"Aşk Sarhoşu Dervişlerin Dini TASAVVUF"

A+A-
Ahmet SEVGİ

Mehmet Akif: "Sürdüler Türk'e tasavvuf diye olgun şırayı" der. Aksaray Olanlar Tekkesi şeyhi İbrahim Efendi'ye göre ise "Tasavvuf, kalp evinden mâsivallahı gidermektir." Dikkat ederseniz şairin biri övüyor tasavvufu, diğeri yeriyor. Hakikat; ifrat ve tefritin ortası olduğuna göre dünden bugüne sosyal hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan ve taraftarları yahut aleyhtarları ile asırlardır düşünce ve inanç dünyamızı önemli ölçüde etkileyen tasavvuf anlayışını kırmadan dökmeden masaya yatırıp "İslâm'ın temel bilgileriyle karşılaştırarak" bir neticeye ulaştırmak dînî ve tarihî köklerinden kopmamış her Türk aydınının bir görevi olmalıdır.

Prof. Dr. Yümni Sezen Hocamız bu görev ve sorumluluğa duyarsız kalmayarak "Aşk Sarhoşu Dervişlerin Dini TASAVVUF" (İrfan Yayıncılık, İst. 2019, 312 s.) adlı eseriyle meseleyi enine boyuna incelemiştir.

Hocamız "ÖN SÖZ"de bu çalışmanın amacını ve mahiyetini şöyle özetliyor:

"Tasavvufî düşünceyi, buradan doğmuş tarikatları övenler de tenkit edenler de çok oldu. Bizim yaptığımızın onlardan farkı var mı? Şöyle bir farktan bahsedilebilir: Hemen karşıya geçip, kılıcı çekip saldırmaya çalışmadık. Bazı sonuçlar, böyle yapanlarınkiyle aynı çıksa da sûfî düşünceyle birlikte yola çıkarak bunu anlamak ve değerlendirmek istedik. Yolculukta beraber olduğumuz yollar, konaklar oldu, fakat bir çıkmaz sokak gördüğümüzde bunu göstermeye çalıştık, önümüzün karanlık olduğu yerlerde ayrılmak istedik. Uçurumlara rastlayınca, sorumluluğumuzu yitirmedik."

Bu bakış açısıyla hazırlanan eserde "GİRİŞ"i müteakip "Tasavvuf ve Felsefe", "Vahdet-i Vücud-Vahdet-i Şuhud", "Bu Dünyanın Değeri", "Peygamber ve Velî", "Tasavvuf ve Toplum" gibi konular ele alınmış sonra da "Sonuç ve Değerlendirme" başlığı altında yapılan bu kapsamlı çalışmayla ulaşılan neticeler 13 madde halinde sunulmuştur.

Eserin "Sonuç ve Değerlendirme"ye kadar olan kısmı konuya âşina olmayanlar için biraz ağır gelebilir. Lakin "Sonuç ve Değerlendirme" bölümünde tasavvuf düşüncesinin İslâm toplumunu -olumlu veya olumsuz- nasıl etkilediği herkesin anlayabileceği bir dille açık ve net olarak ortaya konulmuştur.

Söz gelimi "İkinci Din" başlıklı 11. Maddede Yümni Sezen Hoca şöyle diyor:

"Neresinden bakarsanız bakınız, gerçek şu ki sûfî marifetiyle dinin yanında ikinci bir din icat edilmiştir. Araştırmacılar, gerçek dini yaşayanlar bu kanaattedirler. 'Siyasal dini', yani İslâmcılığı da buna eklemek gerekir kanaatindeyiz. Çünkü bu da din gibi olmuş, siyasetin dînîleşmesi, dinin siyasîleşmesi olarak Müslümanın hayatına egemen olmuştur. Ancak sûfînin getirdiği din, adetâ paralel din gibi olmuştur. Bakalım:

-Şeyhe vahiy gelir.

-Allah şeyhin alnında, iki kaşın arasında tecelli eder.

-Şeyh gaybı bilir.

-Namazın, orucun, haccın gerçek anlamları farklıdır, avamınki gibi değildir.

-Allah görülebilir ve onlar görürler.

-Ölmeden önce ölmek dinî tavrın ve hayatın esasıdır.

-Dünyanın, ahiretin, cennetin, cehennemin terki, yani aşılması gerekir.

Bunlar ve daha çok sayıda benzerinin hangisi, asıl dinde vardır? Sûfîdeki dua bile çelişiktir. Hem ben O'yum deyip, hem O'ndan istemek nasıl bir şeydir?

….

Biz ne 'akıl dini' peşindeyiz, ne pozitivist din anlayışı, ne de maddileştirilmiş bir din anlayışı… Bizim için bunlar söz konusu değildir. Bunlar bir uç ise, diğer bir uç, aşırı kuralcı, şekilci, haricilerin ve bugünkü temsilcilerinin anladığı dindir. Esas olan, Kur'ân'ın istediği 'orta yol'dur. Sûfî uzun süre bizimle beraber yürüyor, sonra bizi terk edip farklı yollara sapıyor." (s. 291-292)

Bu tespitler tasavvufa ilgi duyan hemen herkesin zihnini kurcalayan soru işaretleri değil midir?

Bizim kanaatimize göre "akıl"a ve "dünya"ya gereken değeri gerektiği ölçüde vermeyen -buna tasavvuf da dâhil- her inanç ve düşünceyi yeniden ele alıp tartışmak ehliyet sahibi her münevver için bir görevdir. Tasavvuf konusunda "Aşk Sarhoşu Dervişlerin Dini TASAVVUF" adlı eseriyle Prof. Dr. Yümni Sezen Hocamız böyle bir görevi hakkıyla yerine getirmiştir. Bilir bilmez tasavvufu eleştiren yahut körü körüne tasavvufu savunanlar bu kitabı muhakkak okumalıdırlar.

Bu vesile ile Yümni Sezen Bey'e C. Hak'tan sağlıklı uzun ömürler temenni ederiz. Allah sa'yini meşkûr eylesin.

***

ACZİMİN GİRYESİ

ŞERİATIN KESTİĞİ PARMAK…

Şeriatın kestiği parmak acımaz derler, inanan inansın.

Unutma, her kesilenin acıdığını duyuyorsan insansın.

(Li-müellifihî)

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları