"Beni yanlış anladınız sendromu!"

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Dünyada olmayan bir şey bizde var:

"Beni yanlış anladınız sendromu!"

Buna semptom da diyebiliriz.

**

(İki kavram genellikle aynı anlamda kullanılsa da SENDROM, tıp dilinde "belirge, belirti, bulgu", mecazi anlamda ise "sıkıntı" demektir. Birbirleriyle bağlantısız gibi algılanır ama birlikte değerlendirildiklerinde aslında "tek bir olgudur." Bunlar ya genetiktir ya da sonradan edinilir. SEMPTOM da "belirtidir" ama daha çok hasta tarafından "farkında olunan" bedensel ya da zihinsel bozukluktur. Özetle, sendromumuzu "biz" fark edemeyiz, ama semptom kendisini gizleyemez, hepimiz fark ederiz.)

**

Gelelim tekrar konumuza.

Dünyada genellikle Türk politikacılara özgü olan bu hastalığın, "Beni yanlış anladınız sendromu"nun sayısız örnekleri vardır.

Bunlar her gün tekrarlanmaya devam eder.

**

Kusura bakmazlarsa şöyle söyleyelim.

Patavatsız ve cüretkâr politikacılar, yöneticiler, güçlü iş insanları vb. bir açıklama yaparak pot kırdıklarında "Beni yanlış anladınız" sözüne sığınırlar.

Oysa hiç kimse hiçbir şeyi yanlış anlamamıştır.

Onlar yanlış söylemiştir, ama suçu kabul etmeyecek kadar narsisist olduklarından, kendi "benliklerine tapındıklarından" başkalarını suçlarlar.

**

Bu kişilerin kırdıkları potların nedeni "yanlışlıkla söylemek" olduğu gibi, bilinçdışında sakladıkları gerçeklerin su yüzüne çıkması, sakladıkları gerçek düşüncelerinin zihinlerinden kaçıp kurtulmasıdır da.

Dil sürçmeleri: Parapraksiler

Freudyen psikanalize göre, bu tür "dil sürçmeleri" çok önemli anlamlar taşır.

"Parapraksi" ya da "birleşik parapraksi" adı verilen dil sürçmeleri Freud'a göre bir "kayma", "bilinçdışı bastırılmış dilek", "iç düşüncenin müdahalesiyle konuşma", "bellek ve eylemde hata" ve "hatırlayamama" anlamlarını taşır.

"Bilinçdışı gerçekliğin itirafı"

 "Ağzımdan kaçtı" ya da "dervişin zikri neyse fikri de odur" sözleri de bu durumu anlatır psikolojik olarak.

Hani, yine çok kullanılan bir söz var ya "Niyet okumayın" diye.

İşte bu dil sürçmeleri "niyetin okunması" ve "dervişin kendisini ele vermesidir."

**

Ben bunları "bilinçdışı itiraf", "bilinçdışı gerçekliğin itirafı" olarak tanımlıyorum-adlandırıyorum.

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları