AKP'nin hukuksuz iktidar serüveni

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

AKP'nin 19. kuruluş yıldönümünde milletvekilleri, genel merkez yöneticileri ve Ankara'ya genişletilmiş il başkanları toplantısına gelenler, Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Atatürk'ü ziyaret için Anıtkabir'e giderler diye bekledim

Hatta bu gruba Tanrı aşkıyla aklını yitirdiğini sandığım Ali Erbaş'ı da katmaları çok anlamlı olur diye düşündüm.

Heyhat umutlarım boşa çıktı…

Değerli okurlarım

AKP ve Erdoğan 2002 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimine anayasayı ve yasaları defalarca çiğneyerek katıldı.

Erdoğan Belediye Başkanı iken 6 Aralık 1997'de Siirt'te okuduğu şiir nedeniyle 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

4 ay 10 gün hapiste kalıp tahliye edildi ama siyasi yasaklı oldu.

Yasağa rağmen 14 Ağustos 2001'de AKP'nin kurucusu ve genel başkanı oldu.

İlk hukuksuzluk böyle başladı çünkü Erdoğan AKP üyesi dahi olamıyordu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı AKP'ye ihtar göndererek bu hukuksuzluğun giderilmesini istedi.

- AKP bu ihtarın gereğini yapmadı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu bu kez Anayasa Mahkemesine (AYM) "Recep Tayyip Erdoğan siyasi yasaklı olduğundan kurucu üyelikten, Genel Başkanlıktan çıkarılması için AKP'ye ihtar verilmesi ve Erdoğan'ın görev ve yetkilerini kullanmasının önlenmesi için tedbir kararı verilmesi," istemiyle başvurdu.

Haşim Kılıç başkanlığındaki AYM Erdoğan'ın 6 ay içerisinde üyelikten çıkarılması için oy çokluğu ile karar verdi.

AYM siyasi yasaklı Erdoğan için "tedbir" istemini inanılmaz bir şekilde reddetti.

Bu karar 19 Nisan 2002 tarihinde Resmi Gazetede yayınlandı.

- Ancak AKP 6 ay içinde hukuken gereğini yine yapmadı.

6 ay Eylül 2009 tarihinde süre dolup Erdoğan hukuksuz şekilde AKP üyeliğini sürdürünce Başsavcı Kanadoğlu bu kez Anayasa Mahkemesi'ne Siyasi Partiler Yasası'na göre "AKP'nin kapatılması" için dava açtı.

Bu hukuksuzluklara ara vererek siyasi tabloya bakalım.

Değerli okurlarım,

O günlerde DSP, ANAP ve MHP koalisyonu iktidarda merhum Bülent Ecevit de başbakandı.

7 Temmuz 2002'de başbakan yardımcısı MHP lideri Devlet Bahçeli, 3 Kasım 2002'de erken seçim yapılmasını istedi.

31 Temmuz 2002'de TBMM Genel Kurulu'nda erken seçim 514 milletvekilinden 449'unun kabul oyuyla kabul edildi.

Seçim takvimi açıklanınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu AKP'nin seçime yasaklı Erdoğan ile girmemesi anayasa ve yasaların çiğnenmemesi için;

Yüksek Seçim Kurulu'na da Anayasa Mahkemesi'ne de defalarca resmi başvuruda yaptı.

Ne Haşim Kılıç başkanlığındaki Anayasa Mahkemesi, ne de Tufan Algan başkanlığındaki Yüksek Seçim Kurulu siyasi yasaklı ve hükümlü Erdoğan'ın seçime AKP genel başkanı olarak girmesini engelleyecek kararı almadı.

3 Kasım 2002'de yapılan milletvekili seçiminde AKP yüzde 34,29 oy alarak 363 milletvekili

CHP yüzde 19,38 oy alarak 178 milletvekili çıkardı.

Genç Parti yüzde 7.25 oy alınca DYP ve MHP yüzde 10'luk baraja takıldı.

Değerli okurlarım,

Hukuksuzluk bitmedi.

AKP 3 Kasım seçiminde Siirt'in Doğanköy'de bir sandığın kırılması nedeniyle Siirt seçiminin iptali için YSK'ya başvurdu.

YSK tek bir sandığın sonucu değiştirmeme durumuna rağmen Siirt'te "seçimin yenilenmesine" karar verdi.

Erdoğan siyasi yasağının kalkması için yapılan anayasa dönemin CHP lideri Deniz Baykal'dan destek aldı.

Kanadoğlu bu Siirt seçimi için YSK'ya, "Bu yeni değil, yenileme seçimi" diyerek;

1- 3 Kasım 2002 tarihindeki seçmen listesinin uygulanmasını,

2- Milletvekili adaylarından 3 Kasım tarihi itibarı ile seçime girme hakkı olanların adaylıklarının kabul edilmesini ihtar etti.

YSK birinci hükmü kabul etti.

İkinci hükmü hukuka aykırı şekilde uygulamadı ve Erdoğan'ın seçilmesini sağladı.

Milletvekili seçilen Erdoğan da başbakanlığı Abdullah Gül'den geri aldı.

Değerli okurlarım,

Kısaca AKP'nin kapatılma davasına dönelim.

Aradan tam 7 yıl geçti.

Haşim Kılıç başkanlığındaki Anayasa Mahkemesi yapılan anayasa değişikliği nedeniyle AKP için açılan davanın, "düşmesine" Ekim 2019'da karar verdi.

Atı alan çoktan Üsküdar'ı geçti…

19. yaşına giren AKP'nin hukuksuzluklarla başlayan 18 yıllık iktidarı döneminde de hukuksuzluklar devam etti.

- 2008'de Anayasa Mahkemesi tarafından "laiklik karşıtı odak" olma suçundan mahkum edildi.

- Ergenekon, balyoz, casusluk, şike gibi hukuk dışı tüm yargı / polis işbirliğinin savcılığını AKP üstlendi,

- Mühürsüz oylar YSK tarafından kabul edildi,

- İstanbul Büyükşehir Başkanlığı seçimi hukuksuz şekilde iptal edildi,

Say say, yaz yaz bitmez ama yerimiz sınırlı.

Kader ağlarını hukuka aykırı yargı kararları ile Erdoğan ve Türkiye için işte böyle ördü.

Erdoğan'ın vaktiyle söylediği şu sözler de kulaklara küpe olsun:

- "Demokrasi bizim için bir amaç değil, amaca ulaşmak için araçtır."

- "Demokrasi bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz."

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58