Cemil'e hiç öfkelenmeyin!

A+A-
Arslan TEKİN

PKK başlarından Cemil Bayık'ın Washington Post'ta makalesi yayınlanmış. Saray Erkânı'nda bir öfke bir öfke...

Niye öfkeleniyorsunuz ki... Bırakın aralamayı, kapıyı sonuna kadar açan sizsiniz. Çözüm mözüm dönemlerini geçelim, daha yakın zamanda sırf İstanbul seçimine tesiri olsun diye Abdullah Öcalan'dan alelacele mektup getirten; yetmedi, kırmızı bültenle aranan küçük kardeş Osman'ı, TRT muhabirini gönderip destek mahiyetinde konuşturan siz değil misiniz?!

Sen önce kendi attığın adımlara dikkat et, sonra başkalarını suçla.

Abdullah Öcalan Kenya'dan getirildiğinde önce jandarmada sorgulandı. Kendisi yakalandıktan sonra PKK'da dağılma olup olmayacağı soruluyor. Verdiği cevaba dikkat:

"İçlerinden birinin sivrilip lider olacağını sanmıyorum. Herhâlde yine bana bağlı kalırlar. Cuma (K) Cemil Bayık'ın lider olabileceği konusunda spekülasyonlar yapılıyor."

"Yukarı"ın zaman zaman medet umduğu A. Öcalan, konjonktüre göre bir adım ileri iki adım geri atmıştır ama onun evrilip çevrildiğini hiçbir zaman düşünmeyin. Kendisinin, insan üstü, tabiat üstü, şimdilerde içimizde "birine" izafe edilen "ilâh" mertebesinde görülmek istediği, egosuna fazla kapıldığı doğrudur. Cemil Bayık hakkında söylediklerini daha önce de vermiştim. Tekrar etmeyeceğim. "Makamına" Cemil Bayık'ı işaret etse dahi hep "ben" demiş, yer yer aşağılamıştır.

Öcalan'ı mahkemede dinlediğim için, manevra yaptığını, kendisinden başkasını "lider" tanımadığını biliyorum.

Bir taraftan Cemil (Mekteptaşım. Aynı dönemiz.) diğer taraftan A. Öcalan. Ne farkı var?

Saray Sözcüsü İbrahim Kalın, gece yarısı peş peşe üç tivit attı. İ. Kalın, Washington Post'a ağır sözler ediyor, "Büyük bir skandaldır!" diyor:

"Washington Post'un bir terör örgütü mensubunun yazısını yayımlaması, büyük bir skandaldır. ABD ve AB'nin terör örgütleri listesinde yer alan ve ABD yönetiminin başına ödül koyduğu bir teröriste sayfalarını açan Washington Post, açıkça terör propagandası yapmaktadır

Bu, basın ve ifade özgürlüğü ile izah edilemez. Bu durum, El-Kaide yahut DEAŞ terör örgütünün bir mensubuna gazete yazısı yazdırmaktan farksızdır. Bir terör örgütünün başını Kürtlerin temsilcisi gibi göstermek, her şeyden önce Kürtlere yapılmış bir hakarettir.

Türkiye, terörün her türüne ve onun destekçilerine karşı mücadeleye kararlılıkla devam edecektir."

İbrahim Kalın'ın bu sözlerine noktasına, virgülüne kadar katılıyoruz elbette. Kendisinin ilmine, duruşuna bir şey diyemem. Devleti yönetenlerin ne yazık ki, omurgalarında bir eğrilik var. Önceki ve sonraki sözleri birbirini tutmuyor. Washington Post yöneticileri, Öcalan kardeşlerden medet ummayı hatırlatırlarsa ne diyecekler?

Bir de BM skandalı var. AA.'nın New York'tan geçtiği haber:

"BM Genel Sekreterinin silahlı çatışmalarda çocuklar konusundaki özel temsilcisi Virginia Gamba, 29 Haziran'da BM Cenevre ofisinde bir araya geldiği SDG ismini kullanan terör örgütü YPG/PKK üyesi Mazlum Abdi ile örgütün 'bünyesindeki çocuk savaşçıları bırakması için' eylem planına resmî törenle imza attı."

Dört bir taraftan sarılıyoruz, saldırıya uğruyoruz. Saray'a ram olmayanı "düşman" ilân ediyoruz. İç tesanüt şart

Zor zamandayız zor.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58