CHP, Atatürk, kırılma!..

A+A-
Mehmet FARAÇ

Türkiye, hem sosyo ekonomik krizler hem de siyasal savrulmaların yol açtığı sıkıntılar nedeniyle giderek daha karanlık bir döneme sürükleniyor...

Siyaset parçalanıyor, ardı ardına kurulan partiler iktidarı hedeflemek uğruna, farklı stratejilerle seçmen kitlesini etkilemek için her türlü yola başvuruyor...

Örneğin; AKP 18 yıldır iktidar olmasına rağmen içinden iki yeni parti çıktı...

Muharrem İnce, Atatürk vurgusuyla partileşmeyi hedefliyor...

CHP'den kopan milletvekili Yılmaz Öztürk parti kurdu, aralarında Rıfat Serdaroğlu'nun partisinin de bulunduğu birkaç parti daha toparlanmaya çalışıyor...

Çünkü ittifaklar, en küçük partiyi bile birkaç vekille Meclis'e çekecek potansiyel içeriyor...

Bu da küçük partileri her seçimde pazarlığın farklı bir aktörü olarak piyasada tutuyor...

Bu arada ardı ardına yapılan anketlere özellikle muhalefet tarafından sıkça vurgu yapılıyor...

Anketlerin büyük bölümünde AKP'nin ya da Cumhur İttifakı'nın oy oranının düştüğüne, Millet İttifakı'nın da yükseldiğine dikkat çekiliyor...

Anketler böyle diyormuş ama muhalefet partilerinde son dönemdeki tartışmalar ne yazık ki toplumun umudunda ve beklentilerinde ciddi erozyonlar yaratıyor...

AKP'nin cumhuriyet ve laiklik karşıtı politikaları toplumu gererken,

cumhuriyet, laiklik ve ülke bütünlüğüne dikkat çeken İYİ Parti, "Atatürk vurgusuyla" etkisini artırmaya çalışırken, Meral Akşener sokaklardan eksilmiyor, insanlarla temas ediyor, birebir görüşmelerde toplumun nabzını tutarak partisinde devinim yaratmaya çalışıyor... Peki ya CHP?..

ataturk-008.jpg

Gazi'yi tartışma gafleti!..

CHP çoğu kez kongre ve kurultay tartışmaları, önseçim sıkıntıları, delege savaşları ve parti içerisinde iktidar olma mücadelesi nedeniyle enerji kaybederken, diğer yandan da toplumda en çok tepki çekebilecek bir tartışmanın içerisine girmekten de ne yazık ki kaçınmıyor...

Heyhat, kendisini var eden, ayakta tutan ve kitlelerin desteğini almasında tek yaşamsal gerekçe olan "Atatürk" konusunda bile bazen inanılmaz gaflete düşerek, kendi ayağına kurşun sıkmaktan kaçınmıyor CHP...

İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun, bir toplantıda Atatürk yerine "Mustafa Kemal" demeyi tercih ettiğini açıklaması, sonra da bunu düzeltme çabaları sadece CHP tabanında değil, Atatürk'e saygı duyan diğer toplum kesimlerinde de infial yarattı...

Birçok milletvekili Kaftancıoğlu'na tepki gösterdi, CHP yönetimi konunun medyada tartışılmaması için milletvekillerine WhatsApp üzerinden uyarı yaptı, CHP lideri ise büyüyen tepkiler karşısında, "Mustafa Kemal Atatürk ortak değerimizdir" diyerek konuyu kapatmaya çalıştı...

CHP'de hiç tartışılmaması gereken konudur Atatürk...

Üzerinde dikkatle durulması, emanetinin yüreklice savunulması, ideallerinin yaşama geçirilmesi ve bıraktığı mirasın nasıl yüceltilmesi gerektiği konuşulmalıdır aslında...

Çünkü 18 yıllık AKP iktidarı karşısında çaresiz kalmasına rağmen, CHP'nin halen varlığını korumasının en büyük dayanağıdır Atatürk...

Hele de gericilerin, bölücülerin, ikinci cumhuriyetçilerin; Gazi'nin askeri dehasını kabul ederken, cumhuriyet devrimlerini reddetmek için ısrarla "Mustafa Kemal" dediği bir dönemde, Atatürk demekten kaçınmak CHP'nin geleceği açısından çok tehlikeli bir yaklaşımdır...

Cumhuriyetin kurucusu ile ilgili tanımlamalarda "Mustafa Kemal mi, Atatürk mü" şeklindeki tartışmaların hiç olmaması gereken yerdir CHP...

Bu konunun hassasiyetini bilmemek gafletten midir yoksa cumhuriyeti kuran partiyi başka mecralara çekme çabası mıdır, işte bu bile toplumun kafasını bulandırmaya, Atatürk nedeniyle CHP'ye oy vermekte ısrar eden kesimleri sinirlendirmekten öteye gitmez...

Bu saptamanın önemine vurgu yapan kamuoyu araştırmalarının bazılarına dikkat çekelim ki, hem seçmenin CHP'ye niçin oy verdiği anlaşılsın hem de bu konudaki hassasiyetin ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha anlaşılsın...

Kılıçdaroğlu masaya vurmalı...

Türkiye'de anket işi ranta döndüğü için ardı ardına ve de siparişle yapılan siyasal araştırmaların çoğu birilerinin beklentileri, hayalleri ya da toplumu yönlendirme çabalarına hizmet ediyor...

Ancak anketlerde "seçmen tercihleri"ni belirleyen kimi veriler var ki, siyasi araştırmalarda belki de en gerçekçi rakamları dışa vuruyor...

Çünkü buradaki sonuçlarla oynamanın anket firmalarına ya da anketi sipariş eden siyasi partilere bir yarar getirmeyeceğini herkes biliyor...

Birçok ankette seçmenler ideolojik duruşlarını rahatlıkla açıklayabiliyor... Ama anketlere katılanlar çoğu kez hangi partiye oy vereceklerini gizlemek zorunda kalıyor...

Bu nedenle, anketlere yansıyan oy dağılımıyla seçmen tercihleri arasındaki ince çizginin dikkatle izlenmesi-irdelenmesi gerekiyor...

Son 10 yılda seçmenin tercihleri ve ideolojik yaklaşımlarını ortaya seren onlarca anket yansıdı medyaya...

Bunların çoğunda, yüzde 65 ile 78'i arası oranlarda seçmen kitlesinin CHP'ye oy verme gerekçesinin sadece "Atatürk" olduğuna defalarca dikkat çekilmişti...

Mediar araştırma şirketinin İstanbul'la ilgili anket sonuçlarının da yer olduğu bir rapor 2 Kasım 2018'de medyaya yansımıştı...

Ankete göre, 24 Haziran 2018 seçimlerinde CHP'ye oy verenler kendilerini şöyle tanımlamıştı:

Yüzde 5.80 milliyetçi, 1.37 muhafazakar,

0.76 İslamcı,

2.60 liberal,

6.1 demokrat,

11.76 sosyal demokrat,

yüzde 62.44 Atatürkçü,

4.58 sosyalist ve

4.27 diğer.

Ankette, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde  Atatürkçülerin yüzde 79.54'ünün CHP'ye oy vereceği, yüzde 7.17'sinin ise adaya bağlı olarak karar vereceğini söylediğine dikkat çekilmişti...

Bu anketi haberleştirenlerden biri olan Odatv,

"CHP'nin kendi tabanının sosyolojisine yabancılaşmasının, bir siyasi başarı sağlamasının mümkün olmadığı" şeklindeki uzman görüşüne de yer vermişti... Aşağıdaki yoruma da aynı haberde dikkat çekilmişti;

"CHP izlediği merkezi siyasal çizgiden bağımsız olarak asıl yöneldiği liberal ya da sosyal demokrat (bunu Atatürkçü olmayan bir eğilim olarak yorumlarsak) kesimlerin oyunu yine alamıyor buna karşın Atatürkçü kitle yine (bir tür mecburiyet duygusuyla olması muhtemel) CHP'ye oy veriyor. Doğru-yanlış tartışması olmadan bu yönelim siyasi bir akılcılık gibi görünmüyor... Kendi kitlesini korumadan toplumun başka kesimlerinden güç alabileceğini düşünmek Türkiye şartlarında hiç gerçekçi değil."

CHP'de Atatürk tartışması niye sonlanmalı biliyor musunuz;

Ülke karanlıkta, iktidar cumhuriyetle uğraşıyor, tarikatlar, cemaatler, bölücüler- gericiler Atatürk'e saldırıyor...

Toplum gerginken ve AKP'den kurtulmayı beklerken, CHP içindeki söylemlerde Atatürk adının dışlanması sadece iktidar çabalarına değil, hem CHP'ye hem de Millet İttifakı'na büyük zarar verir...

Kılıçdaroğlu elini masaya vurmalı, Atatürksüz bir CHP'nin CHP olmaktan çıkacağını net olarak anlatmalıdır... Aksine erozyon kaçınılmazdır!..

 

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları