AKP'nin Sülün Osman korkusu

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

16 yıldır iktidar olan AKP'liler, Başbakanlık yapan ve bugün Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan belki zaman zaman muhalefet partilerinin söylemlerinden, eylemlerinden, seçim filmlerinden korkmuşlar, çekinmişlerdir ama...

"Sülün Osman" filmini yasaklattıkları gibi hiçbir eylem ve korkunun içinde olmamışlardı.

Saadet Partisi'nin yerel seçimlerde partisine oy istemek için bir reklam ajansına hazırlattığı reklam filminin adıdır Sülün Osman.

Bu filmde şu sözler yer aldı:

"1950'li ve 60'lı yıllarda İstanbul'da Sülün Osman fırtınası esiyordu.

Beyoğlu'ndaki tramvayı, Galata kulesini, Dolmabahçe'deki saati ve hatta Taksim meydanını kendi malıymış gibi satıp dev bir varlık fonu kurmuştu.

Galata Köprüsü'ne adım atan herkesten geçiş ücreti aldı.

Tabii o zamanlar köprüden geçmeyenler para ödemek zorunda değildi.

Sülün Osman mesleğinde ilk değildi sonuncu da olmadı.

Bu işler bazen bireysel bazen organize işler ama her zaman yanlış işler.

Saadet Partisi"

Defalarca seyretmeniz hatta eş dost ile paylaşmanız için bu video filmini de web sitemizde izleyebilirsiniz.

Bu sözlerden, bu filmden korkan AKP iktidarı büyük bir baskı kurarak televizyonlarda ve hatta sinemalarda filmlerden önce oynatılmasını engellemiş.

Bu engellemeyi gazetecilerle kahvaltılı basın toplantısı yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu açıkladı.

Basın toplantısına başlarken iki video da gösterdi ki "Cepsiz Ceket" filmi, "Sülün Osman" filmi ile birlikte olunca inanın bana son 16 yılın en çok izlenen videosu olacak.

Saadet lideri Karamollaoğlu'nu ve bu filmleri hazırlayanları kutluyorum.

 Gençler bilmezler ama öğrensinler diye Sülün Osman hakkında kısa bilgiler de vereyim:

"1923'te İstanbul'da doğan Osman Ziya Sülün başta kent meydanlarındaki saatler, şehir hatları vapurları, tramvaylar olmak üzere birçok kamu malını ve tarihi eseri halka satarak ya da kiraya vererek büyük paralar kazanmış. Çevirdiği işler ve yaptığı savunmalarla fıkra gibi bir hayat yaşayan Sülün birçok filme ve kitaba da konu oldu."

CEPSİZ CEKET:

Saadet Partisi'nin "Cepsiz Ceket" filminin sözleri de şöyle:

"Cepsiz ceket bir moda terimi değildir. Bir şekli de ifade etmez! Çünkü cepsiz ceket; kendi değil halkı kazansın diye belediyecilik yapanların ceketidir.

Cepsiz ceket; yetim ve öksüzün hakkını sırtında bir kurşun tabut gibi taşıyanların ceketidir.

Cepsiz ceket; saklayacak tek bir çıkarı ve haram lokması olmayanların ceketidir.

Cepsiz ceket; şehidin, gazinin bu vatan için verdiklerini, zihninden de gönlünden de asla çıkarmayanların ceketidir.

Cepsiz ceket; zamanı geldiğinde gönül ferahlığı ve vicdan rahatlığı ile önünü ilikleyip halkının karşısına, Hakk'ın karşısına çıkar gibi çıkabileceklerin ceketidir.

Cepsiz ceket; halkından başkasının önünde eğilmesine sebep verecek bir şeyi saklamak zorunda kalmayanların ceketidir.

Cepsiz ceket; ahlaklı ve liyakatli siyasetin, belediyeciliğin giydiği cekettir!"

Karamollaoğlu'nun kızgınlığı

Sakin üslubu ile dikkat çeken Temel Bey'in yanında yer verdi sağ olsun arkadaşlar.

Tam iki kez önündeki masayı yumrukladı o sakin görmeye alıştığımız Saadet lideri.

Birincisi, Recep Tayyip Erdoğan'ın Saadet Partisi'nin HDP ile iş birliği yaptığı suçlamasına ilişkin soruyu yanıtlarken oldu.

Karamollaoğlu masaya yumruğunu vurdu "Şiddetle reddediyorum" dedi ve masaya yumruğunu iki kez vurarak yüksek sesle, "Hadi ordan, hadi ordan..." diye bağırdı.

İkincisi, Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan'ın "İllet ve Zillet" sözlerinin sorulması üzerine gerçekleşti.

Temel Bey, Hazreti Peygamberimiz ile ilgili şunu anlattı.

Kendisini ziyaret eden birisi yüzüne karşı olmadık kötü sözler söyler ki, Hz. Muhammed, "haklısın" diyerek gönderir.

Daha sonra Hz. Ebubekir gelir o ise Peygamberimizi övücü birçok söz söyler ki ona da "haklısın" der.

Yanındakiler, "Peygamber efendimiz her ikisine de neden hak verdiniz?" diye sorunca şu yanıtı verir:

"Biz Müslümanlar aynaya benzeriz. O sözler kendilerini yansıtıyor. Kötü söz sahibini bağlar..."

İşte bu sözlerin ardından masaya yumruğunu "Ayıptır, günahtır" diyerek vuran Temel Karamollaoğlu, "Bu çirkin sözler sadece Cumhur İttifakı'nı bağlar" diye yanıt verdi.

Her seçim bölgesinde Saadet Partisi'nin ittifak yapmadan aday çıkartacağını vurgulayan Karamollaoğlu'nu TRT ve AKP'ye yakın medya temsilcilerinin de olduğu yaklaşık 75 medya mensubu izledi.

Temel Bey'in sözlerinden bazı sloganları da kısa kısa vereyim:

- "Hakk'ın karşısına çıkar gibi halkın karşısına çıkacak adaylarımız.

- YSK bendeki güveni tamamen sarstı. Hile yapılmanın kapısı açılıyor. Benim elektronik ortama güvenim yok.

- Cumhurbaşkanı en aktif rol oynayan insan. Diğer partilerin adı bile anılmıyor. Attığımız adımlar engellenmeye çalışılıyor, elimizdeki imkânların dahi kullanılmasına izin verilmiyor.

- İftira atılıyor ve seçim gündemi değiştirilmeye çalışılıyor.

- Sayın Erdoğan hangi sıfatla konuşuyor bilmemiz gerek. Bu bir adaletsizlik. Cumhurbaşkanı olduktan sonra parti kimliği çıkmalı çünkü gördük ki adaletsizlik oluyor. Cumhurbaşkanının rakibi yok ki..."

 

 

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları