Berat Bey'le nereye kadar?

A+A-
Evren Devrim ZELYUT

Türk devletinin ve milletinin gücünden şüphe duyulur mu? Asla! Ekonomide ve siyasette ne kadar büyük sorunlarla karşılaşırsak karşılaşalım bunların daima bir çözüm yolu vardır. Çünkü Türk devletinin binlerce yıllık gelenekleri, sorun çözme kapasitesi, milletin ülkülere olan bağlılığı Türkiye'yi Afrika veya Güney Amerika ülkelerine benzer kılmamıştır, kılmayacaktır.

Bununla beraber şöyle bir durum da var: Cumhurbaşkanlığı Forsu'nda bulunan 16 yıldız ile ne kadar övünsek azdır. Ancak her bir yıldızın hikayesinden de dersler çıkarmamız gerekmez mi? Demek istediğim, tarihte kurduğumuz devletlerin neden başarısız olduğunu çok iyi etüt ederek aynı hatalara şimdi düşmemiz gerekir.

Ekonomik sorunlar devletleri zayıflatır, devam ederse de yıkım kaçınılmaz olur. Tarihteki Roma, Osmanlı, Britanya gibi büyük imparatorluklarının ortak dağılma gerekçesi şudur: Üretim biçiminde görülen bozuk yapı, toplam ekonominin verimlilik ve rekabet gücünü azaltıp, gelirleri düşürmüştür. Bu da devletin gelirleri ve giderleri arasındaki dengeyi, yani kamu maliyesini bozup tüm sistemi çökertmiştir.

Dünya ekonomisinin önemli dönüm noktalarını atlarsanız. Yani ekonomiyi yenilemezseniz dış dünya ile rekabet şansınız kalmaz. Ekonomide bugüne kadar karşımıza çıkmış önemli dönüm noktalarına bakacak olursak;

1-1784 yılında buhar gücü ile mekanik üretimler faslı

2-1870 yılında elektrik enerjisi ile kitlesel üretim

3-1970 yılında bilgisayarların üretime dahil olması

4-Günümüzde konuşan makinalar ile üretimin dijitalleşmesi

Osmanlı buhar gücünü kullanacak teknolojik derinliğe sahip olmadığı için üretimde geri kaldı. İç piyasa yabancı ürün istilasına uğradı, kamu maliyesi çöktü ve sonuç olarak devlet dağıldı.

Bu örnekleri verme sebebimiz günümüzde 'Dijital Devrimi' ıskalama emareleri veren bir ekonomiye sahip olmamızdır.

Neden derseniz, bugün yaşadığımız kur sorunu aslında rekabet edemeyen, yüksek teknoloji içeren mal üretemeyen bir ekonomiye sahip olmamızdan kaynaklanmaktadır. Para eden malları üretip satabilseydik Merkez Bankamızın rezerv sorunu olur muydu?

Kurun artması, Liranın değer kaybetmesi demek Türk ekonomisinin dış rekabette geri kaldığının, zayıfladığının göstergesidir. Peki bu işleri düzeltmekle yükümlü sayın Berat Albayrak'a bu konu sorulduğunda 'Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Dolar borcunuz mu var?' diye cevap vermesi, yaşadığımız dijital dönüşüme karşı önlem alması gereken bir yöneticinin cevabı mıdır?

Bu cevap yerine hangi reformların orta vadede kuru nasıl düşüreceğini detaylı olarak anlatması gerekmez miydi? Aynı programda ekonomi dönüşüyor diyen sayın bakana sormak lazım, o zaman Liraya değer kazandıracak, rezervlerimizi dolduracak, yüksek teknoloji içeren pahalı ürünlerin ihracatımız içindeki payı neden %3 civarındadır?

Türkiye'nin yeni bir hikayeye, sorunların farkında olacak şekilde yeni bir başlangıca ihtiyacı var…

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58