Alaattin Aktaş dolardaki artışın gerçek etkisini yazdı. Enflasyondaki artış için bu, tsunaminin ilk etkisi dedi 

Alaattin Aktaş dolardaki artışın gerçek etkisini yazdı. Enflasyondaki artış için bu, tsunaminin ilk etkisi dedi 
Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, döviz kurunda kasım ayında yaşanan büyük artışın kendisini yeni göstermeye başladığını belirterek, “Bu daha başlangıç. Ayrıca sular çekildikten sonra geride nasıl bir enkaz kalacak, onu düşünmek gerek” dedi.  

Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş dolar kurundaki artışın enflasyona nasıl yansıdığını açıkladı. Kurdaki artışın etkisini yeni gösterdiğini belirten Aktaş, “Ayrıca sanmayalım ki tsunami vurdu ve bitti. Bu daha başlangıç. Ayrıca sular çekildikten sonra geride nasıl bir enkaz kalacak, onu düşünmek gerek” ifadelerini kullandı. 

Alaattin Aktaş’ın “Ve kur kaynaklı enflasyon tsunamisi kıyıya vurdu” başlıklı yazısı şöyle: 

Tarih 4 Kasım’dı. Döviz kurunun çok hızlı arttığına, ancak bunun fiyatlara henüz yansımadığına dikkat çekmiş ve 30 Ekim depreminden sonra Sığacık’ı etkileyen tsunamiye gönderme yaparak “Bir tsunami de enflasyonda yaşanacak” diye yazmıştık. 

İşte o tsunami kıyılarımıza vurmaya başladı. 

Kasım ayında hem üretici fiyatlarında, hem tüketici fiyatlarında rekor artışlar kaydedildi. Oysa kasımdaki kur artışı önceki aylara kıyasla görece daha düşük gerçekleşmişti. Bu tabii ki gayet normal bir durum. Ağustos, eylül ve ekimde sırasıyla yüzde 7.9, yüzde 3.4 ve yüzde 4.8 olan sepet kur artışının etkisi yeni yeni çıkmaya başladı. 

Siz hiç deprem yaşandığı an tsunami gördünüz ya da duydunuz mu... O dalgaların gelmesi için elbette bir süre geçer. Şimdi yaşanan da bu. Kur depreminin etkisi kendini yeni yeni gösteriyor. 

Ayrıca sanmayalım ki tsunami vurdu ve bitti. Bu daha başlangıç. Ayrıca sular çekildikten sonra geride nasıl bir enkaz kalacak, onu düşünmek gerek. 

Tablo ve grafikler her şeyi söylüyor 

“Kur artışından bize ne...” 

“Kurdaki iniş çıkışın önemi yok, ekonomimiz sağlam...” 

“Bu süreçten daha da güçlenerek çıkacağız...” 

Dile getirilen görüşler böyle de, peki gelişmeler ne yönde; bunu zaten yaşıyoruz ama bir de sayılarla görelim. Nereden nereye doğru gittiğimizin yanıtı tablo ve grafiklerimizde... 

Yılın ilk ayına bakmak ve gidişatı gözleyerek nereye geldiğimizi iyi irdelemek gerekiyor. 

Ocak ayı... Bir dolar ve bir eurodan oluşan kur sepetinin ay ortalamasının 2019’un aynı ayındaki ortalamaya göre artışı yalnızca yüzde 8.62. 

Aynı ay itibarıyla Yİ-ÜFE’deki yıllık artış yüzde 8.84. Kur artışıyla hemen hemen aynı oran. 

Kur hareketlenmeye başlıyor ve kasım sonundaki yıllık artış yüzde 45’e dayanıyor. 

Kurdaki hareketi gecikmeli izleyen üretici fiyatları ise son iki ayda hızlanmaya başlıyor ve kasım sonundaki artış yüzde 23’ü buluyor. Dikkat edelim, kur ve fiyat artışı arasında hala ciddi bir makas var. Hani tsunaminin sular çekildikten sonraki etkisi dedik ya; işte kur artışı dursa bile bunun fiyatlar üstündeki baskısı da bir süre daha devam edecek. 

98797-efhw.jpg

İKİ ENDEKSTE DE REKOR 

Yİ-ÜFE kasım ayında yüzde 4.08 artış gösterdi. Bu, kasım aylarının rekoru olmanın yanında, şimdiye kadarki en yüksek dördüncü aylık artış olarak kayıtlara geçti. 

TÜİK, Yİ-ÜFE’ye ilişkin verileri 2006 yılı başından bu yana ilan ediyor. Yani neredeyse 15 yıllık bir dönemden, tam 179 aydan söz ediyoruz. İşte Yİ-ÜFE’deki kasım ayı artışı, bu 179 ayın en yüksek dördüncü artışı. 

Yİ-ÜFE daha önce rahip krizi sırasında 2018 yılının eylül ayında yüzde 10.88, ağustos ayında yüzde 6.50; küresel kriz yaşanan 2008’in nisan ayında da yüzde 4.50 artmıştı. 

Tüketici fiyatlarında ise 2003’ün şubat ayından bu yana olan dönemin, yani yaklaşık 18 yılın verileri var. Kasım ayındaki yüzde 2.30’luk oran, 214 ayın en yüksek dokuzunca artışına işaret ediyor. Tüm yılların kasım rekorunun bu yıl kırıldığını da belirtelim. 

ÜRETİCİ-TÜKETİCİ GEÇİŞKENLİĞİ BİRE BİR DEĞİL 

Üretici ve tüketici fiyatlarındaki artış arasında oluşan 9 puanlık farka bakarak bir süre sonra bu farkın mutlaka kapanacağını beklemek biraz eksik bir değerlendirme. 

Üretici fiyatları tüketici fiyatlarını tabii ki etkiler ama iki endeks arasında bire bir bağlantı kurulamaz. Ancak kısmi bir etki söz konusu. Bunun en büyük nedeni TÜFE'de hizmetlerin de kapsanıyor olması. Oysa üretici fiyatlarında hizmetler yok. Ayrıca genel anlamda kapsam ve ağırlıklar çok farklı. 

Bu yüzden de Yİ-ÜFE’ye bakarak bir süre sonra TÜFE’de aynı oranda artış görülmesini beklemek doğru değil. 

Eğer arada tam bir bağlantı olsaydı, iki endeksin gecikmeli olarak aynı sonucu vermesi gerekirdi. 

Ayrıca bazı aylarda TÜFE’nin Yİ-ÜFE’den yüksek gerçekleşmesini açıklamak hiç mümkün olmazdı. 

 

Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş