Cenk Koray'ların özel günü...

A+A-
Burhan AYERİ

İnsan hayatında bazı filmler vardır ki değerini daha sonra da anlarsınız. Etkisini yıllar geçtikçe hissedersiniz.

Yaşadığım olaylar sonucu "Siyah Orfe" unutulmazlarım arasındadır. Konusunu kısaca özetlersem, senaryosu bir Brezilya efsanesinden alıntı. Bu çok renkli Latin ülkesinde müzikle sevda iç içedir. Neticede ölen her Orfe'nin yerine mutlaka yenisi dünyaya gelir.

Bir 23 Temmuz günü ağabeyim Cenk Koray'ı kaybettik. Bir sene sonra kızım doğum yaptı. İlahi tesadüfe bakın ki 23 Temmuz'du. Olay aynı günle kalmadı. Aynı saatte gerçekleşti. Erken ve oldukça güç bir dünyaya gelişe tanık olduk.

Ailenin oy birliğiyle adını Cenk Koray koyduk. Uzun süre kuvözden çıkamadı.

Yıllar nasıl geçiyor

Ve dün yine hüzün ve sevinci bir arada yaşadık. Torunum 18 yaşına bastı. Anlayacağınız rüştünü ispatladı. Artık ehliyet bile alabilir...

Her şeyden önemlisi üniversite branş seçimi aşamasında. Bir şeyden eminiz. Pek çok müzik aletini mükemmel çalıyor. Mezun olduğu Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi'nde, keman, cümbüş, ut ve piyano gibi epey enstrümanı kullanmayı öğrendi. Buna "çok iyi" bile diyebilirim. Gitarla beste dahi yapabiliyor.

Hatta bu yıl Sırbistan'da düzenlenen 8. Teknofest'in açılışını Cenk Koray ve arkadaşları yaptı. Hepsi birbirinden yetenekli çocuklar. Dilerim hayatta da başarıları daim olur.

Bugün böyle bir konuyla başlamak istedim. Çünkü benim "Demir almak zamanım geldiğinde" Cenk'e bir belge bırakmış olurum. Ağabeyim Cenk Koray'a bir kez daha rahmet diliyorum. Adaşına da sağlık ve başarılı uzun ömür diliyorum.

Bunlar yaşandı

Cenk'in doğumu öncesi başımdan geçenlerin bir bölümünü anlatmak istiyorum. Doğuma uzun süre varken halk tabiriyle "su boşaldı."

Öyle bir ortamda kaldık ki, ne yapacağımızı şaşırdık. O birkaç gün sırasında gözlerimi her kapattığımda Cenk Ağabeyi karşımda buldum. İnanmakta zorlanacaksınız ama, çalışırken dahi hemen karşıma dikiliyordu.

Ben ona "yardım et" diyorum, o bana "merak etme" diye cevap veriyor. Neticede doğum 8.5 ay dolmadan gerçekleşti. Torun kuvözde, ağabey rüyalarımda. Bu serüven bir süre devam etti.

Sevgi ve saygı

Cenk Koray, doğaüstü olaylara inanırdı. Jr ise karakter olarak sanki ikizi. Biri uluslararası tenis hakemi idi. Küçüğü de iyi oynuyor. Espri tarzları ve fıkra anlatışları tıpkısının aynısı.

Genç Cenk Koray'ın bir özelliği de büyüklerine saygılı, küçüklerine sevgili. Hele hayvanlara ilgisini anlatmak mümkün değil. Birlikte yaşamanız şart.

İngiltere'ye Çankırılı Başbakan...

Boris Johnson, ülkesinin başbakanlığına getirildi. Kamuoyu anketleri bunun olacağını işaret etmişti.

Bizim Boris'in damarlarında Türk kanı akıyor. Dedesi Osmanlı'nın İçişleri Bakanlarından Ali Kemal. Damat Ferit hükümetinde görev yapmıştı. Boris Johnson da zaman zaman "Ben Çankırılıyım" demesiyle ünlüdür.

Londra Belediye Başkanlığından, Dışişleri Bakanlığına kadar geldi. Nihai hedefi olan Başbakanılğı da elde etti. Ne diyelim;  "Çankırı seninle gurur duyuyor." Laf aramızda bu ilimizin insanları çalışkandır. Tuttuğunu koparan özelliklere sahiptirler.

Diğer sevindiğim yanı Trump'a kolay yem olmaz!

***

Yargıtay koroları

TRT Müzik'te yayınlanan bir programı tesadüfen izledim. Yargıtay mensuplarının yoğun mesaileri arasında Türk Müziği çalışmaları yaptıklarını da öğrendim.

Doğrusu, hâkimlerin müzikte gösterdikleri başarıya hayran kaldım. 45-50 yaşlarında bir hâkime hanım mükemmel solo attı. Emre Evci isimli Yargıtay mensubu hem saz çaldı hem türkü söyledi.

En çok tezahüratı söylenen son beste aldı. Şu sözleri alkışlamamak mümkün mü;

"Duyan duysun,

bilen bilsin.

Memleket

bizim sevdamız."

Yargıtay korolarının tek eksik tarafı katılımcıların tanıtılmaması idi. Bu görev de TRT Müzik'in magazincilerine düşmekte.

***

İhsan Güvenç

İstanbul'dan programında eski bir kayıt yayınlandı. Lemi Atlı ve Hafız Burhan'a yer verilmişti. İhsan Güvenç, öyle bir Makber yorumladı ki şef Hasan Kadri Rizeli bile yönetimi bırakıp onu hayranlıkla izledi.

Güvenç, Gaziantep Konservatuvarı mezunu. Popstar yarışmasında birinci olduktan sonra Samim Şenyüz'ün TRT'ye kazandırdığı iki isimden biri. Diğeri de Ayşen Birgör.

GÜNÜN SÖZÜ

Düş gücü, ruhun gücüdür. Joseph Joubert

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları