Başımıza geçirilen yeni çuvallar

A+A-
Cahit Armağan DİLEK

Yunanistan; Ege ve Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı kumpaslarını, ABD'yi de içerecek askerî ittifaklara dönüştürmekte epey mesafe aldı. Geçen haftalarda hükümetinde değişiklikler oldu. İstifa eden Savunma Bakanı Kammenos'un yerine Genelkurmay Başkanı Ora. Apostolakis getirildi.

Çipras bu atamanın hem yerel hem de dış politika açısından bir mesaj olduğunu söyledi. Yunanistan'ı bir arada tutan ana unsurların başında Türk düşmanlığı gelir. Bu bağlamda dış politikadaki mesajın Türkiye'ye olduğu aşikâr.

Apostolakis'in yabancı diplomatlarla ilk görüşmesinde ABD'nin Atina büyükelçisinin seçilmesi de tesadüf değil. Kıbrıs, Ege ve Yunanistan'da siyasi ve askerî tüm faaliyetlerde boy gösteren, adeta bir Yunanlı gibi konuşan ABD'li büyükelçinin ziyaretinde Yunanistan-ABD ikili savunma iş birliği ve güvenlik konularının görüşülmüş, Türklerin Ege ve Doğu Akdeniz'de kural tanımayan kışkırtıcı davranışları şikâyet edilmiş!

Kammenos bile kendisini değiştiren Apostolakis'e destek veriyor. SAT komandosu olan Apostolakis'in Kardak'ın öcünü alma ve orada yeni bir senaryo gerçekleştirmek üzere Kammenos'tan vasiyet almış olabileceğini söylersek hiç de abartmış olmayız.

Eski Bakan Kammenos, Kardak krizinin her yıl dönümünde kayalıklara yakın bölgeye çelenk atıyor, Yunanistan'ın işgal ettiği 18 Türk adası dahil Ege'nin doğusundaki adalarda sürekli varlık gösterip devlet uygulaması yaptırıyordu.

Yeni Savunma Bakanı da onu aratmıyor. İlk yaptığı da aynı Kammenos gibi aralarında işgal altındaki adalarımız dahil Türk kıyılarına yakın adalara çıkmak oldu.

Apostolakis'in Doğu Ege adalarına yaptığı ziyaretlerde Averof Zırhlısı'nın büyük boy bir maketini dikiyor. Geçtiğimiz hafta Sakız adasına dikilen maketin aynısı Midilli, İpsara ve diğer adalara da dikilecek.

Gemi maketinde ne var demeyin. Yunan donanmasının amiral gemisi olan Averof Zırhlısı'nın 1910'dan itibaren Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı esnasında yaptıklarına bakıldığında Türk düşmanlığına dayanan Yunan kimliğinin oluşmasında ne kadar önemli olduğunu görürsünüz.

Doğu Ege'deki adaların işgal edilmesinde Yunanlar açısından önemli görevler icra eden Averof, Mondros Mütarekesi sonrasında İstanbul'a demirleyen işgal kuvvetleri donanması arasında yer almış ve zaman zaman Karadeniz'e açılarak Türk topraklarını bombalamıştır.

Bugün Pire limanında müze olarak kullanılan Averof Zırhlısı'nın maketinin Doğu Ege adalarına dikilmesi Yunanistan'ın işgalci ve yayılmacı emellerini göstermesi açısından dikkat çekici.

Yunanistan bu adalara tabii ki sadece maket yerleştirmiyor. Özellikle Doğu Ege Adaları'nın hava savunma imkân kabiliyetinin artırılması maksadıyla 100 adet Rheinmetall Mk 20 RH 202 topunu geçen haftalarda bu adalara konuşlandırdı.

Kaçıncı kez söyleyeceğiz bilmiyorum ama bu adalar; Lozan ve diğer uluslararası anlaşmalarla silahsızlandırmış adalar statüsünde. Bu, askerimizin başına çuval geçirmenin başka bir versiyonu değil mi? Türkiye'yi yönetenler bunlara daha ne kadar sessiz kalacak acaba?

Bu sessizlik ve tepkisizlik sadece Ege'de değil. Irak kuzeyinde sınırımıza yakın Şeladize'deki üs noktamıza yapılan baskın sonrasında kabul edilemez görüntüler ortaya çıktı.

Yetkililer bunu PKK provokasyonu olarak anlatıp gerekli tedbirlerin de Barzani yönetimince alınacağını söyledi.

Erdoğan "İşte bugün Kuzey Irak'ta yanlış yapmaya kalktılar, uçaklarımız, silahlı insansız hava araçlarımız havalandı, dağıldılar" dedi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülere bakılırsa üssümüz tamamen yakılmış yıkılmış. Bunu sadece "hata" olarak değerlendirmek mümkün değil. Nedense "müzik notası mı?" sorusunu hatırlattı.

Sınır ötesindeki askerî üssümüzün basılıp yakılıp yıkılmasına yol açan nedenleri, Akdeniz'den İran'a kadar cephe hattına dönüşmüş bir tehdit ortamında bu saldırılara karşı gerekli üs güvenlik tedbirleri ve angajman kurallarının olup olmadığı iyi incelenmeli.

Olay sadece "PKK'nın provokasyonu var"la geçiştirilemez. Hele hele Barzani yönetiminin de "provokasyon var sorumlular yakalanacak" vs.. açıklamalarına hiç güvenilemez. Barzani'nin Şubat 2008'de, benzer şekilde, operasyona katılacak oradaki birliklerimizi aynen engellediği ortadayken.

Bu olay Irak'ta ikinci çuval geçirme olarak tarihte yerini alacaktır. Birincisinde ABD güdümünde Talabani+PKK vardı şimdi yine ABD güdümünde PKK+Barzani ortaklığı var. Bu şer ittifakına yarın Bağdat da eşlik eder diye yazacaktım ki Bağdat Türkiye'yi uyardı, kınadı haberi düştü bile.

İkinci çuvaldır çünkü, bu Suriye'de olduğu gibi Irak'ta da Türkiye'yi operasyon yapamaz hale getirme projesidir. Bu aynı zamanda Suriye'de Türkiye gözetiminde güvenli bölge olamazın gösterilmesi operasyonudur.

Yarın ABD de olup bitenden habersizmiş, hiçbir şey bilmiyormuş gibi arabulucu olarak devreye girer, taraflar arasında mekanizma kurar, yol haritası verir!

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları