Atatürk'ü doktorları öldürdü!

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Çok açık ve net söylüyorum:

Atatürk öldürülmüştür!

*

Atatürk -hem de- doktorları tarafından öldürülmüştür!

*

Sağlık Sosyolojisi diliyle de;

Atatürk'ün sağlığı gasp edilmiştir!

Engelleri ortadan kaldırmak!

Devletler ve insanlık tarihinde çok farklı öldürme yöntemleri uygulandığını görüyoruz.

Büyük devletler, emelleri karşısında engel gördükleri liderleri -açık ve sinsi- çeşitli yöntemlerle ortadan kaldırmıştır.

En temiz yöntem, kuşkuyu üzerlerine çekmeyecek, kendilerinden şüphelenilmeyecek bir uygulamadır.

*

Atatürk'ümüze gelelim.

Öyle bir durum olsun ki, kimsenin aklına öldürüldü mü, öldürüldüyse hangi devlet öldürdü kuşkusu gelmesin.

Atatürk bizim için Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve kurtarıcısıdır.

Ancak O, 600 yıllık Osmanlı Devletini -silahlı ve silahsız- türlü yöntemlerle parçalayan emperyal devletler için Ortadoğu'nun zengin petrolleri için çok büyük bir engeldir.

*

Misak-ı Milli sınırları içinde petrol zengini Musul'u da koyan Atatürk'tür.

O'nun hedefi, kendi ifadesiyle "Bir petrol meselesi değil memleket meselesidir!"

Ancak, dev "sömürgen ülkeler" petrol ve bölge zenginliklerinin peşindedir.

Bu yamyamlık ta Ortaçağ'a -kendi kavramlaştırmaları ile Keşifler Çağı'na!- dayanmaktadır. (Burası da çok önemli!)

İki yıl önce…

Atatürk'e ölümünden iki yıl önce doğru teşhis konulmuş ama ona uygun tedavi uygulanmamıştır!

Atatürk'ün doktoru Asım Arar şöyle yazmıştır:

"Atatürk'teki öldürücü hastalığın başlangıcını hemen hemen 1936 senesinin sonlarına kadar geri götürmek yanlış bir düşünce addedilemez; fakat başlangıçtaki görülen bu ufak tefek delil ve emareleri bir karaciğer kıyafetsizliğine bağlamak kimsenin aklına gelmemiş ve suretle sevgili Atatürk kendisini bekleyen mukadder akıbete doğru sürüklenip gitmiştir."

*

Dr. Nihat Reşat Belger, 22 Ocak 1938'de ilk karaciğer hastalığı teşhisini koymuştur.

 *

Dr. Asım Arar, daha önce koyduğu teşhisi, Atatürk'ün etrafındaki "icap edenlere" anlatmış, "Atatürk'ün yakınındaki selahiyetli kimseler böyle bir ihtimalin mevcut olmadığını söylemişlerdir."

Sinsi öldürme yöntemi:

"YARARSIZ TEDAVİ"

Bu duruma, sağlık sosyolojisinde iyatrojenez (iatrogenez) denmektedir.

*

Bunun anlamı, "yararsız tedavilerle hastalara yarardan çok zarar vermektir."

Bunun daha net ifadesi, hastalığı tedavi ediyormuş gibi görünmek ve hastalığın ilerlemesini engellememek ya da engelleyememektir.

*

Atatürk'e çok açık ve net yapılan budur ve tam bir inceleme konusudur.

Dönemin koşulları dikkate alınırsa, Atatürk'ün ölümünden pek çok yarar sağlanmış ve olayın üstü örtülmüştür.

*

Daha uzun yazarız, sonra.

 

  • Yorumlar 20
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları