz'de yaşanan kriz ve Libya'daki son durum var. Korsika toplantısına, Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis de katılacak. Macron, toplantı öncesinde Miçotakis ile baş başa görüşecek. Toplantı sonrasında ise basın toplantısıyla alınacak kararlar açıklanacak. Fransa ayrıca, Türkiye'ye gözdağı vermek üzere filosundaki en büyük uçak gemisi Charles De Gaulle'ü Doğu Akdeniz'e gönderdi. Bu arada Fransa'nın Yunanistan'a 18 adet Rafale savaş uçağı satması da gündemdedir. Bütün bu düşmanca girişimlerin Türkiye'nin haklarından vazgeçmesini, geri adım atmasını sağlaması mümkün değildir.     

ABD'nin 1987'den beri Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne uyguladığı silah ambargosunu 1 yıllığına kaldırmasının ardından bölgemizdeki saflar daha da belirginleşmiştir. Bir tarafta Güney Kıbrıs, Yunanistan, Fransa, İsrail, Mısır, BAE, ABD diğer tarafta ise Türkiye vardır. Türkiye'nin bu saflaşmaya karşılık bölgedeki ülkelerle ittifak arayışlarına hız vermesi gerekmektedir. Özellikle Suriye, Mısır, Rusya, Çin ve İtalya ile ortak bir zeminde buluşulmalı ve anlaşılmalıdır. 7 düvele karşı üstün kahramanlık gösteren Anavatan Türkiye, Kurtuluş Savaşı ruhuyla mevcut tehditlerle başedecek güçtedir. Savaşan bir orduya sahip olan Türkiye'den düşmanlarımız çekinmeli ve diyalog yoluyla, hakkaniyete dayalı çözüm yolları aranmalıdır; aksi takdirde gelişmeler bize düşmanca tutum izleyenler için vahim sonuçlar doğuracaktır, benden söylemesi!!!

 

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58