Anladık; Türk değilsiniz, doğru da değilsiniz!

A+A-
Arslan BULUT

"Türkiye'yi kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir." Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli, Atatürk'ün bu tanımıdır. Atatürk, devleti bu tanım üzerinde kurmasaydı, başarılı olamazdı. Zira ulus devletler çağı çoktan başlamıştı ve Türkiye'nin başka çıkış yolu yoktu.

ABD ve Batı Avrupa merkezli kuruluşlar, Türkiye'ye her zaman etnik temelde bir devlet yapısını önermiştir.

1896 tarihinde Amerikan Kongresi'nin aldığı gizli kararda Türkiye'nin Hristiyan eyaletlere bölünmesi ve her eyaletin başına bir Hristiyan ülkeden yönetici atanması öngörülüyordu.

Bunun için de 2006 yılında Wall Street Journal gazetesinde uydurma verilerle Anadolu'da Türklük oranını dahi tartışmaya açabilmişler, buna Türkiye'deki üniversitelerden ve basından da destekçiler bulabilmişlerdir. Karen Fogg ise AB adına iş birlikçi gazetecilere, "Türk tarihinin hakkından gelmek lâzım" diyebilmiştir.

***

AKP'nin kuruluş felsefesi ise "yerel yönetimlere özerklik vermek", etnik temelde bir devleti millet değil ümmet esasına göre kurmaktır. İnanmayanlar parti program ve tüzüğünü okusun! Zaten parti programı haline getirilen gizli belge de ABD'den bir lobi şirketi üzerinden gönderilmiştir! Bu bilgiyi belgeli olarak 26 Temmuz 2001 tarihinde yayınladım. 17 yılda belki bin defa tekrar ettim, kimse reddedemedi!

Türkiye'de "Ne mutlu Türk'üm diyene" yazılarının dağlardan silinmesi, "Türk'üm doğruyum" andının ilkokullardan kaldırılması, "Türkiye Cumhuriyeti" ifadesinin resmî kuruluşlardan kazınmak istenmesi, esasen bir CIA projesi olan "açılım süreci"nin dayatmalarıydı. Projeyi hazırlayanlar, David Phillips ve Henri Barkey'dir. İkisi de CIA'nın yan kuruluşlarında danışmandır. Henri Barkey hakkında 15 Temmuz darbe girişimi planlamasında yer aldığı gerekçesiyle yakalama kararı da çıkarılmıştır.

***

Hani bir bakan, "Hayvanları ithal ettikten sonra mı ihale yaptınız?" diye doğru soru soran gazeteciye, "Sonra yapsak ne olur? Bu yaptığınız gazetecilik değil maskaralıktır" derken bile bir itirafta bulundu ya, şimdi de Millî Eğitim Bakanlığı, "andımız"ı kaldıran kararı iptal eden Danıştay kararına itiraz edileceğini söylüyor. Eski bir bakan da "Danıştay yetkisini aştı, Anayasa çiğnendi" diyor.

Anayasa, Danıştay, Yargıtay ne içindir, kim içindir, bunun farkında bile değil.

Aslında sadece Türk kimliğini lafzen ortadan kaldırmaya çalışmakla kalmadılar, Türkiye'de tarım ve hayvancılığı sistemli politikalarla yok ettiler, GDO'lu ürünleri ülkeye sokarak çevreyi, hayvan ve insan sağlığını mahvettiler. Şimdi de hayvan hakları yasasını çıkarmaya çalışıyorlar. İyi de hayvanlara yönelik en büyük suç, onlara GDO'lu yem yedirmek değil mi? Bu aynı zamanda insanlara, yani Türklere yönelik bir soykırım suçu değil mi?

***

Tekrar soruyorum; anayasa, kanunlar, cumhurbaşkanlığı, hükümet, meclis, yargı, ordu, polis, eğitim kurumları, kısacası devlet kimin içindir? Türkiye için "Müslüman vatanı" diyenleriniz var ama İslam dini millî değil, evrenseldir. Bir vatanın sahibi ise bir millet olmak zorundadır!

Atatürk'ün sözlerini biliyorsunuz: "Şüphe yok ki, arkadaşlar, millet, birçok fedakârlık, birçok kan pahasına, en nihayet elde ettiği hayat dayanağına kimseyi tecavüz ettirmeyecektir. Bugünkü hükümetin, Meclis'in, kanunların, Anayasa'nın mahiyeti ve hikmeti hep bundan ibarettir!"

Evet, Türkiye'nin ekonomisini çökerttiniz, bir tek İş Bankası kaldı, onu da Atatürk'ün vasiyetini çiğneyerek ele geçirmeye çalışıyorsunuz. Bütün bunları ABD ve AB desteğinde yapıyorsunuz ama milletin, kan pahasına elde ettiği hâkimiyetini bu uygulamalarla gerçekten yok edebileceğinizi mi zannediyorsunuz?

Anladık Türk değilsiniz, doğru da değilsiniz ama biraz akıllı olun bari!

  • Yorumlar 28
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları