Arakan diye bir yer var...

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Kadın, erkek, yaşlı, genç, bebek, çocuk... Bir koca köy katledildi...

Film değil, oyun değil, roman değil... 1000 insanın öldürüldüğü katliamda yalnızca bir erkek çocuk kurtulabildi.

İnsan hakları izleme örgütleri tarafından paylaşılan ve Türkiye'ye gecikmeli olarak düşen bu cehennemi gündem, dünyanın en kapalı yönetimlerinden birine sahip Burma'dan... Askeri rejim ile adı değişen Myanmar'dan...

Yeni değil, uzun zamana yayılan bir soykırım yapılan... Askeri yönetim, Myanmar'ın 7 eyaletinden biri olan Arakan'da yaşayan Müslümanları vatandaş olarak görmüyor. Bu nedenle eğitim ve sağlık dahil her türlü devlet hizmetinden yasaklılar!

Yaşadıkları korkunç hayat şartları yetmezmiş gibi, bir süredir askeri yönetim ve aralarında bazı Budist rahiplerin de yer aldığı gruplar tarafından öldürülüyorlar!

Son bir kaç günde 3 bin Müslüman'ın katledildiği bilgisi düştü ajanslara... Katliamların amacı Arakan'dan Müslümanları sürmek... 100 binin üzerinde Müslüman ölümü göze alıp cehennemden kaçmaya çabalıyor.

Bölgeden sağlıklı bilgi almak da mümkün değil, çünkü ne gazetecilerin girişine izin var, ne de uluslararası yardım kuruluşlarının...

Komşu Bangladeş ise sınırlarını kapattı. Yüreğimizi yakan mülteci hikayelerine yenileri eklendi... Cansız minik bedeni ile Ege kıyılarında fotoğraflanan, Suriye cehenneminden kaçan Aylan bebek gibi, Myanmar'dan kaçan aynı yaşlardaki bir kız çocuğunun da boğulmuş fotoğrafı vicdanlarımızın kıyılarına vurdu...

Birleşmiş Milletler (BM) Myanmar hükümetini, Arakanlı Müslümanlara karşı etnik temizlik yapmakla suçluyor ancak bir çok kriz durumunda olduğu gibi BM yine pasifliğini sürdürüyor!

Sözde insanlık yararına milletlerin birleştiği ama insanlık ayıplarına karşı seyirci olmaktan öteye geçemeyen BM!

Myanmar hükümetinin toplu katliamlarına gösterdiği gerekçelere burada yer vermeyeceğim... Kaldı ki hiç bir olay; kadın, çocuk demeden insanların toplu olarak öldürülmesine, evlerinin yakılmasına gerekçe oluşturamaz!

AKP hükümetinin bu konuda yaptığı çağrıları ve eleştirileri destekliyorum. Türkiye'nin kendi sorunları varken Arakan ile ilgili gündemi gereksiz bulanlar var! Bu düşünce her şeyden önce insani değil!..

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik; "Bu yapılanlar açıkça katliamdır ve insanlığa karşı suçtur. Birleşmiş Milletler (BM) ve tüm uluslararası kurumlar etkili şekilde harekete geçmelidir. Bu kadar yıl sonra Arakan'daki katliamlar karşısında uluslararası kurumların bu derece etkisiz kalması kabul edilemez (...)Uluslararası hukuk ve kurumlar sanki hiç yokmuş gibi Arakan'daki katliamlar seyrediliyor. İnsanlığa karşı işlenen suç soykırıma dönüştü." diyor.

Yeni parti kurma hazırlığı devam eden Meral Akşener de tepkisini şu sözlerle dile getirdi; "Arakan'da işlenen insanlık dışı katliamı şiddetle kınıyorum. Türkiye bu konuda acilen bütün diplomatik imkânları harekete geçirmelidir."

***

Kimi, eski adı Burma'yı hatırlıyor, kimi yeni ismi Myanmar'ı biliyor... Bir İngiliz sömürgesi iken yine İngilizler tarafından eyaletlere bölündüğünü hatırlatmam gerek...

Değerli madenler ve taşlar diyarı...

 Öyle ki; dünyanın en pahalı ve nadir bulunan değerli taşı Painite'nin vatanı... Portakal renkli paha biçilmez taşı bulanın, ona ismini veren bir İngiliz olduğunu söylemeye gerek yok sanıyorum.

Sömürge ülkelerinin bitmeyen savaş ve katliamlar tarihi... Müslüman coğrafyalarda dinmeyen kanlı yazgı... Uluslararası kamuoyu, dilerim bu insanlık ayıbını görür ve Arakan Müslümanları ile empati kurmayı başarır...

Öldürülen her çocuk ile insanlığımız da ölüyor...

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları