Bir kendini bilmeze...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Büyüklerimiz, "Dinime küfreden bari müselman olsa" demiş . Şahsi konulara girmeme konusundaki hassasiyetime rağmen, kendisine cevap vermek elzem oldu. Bir taraftan ünlü (!) Ergenekon kumpası esnasında evine bile gidemeyerek "Beni tutuklayacaklar!" bahanesi ile çoluk çocuğundan uzaklaşıp ellerin yatında yatıp kalkarken bir anda 180 derece dönüp: "Aslında olanlar şuydu" diyeceksin öyle mi?

Sahi; sen kimsin? Uzun yıllar  "damat kontenjanı" ile hiç de hak etmediğin alanlarda "Ekonomi Uzmanı" kesildin.

Baba, bir dönemin ANAP milletvekili ve dolayısı ile çocukluğundan beri "vekil oğlu"sun, hak etmediğin halde bir büyüğümüzün "damadı" olunca havalandın... Bir anda "Bulunmaz Hint kumaşı sandın kendini". Bir kaç eğitim toplantısı, istişare meclisinde yine "damat kontenjanı" ile bulununca "Türk Milliyetçisi" olduğunu sandın öyle mi?

Bu işler "Jöle" sürmeye benzemez!

Yediğin kaba tükürmeyeceksin! Anladın mı?

Sahi sen hiç hasta oldun mu?

Yakınlarından birisi ameliyat ya da "organ nakli" operasyonu yaşadı mı?

Eline tutuşturulan "kara"yı her önüne gelene çalacağını mı sandın!..

5-6 şirketten aldığın ballı yönetim kurulu maaşının sonsuz olduğuna mı inandın!

Neymiş efendim: "Eskiden beri güvenilmezmiş!"

Yahu; sen kaç yaşındasın?

Sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın başı üzerinde taşıyıp, ilmi ve hayat verdikleri için "taç" yaptığı "bilim insanı"na dil uzatmaya kalkışıyorsun be hey gafil!.. Sahiplerinin "heykelini dikmeye hazırlandığı savcı"nın kumpası çöktü ve kaçtı!..

Neymiş efendim; "Ecevit'i tedavi ederken bilmem ne yapmış!"

O iddia "FETÖ"nündü!..

Bu gün bunun ardında "arsızca duruyorsan" buyur gel! Türkiye'nin yüz akı bilim insanı Prof. Dr. Mehmet Haberal'a dil uzatamanın, cami duvarını pislemekten ne farkı var?..

Ortaklık adına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi savunacağım derken, O'nun Ankara Milletvekili olan ve merhum Türkeş'e emanet edilen oğlu Erkan Haberal ile beraber, yüzlerce böbrek ve karaciğer nakli olan çocuklarına sor emi!

Sipariş üzerine yazmaktansa bir defa da çocuğunun "dedesi"ne sor Haberal'ı...

Merhum Bülent Ecevit ile itham ettiğin o bilim insanı yıllarca "Silivri"de "tutsak" edilirken yüzlerce şifa bekleyen hastaların durumunu sorgula!

O; Ecevit ki, merhum Demirel'in görev süresi uzatılamayınca öncelikle "Cumhurbaşkanı adayı" olarak Mehmet Haberal'ı önermişti unutma!..

Sayın Haberal boşboğazlara cevap vermez! Lakin; densizliğine saraydan tepki gelmeyince "devlet-i aliye"yi haberdar etmek amacıyla gereken açıklamayı yaptı. Rize'deki dağ köyünde idare lambası ışığında Cumhuriyetimizin kazanımları ile "doktor" olan Sayın Haberal'ın ülkemizin kaç insanına hayat verdiğini biliyor musunuz? Bütün dünya doktorlarının "Organ nakli başkanı" olarak tanımladığı Haberal'dan haberdar olmak için "vicdan sahibi" olması gerekiyor. Taş duvarların arkasına FETÖ ve mevcut iktidarın erki ile tıkılan Haberal, eğer 5 yıla yakın hapis yatmasa kaç can kurtarırdı biliyor musunuz?

Yokluğunu bir an bile aklımdan çıkarmadığım babamı 30 yıl önce ameliyat eden kişidir... Hayat kaynağım kızım Aybikehan, O'nun sayesinde beyin ameliyatı sonrası merhum Nazmiye Demirel ve Haberalların annesinin katında yatmıştı. O, anne ki; son nefesine kadar "Kur'an okuyarak oğlu Mehmet'in tahliyesi için dua etti..." Lakin; "Hocaların Hocası" annesini kelepçe ile getirildiği mezarı başında defnetti...

Aloo! Türkiye bunları unuttu mu sanıyorsunuz!

Şu anda bile "Başkent Hastahane"lerinde kimlerin sessiz-sedasız yıllarca tedavi için yatırıldığını biliyor musunuz? Kaç Irak Türkmenine, Özbek, Kırgız, Kazak, Azerbaycanlı, Kırımlı, Karakalpak, Karaçay ve de Türk Dünyasının dört bir yanından gelenlerin tedavisinin yapıldığını bilen var mı?

 

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları