Analar, babalar, bu yazıyı mutlaka okuyun!..

A+A-
Ahmet TAKAN

Konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayız... "İnternette çocuklarımızı ve gençlerimizi bekleyen tehlikeler" deyince hepimizin söyleyecek çok sözü vardır da gerekli hassasiyeti gösterebiliyor muyuz?.. Verdiğiniz cevabı duyar gibiyim. Kollarınızı iki yana açıp çaresizlik içinde mırıl mırıl efektleri  veriyorsunuz!.. Peki, Yeni Zelanda'da meydana gelen vahşi katliamdan sonra konuyu bu açıdan ele alıp düşündünüz mü?..

Mutlaka, 5 dakikanızı ayırıp okumanızı öneririm. 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü'nden, terörle mücadele uzmanı emekli Albay Erol Başaran Bural, "Radikalleşmeden Terörizme: Bir Teröristin Anatomisi" başlıklı çarpıcı bir makale kaleme almış. Bural, yazısına şöyle başlıyor;

 "15 Mart 2019'da, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde iki ayrı camiye, cuma namazı esnasında düzenlenen terör eyleminde 50 insan hayatını kaybetti, onlarca kişi ise yaralandı. Tüm dünyanın dehşet içerisinde izlediği bu terör eyleminin, Avustralya kökenli bir psikopat tarafından düzenlendiği, teröristin eylem öncesi kaleme aldığı, adına 'manifesto' denilen ancak bir manifestodan öte 'bir psikopatın günlük notları' olarak adlandırılması daha uygun olacak yazıyı kaleme aldığı, gerçekleştirdiği katliam sonrasında öğrenilmiştir.

'Bir psikopatın günlük notları' isimli 74 sayfalık yazının, terör eylemi öncesi Avustralya Başbakanı Jacinda Ardern dâhil olmak üzere 30 ayrı adrese elektronik posta ile ilettiği de bilinmektedir. İki camiye birden Cuma namazı sırasında düzenlenen bu terör eyleminin tüm dünyada geniş yankı uyandırmasının ardından akla gelen ilk soru ise; eylemi gerçekleştiren psikopatın nasıl ve ne şekilde radikalleştiği hususu olmuştur."

Radikalleşmeyi anlattıktan sonra Erol Başaran Bural," İnternet ve Sosyal Medya Üzerinden Radikalleşme" başlığını açıyor ve çok önemli bir tespitte bulunuyor;

"Sosyal medya, terör örgütleri ve diğer aşırıcı oluşumlar tarafından bireylerin radikalleştirilmesi ve terör örgütlerine elaman temini maksadıyla kullanılan etkin bir araç haline dönüşmüştür."

Dijital Gençlik

 

Makalenin sonuç bölümü ise daha çarpıcı. Aynen yer veriyorum:

"15 Mart tarihinde tüm dünyayı ayağa kaldıran canice bir terör eylemi gerçekleştiren psikopat terörist; terör, terörizm, terörist, aşırıcılık, radikalleşme, sosyal medya ve internetin bireylerin şiddet kullanımındaki yeri gibi kavramların yeniden değerlendirilmesine yol açarken, terörizmin doğasının değişmekte olduğuna yönelik de kuvvetli işaretler verdi.

Bu çerçevede masum insanların katledildiği bu terör saldırısı, bireylerin radikalleşmesini tamamlayarak silahlı eylemler düzenleyebilecek bir kapasiteye ulaşabildiklerini gösteriyor. Kutsal mabetlere yönelik bu terör eylemi, şayet bireyin kendi kendisine karar vererek planladığı ve uyguladığı bir eylem değil de bir terör örgütünün parçası ve üyesi olarak düzenlediği bir eylem ise bu sefer de terör örgütlerinin 'örtülü eylemlere' yönelebileceğini, bu eylemlerin artabileceği yönünde bir sonuç ortaya çıkıyor.

Radikalleşerek şiddet eylemlerine yönelen bireylerin zihinlerinde siyah ve beyaz gibi iki keskin ucu netleştirdikleri, ortada kalan gri alanları yok etmeye çalıştıkları, tam da bu noktada amaçlarının terör örgütleriyle örtüştüğü görülüyor. Radikal teröristlerin eylemleri bu ayrımı daha da körükleyerek daha da radikal ortamların yaratılmasına pencere açıyor. Yeni Zelanda katliamını gerçekleştiren caninin günlüğünde de belirttiği gibi asıl amacının dünyanın beyaz ırk ve diğerleri, Hristiyan toplum ve diğerleri olarak kutuplaştırılmasına hizmet ettiği anlaşılıyor. Bu noktadan hareketle belki de radikal terör örgütleri kapsamında barbar eylemleri ile ön sıralarda yer alan IŞİD terör örgütünün bu saldırıdan en büyük kazancı elde eden taraf olduğunu, belki de bu ve benzeri eylemler nedeniyle sahada yenildiği düşünülen bu örgütün daha fazla güç kazanabileceği akla geliyor.

Yeni Zelanda katliamını gerçekleştiren terörist kaleme aldığı günlüğünde bir örgüte bağlılığının bulunmadığını belirtse de; üniversite eğitimi almayı lüzumlu görmediğini söyleyen bu kişinin lise düzeyindeki bilgileriyle bu kadar kapsamlı tarihsel bilgilerle donatılmış bir yazıyı nasıl hazırladığı, kendisini yönlendiren bir örgüt olmadığı halde çoğu eğitimli insanın dahi bilmediği tarihsel sembolleri nereden öğrendiği de soru işareti olarak ortada durmaktadır. Terörist günlüğünde diğer etnik milliyetçi örgütlerle görüştüğünü hatta bu gruplara bağışlar yaptığını ancak onlarla bir bağlantısı olmadığını belirtse de büyük ihtimalle bu örgütlerden birisiyle sıkı ilişkiler içerisinde olabileceği düşünülüyor.

Bu terör saldırısıyla; radikalleşen bireylerin günümüzde daha çok internet ve sosyal medya üzerinden radikalleşme sürecine girdikleri, internette yer alan kapalı forumların bireylerin radikalleşmesinde daha etkin olduğunu, bununla birlikte internet üzerinden bireylerin şiddete ve terör eylemlerine yönelmelerinin tespitinin de maalesef ki oldukça güç olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.      

İnternet ve sosyal medya üzerinden radikalleşmenin, illegal yapılanmaların, terör örgütlerinin faaliyetlerinin tespitine yönelik olarak ülkelerin siber gayretlerinin arttığı bilinmektedir. Bu kapsamda özellikle sosyal medyanın takibi ve sosyal medya istihbaratı ayrıca önem kazanmaktadır. Her ne kadar devasa boyutlarda veriyi içeren sosyal medyadan bu tür faaliyetlerin tespitinin güç olduğu düşünülse de, bu konuda özel bir teşkilatlanmaya gidilmesi, içerisinde sosyologların, psikologların, bilişim uzmanlarının, hukukçuların bulunacağı disiplinler arası bir anlayışın tesisi önemli görülmektedir.

Sosyal medya araçları gibi çevrimiçi bilgisayar oyunlarının da kontrol altında bulundurulması, bu konuda uluslararası alanda etkili olabilecek küresel bir tedbir alınması, bu oyunların kısıtlanması/engellenmesi gibi hususların nasıl ve ne şekilde olabileceğinin değerlendirilmesi de gerekiyor. Aksi takdirde adlarına dijital gençlik de diyebileceğimiz, ülkemizin gelecek nesillerini korumak ve kollamak mümkün olamayacağı gibi, insan öldürmeyi bir oyun zanneden nesiller yetişmesine kendi ellerimizle fırsat kapısı açmış olabileceğimiz ortadadır."

 

Yazarın Diğer Yazıları