Batan geminin malları bunlar!

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Evet acı ama gerçek... İrili ufaklı yüzlerce şirket adeta batan geminin malları gibi yabancılar tarafından talan ediliyor.
Perşembe günü gazete ve internet sitelerine düşen bir haber:
Şarküteri et ürünleri sektöründe 30 yılı aşkın süredir Polonez markasıyla faaliyet gösteren Trakya Et ve Süt Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'nin yüzde 77 hissesinin Siniora Food Industries tarafından devralınması işlemi tamamlandı.

Bu haber sanki Türkiye'ye yabancı yatırım olarak lanse edildi.
Oysa Türkiye'ye yabancı yatırım yapmıyor, adeta krizdeki Türk şirketlerini haraç mezat satın alıyor.
Son birkaç yılda dolardaki ve faizdeki yükseliş nedeniyle batan veya mali sıkıntıya düşen yüzlerce şirket sesiz sedasız yabancılar tarafından komik fiyatlara alındı.

Biz aynı filmi 2000 yılında da gördü.
Dolar kurundaki sert yükseliş ve faizlerdeki rekorlarla maalesef başta Türk bankaları olmak üzere yüzlerce şirket yabancılar tarafından üç kuruşa alınmıştı.

Aynı senaryo beceriksiz ekonomi yönetimi sayesinde tekrar ediliyor.
Türk şirketlerini bekleyen iki tehlike var. Birincisi dövizin yükselişi, ikincisi ise faizler.
Türkiye'de maalesef bugün her ikisi de yükseliyor. Dünyanın her yerinde yükselen dövize karşılık faiz silahı etkilidir.
Türkiye'de Merkez Bankası bu silahı çekiyor ama bir süre sonra çektiği ile kalıyor, dolar yeniden yükseliyor. Dolar 7 liraya kadar gerilemiş iken, tekrar 7.500 TL'nin üzerine geldi. Üretmeyen bir ülke... Petrole bağımlı, yediği ekmeğin buğdayını bile yurt dışından ithal eden Türkiye.
Tüm bunlara bir de faizi eklediğiniz zaman işte kıyamet kopuyor.

Faiz artışı
Merkez Bankası bir kez daha Londra'daki çakal sürüsü tarafından köşeye sıkıştırıldı. Düne kadar Türkiye güzellemesi yapan yabancı yatırım şirketleri Perşembe gününden itibaren ağız birliği etmişçesine Merkez Bankası'nın faizleri yüzde 20'ye çekmesi gerektiğini söylüyorlar.

Aslında üstü kapalı bir şekilde Merkez Bankası'nı da tehdit ediyorlar.
'Sen faizleri yüzde 20'ye çekmez isen ben giderim ve dolar yükselir' diyor.
Merkez Bankası bu çakal sürüsüne nasıl karşılık verecek?

Kasası eksi 44 milyar dolarda olan bir Merkez Bankası ne yapabilir ki?
Bizi önümüzdeki dönem çok sıkıntılı günler bekliyor.
Doların artışı ayrı bir dert, faizler ayrı bir dert.
Ben şahsen faizler artacağına doların artmasını tercih ederim. En azından iş dünyası az da olsa yatırım yapar. Yüzde 20'nin üzerindeki bir faizde o ülkede yatırım olur mu?
Elbette olmaz.
Buradan söyleyeceğim tek şey, cebinizdeki paraya sahip çıkın. Bunu son 4 yıldır söylüyorum. Cebinizdeki 20 lirayı bile mecbur kalmadıkça harcamayın tasarruf yapın.

Şimdi 20 lirayı bıraktık 10 lirayı bile tasarruf etme dönemine başladık.

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58