Balık baştan kokar

A+A-
Fatma ÇELİK

Hukukçu Prof. Dr. Oktay Uygun, Türk tipi başkanlık sistemine dair pek çok hukukçunun görüşlerinin yer aldığı "Anayasa Gündemi" isimli kitapta başkanlık sisteminin en iyi işleyen örneği Amerika Birleşik Devletleri'nde başkanların diktatöre dönüşmemesinin nedenlerini açıklarken şöyle der:

"ABD başkanı, silahlı kuvvetlere dünyanın herhangi bir ülkesini bombalama emri verebilir ama herhangi bir eyaletteki okulun müfredatını veya yöneticisini belirleyemez."

Şüphesiz bu durum, ABD'nin federal sistemle yönetiliyor olmasıyla ilişkilidir: ABD'de anayasa, devlet yetkilerinin çoğunluğunu eyaletlere bırakmıştır. Ancak elbette ki iç işleyişte diktatörlük tehlikesinden uzak olması, tek adam haline dönüşmemesi yalnızca federal devlet olması ile ilişkili değildir. Zira Meksika da başkanlık sistemi ile yönetilen bir federal devlettir ama oldukça kötü bir örnektir.

Dolayısıyla, ABD'de başkanlık sisteminin doğru işlemesi, başkanın yetkilerini Senato'nun onayıyla kullanması ve hem federal yasama organı hem de Yüksek Mahkeme tarafından titizlikle denetlenmesiyle ilişkilidir.

Sözün özü, hükümet sistemi, başkanlık sistemi de olsa yetki paylaşımı ve denetim mevcutsa, sistem tek adam sistemi haline gelmez.

Boğaziçi'nde AKP'li Rektör

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı, beş üniversiteye rektör atadı.

Buna göre, Pamukkale Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi, Beykoz Üniversitesi, Çağ Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi'ne Cumhurbaşkanı Kararı ile rektör atandı.

Ancak Boğaziçi Üniversite'ne yapılan atama oldukça ses getirdi.

Sebebi, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'ne atanan Prof. Dr. Melih Bulu'nun siyasi geçmişi:

İstanbul'da AKP'nin ve AKP belediyelerinin çeşitli kademelerinde görev almış,

AKP'den milletvekilliği için aday adayı olmuş,

Yine AKP'den Ataşehir belediye başkan adayı olmak için başvuruda bulunmuş.

Özetle, Boğaziçi Üniversitesi'ne atanan rektör AKP'li.

Cümleyi biraz daha açıyorum: Boğaziçi Üniversitesine Cumhurbaşkanı tarafından atanan rektör AKP'li.

Şimdi biraz da açıyorum cümleyi: Boğaziçi Üniversitesine AKP'li Cumhurbaşkanı tarafından atanan rektör AKP'li.

Evet, Boğaziçi Üniversitesi, ülkenin en köklü üniversitelerinden biri. En yüksek puan alan öğrencilerin girebildiği, dünya sıralamalarına adını sokabilmiş, dünyaca ünlü profesörleri ağırlamış, kaliteli eğitim sunan bir üniversite.

Öğrencilerin, üniversitenin kalitesini ve standartlarını yükseltecek iyi bir yönetici tarafından yönetilmek istenmeleri gayet doğal.

Toplumsal meselelerle yakından ilgili ve çoğu zaman iktidarın eylemlerini eleştiren tutumlarıyla da dikkat çeken bu üniversitenin barolara, dernek ve vakıflara yapılan "tek tipleştirme ve susturma" politikasından bir gün nasibini alacağı da belliydi diyebiliriz aslında.

Ancak…

Partili cumhurbaşkanının yönettiği ülkede partili rektör de olur, partili öğretmen de olur, partili polis, asker, hakim, savcı, yönetici de olur. Hepsi olur.

Eğer yönetim tepeden itibaren yanlış organize edilmişse, aşağılarda düzgün işlemesi beklenemez.

Nitekim Bulu, atanan ilk AKP'li rektör değil, son da olmayacak.

Partili cumhurbaşkanına müsaade eden bu sistemle yönetildiğimiz müddetçe daha çok karşılaşırız, partili atamalarla.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58