Bekir Coşkun ve Enis Berberoğlu

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Hepiniz tanıyor, seviyor, yazılarını ve kitaplarını beğeni ile okuyordunuz. Sözcü yazarı değerli canım ağabeyim, duayen gazeteci yazar Bekir Coşkun'dan bahsediyorum.

Bekir ağabeyimle telefonla görüştüm. Çok güzel bir haber vereyim size melun hastalığı yendi. Tüm vatandaşlara selamları, saygıları ve sevgileri var.

Nasılsınız Bekir ağabey diye sorunca şunları söyledi:

"Türkiye gibiyim. Kemoterapi nedeniyle vücudumun çeşitli yerlerinde zaman zaman ağrılarım oluyor. Tıpkı Türkiye'de vatandaşları çektiği sıkıntılar gibi ben de sıkıntı içindeyim.

Ama tün sevenlerim bilsinler ki Türkiye'de ben de bu sıkıntıları günleri atlatacağız. Mutlaka atlatacak, güzel günleri hep birlikte yaşayacağız."

Bu sözleri üzerine aklına Bekir Coşkun'un, "Ona Cumhurbaşkanı denmez!.." başlıklı yazısı aklıma geldi.

Hasret giderelim diye 21 Şubat 2015 tarihli yazısını sunayım.

"Ben ettiği yemini tutmayan insanları sevmem…

Söz sözdür…

Erkek adam, ya da kadın kişi…

Hiç fark etmez…

*

Ben hoşgörüsü olmayan insanları sevmem…

Hoşgörü barışın penceresidir..

Kapı kilitliyse, girip çıkarsın…

Hoşgörün yoksa barış marış işlemez…

*

Ben kin tutan insanı sevmem…

Kin, insanın içinde uyuyan canavardır…

Asla ölmez, yerli yersiz uyanır…

Kin varsa, ne zaman canavara yem olursun bilinmez…

*

Ben laik olmayan insanları sevmem…

Laiklik; inanç gibi yüce ve tertemiz bir duygunun siyasette kullanılmasını, kötü emellere alet edilmesini, çıkarlara maske yapılmasını önleyen sistemin adıdır…

Din değildir…

Ama en çok bilinçli, samimi Müslümanların sarılması gerekir…

Çünkü din siyasetçinin elinde bir çıkar tezgahına dönmüşse, önce imam gibi din adamlarının laikliği savunması beklenir…

Din kir götürmez…

*

Ben çağdaş yaşamı sevmeyenleri sevmem…

Gidip dünyanın her yerinde yaşamayı öğrenmeli inci tanesi gibi çocuklarımız…

Kız, erkek fark etmez…

Bir İngiliz, bir Fransız, bir İtalyan, bir Rus, bir Amerikalı kadar modern… Özgür ve bilinçli, başı dimdik… Hurafelerden ve bağnazlıktan uzak.. Orta Çağ yaşamından kurtulmuş… Çağdaş dünyanın alnı açık birer bireyi olarak…

Çağdaşlıktan zarar gelmez…

*

Ben hukuksuz insanları sevmem…

14 yaşında, polisi görünce altını ıslatan çocuk dahi mahkemeye çıkarılıp hesap sorulurken… Büyük siyasi yolsuzluk ve vurgunların örtbas edilmesini kimse içine sindiremez…

Ve hukuk sadece ağzını açanı yakalıyorsa…

İstemez…

*

Ben Atatürk'ü sevmeyenleri de sevmem…

O bir insan değildir bizler için… Bir ilkedir, bir idealdir, bir rejimdir, bir ülkedir, özgürlüktür, bağımsızlıktır, medeniyettir…

Biz hepsine birden "Atatürk" deriz…

Bu yüzden dilimizden düşmez…

*

Ee ne kaldı geriye…

Lafı kıvırmadan söyleyeyim; Türkiye paramparça oldu… Meclis'ten sokaklara kadar, her yerde çatışma var… Sen de bir "partinin cumhurbaşkanı" olmayı seçtiğine göre…

Böylesine "Cumhurbaşkanı" denmez… Bekir Coşkun."

Değerli okurlarım,

Türkiye Büyük Millet Meclisinin genel kurul salonunda, "Egemenlik kayıtsız Şartsız Milletindir" yazar.

Meclis'teki 600 milletvekili büyük Türk milletinin oyları ile bu gazi mecliste görev yaparlar.

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile ilgili bir mahkûmiyet kararı verildi.

Bu karar için Berberoğlu'nun avukatları Av. Murat Ergün, Av. Yiğit Acar, "Haklarının çiğnendiği" gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine (AYM) Enis Berberoğlu için bireysel başvuru yaptılar.

Ancak Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, AYM kararını beklemeden mahkumiyet kararını TBMM Başkanlığına gönderdi.

Meclis Başkanı Mustafa Şentop da hoplaya zıplaya teskereyi genel kurulda okudu ve Berberoğlu'nun dokunulmazlığı kaldırılarak TBMM'den cezaevine gönderildi.

- Milletin egemenliği ayaklar altına alındı,

- Seçmen iradesi paspas gibi çiğnendi.

Ancak 4 ay sonra Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu bugünkü toplantısında Enis Berberoğlu'nun bireysel başvurusunu karara bağladı.

Yüksek Mahkeme 24 Haziran 2018 genel seçiminde CHP İstanbul Milletvekili olan Berberoğlu'nun Anayasa'dan kaynaklanan dokunulmazlığına rağmen ceza almasını ve cezaevinde tutulmasını ihlal saydı. AYM adil yargılamaya aykırı bu ihlalin tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını istedi.

Avukatları yaptıkları yazılı açıklamada dediler ki;

"Böylece müvekkilimizin sanık olarak yargılandığı süreçte ısrarla dile getirdiğimiz Anayasa ile korunan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği gerçeği AYM tarafından da kabul edildi.

Yüksek Mahkeme'nin bu kararıyla müvekkilimiz hakkındaki mahkumiyet kararı ortadan kalktı, yeniden ve adil yargılama zorunlu hale geldi.

Ancak müvekkilimizin 3 dönemdir üyesi olduğu TBMM,  AYM kararını 4 ay daha bekleseydi, bugün hukuksuzluğu kesinleşen bir ceza ile Berberoğlu'nun milletvekilliği düşürülmemiş, seçmen iradesi çiğnenmemiş olurdu.

Yeniden yargılama sürecinin beraat ile sonuçlanacağı inancıyla hukuki mücadeleyi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."

Meclis Başkanı Mustafa Şentop'a diyorum ki?

AYM gerekçeli kararı yayınlanır yayınlanmaz hazırlayacağınız bir "özür" metni ile Enis Berberoğlu'nun milletvekilliğini tüm yasal vecibeleri ile iade etmeniz şarttır.

Çünkü AYM Meclis'in bu haksız ve hukuksuz kararını da "hak ihlali" olarak kabul etti.

Hakkı sahibine iade etmek anayasal zorunluluktur.

 

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58