CHP'de görünüm ve Büyükçekmece

A+A-
Burhan AYERİ

Bütün gelir kaynakları budandı. En önemli vergi tahsilat merkezi "sanayi bölgesi" elinden alınıp Esenyurt'a bağlandı. Yani can suyu kesildi.

Hızlarını alamadılar "Büyükçekmece'ye Hoş Geldiniz" tabelasını parça parça ettiler. Bu öfke neden? Sebep, tüm engellemelerine rağmen başkan Hasan Akgün'ü deviremedikleri için.

Her seçimde iki yandaş gazetede yayımlattıkları aynı "iftiraları" bu kez kâğıt maliyeti oldukça yüksek özel eklerle kapılara bırakıyorlar. Uydurma haberlerde sadece "tetikçi gazeteciler"in imzaları eksik!

En ilginci de, hâlen İstanbul Büyükşehir Başkanlığı'nı yürüten Mevlüt Uysal'ın yıktırdığı tabela için söyledikleri; "Nerede ilçe tabelası var ki, Büyükçekmece'de olsun" (suçun açıkça itirafı.) İlçe sembolünü indirebilirsiniz. Yüz parçaya ayırmak neyin nesi? Bu nasıl öfke? Bu özel yayınların ilave baskılarında bu bölüm niye çıkarıldı?

Uysal'ın vaadine de bakın "Büyükçekmece'ye metro getireceğim." Yahu bunun planı yıllar önce yapıldı. Programı çoktan hazır. Engelleyen siz değil misiniz?

Gerçek olan

Sivas'ta Madımak Otel'de insanları diri diri yakanların savunmasını yapan avukat grubunda Mevlüt Uysal'ın da yer aldığından niye hiç söz edilmiyor?

Bir başka detay da Alanya, yani Akdeniz kökenli siyasetçinin Karadeniz ve Rumeli yoğunluğu taşıyan Büyükçekmece'den nasıl aday olduğu. Ya da kazanacağına nasıl inandırıldığı.

Büyük dayanışma

Bu arada Hasan Akgün'ün seçim kampanyasını açışı, muhteşemdi. İkisi DIGITURK platformunda, üç ekrandan birden canlı yayına şaşırdım. Katılımcılar arasında eski bakanları, parlamenterleri ve Canan Kaftancıoğlu dâhil il yönetimini görünce olayı çözdüm. Tanıtım için gerekli meblağ merkezden ayrılmıştı.

Projelerin sunumu için hazırlanan film ve grafikler iyiydi. Takdim güzeldi. İtiraf etmem gerekirse, işin televizyon yoluyla oturma odalarına kadar ulaştırılmasını sevdim. Takdim, benim gibi güçlükle yürüyenlerin ayağına kadar taşınması düşüncesine bayıldım.

İmamoğlu da vardı

Konuşmalar sırasında ortaya çıkan dayanışma mükemmeldi. Özellikle de İBB adayı Ekrem İmamoğlu'nun birleştirici üslubunu çok tuttum. Anlaşılan CHP-İYİ Parti ortak adayının temposu düşmeyecek.

Sözünü ettiğim tanıtımın devlet imkânlarıyla yapılmadığı ortada. Seçim tarihi yaklaştıkça partideki kenetlenme iyice fark edilir hâle geldi.

***

Bir bölen mi?

Gelelim Mustafa Sarıgül'ün U dönüşüne. Kendine göre haklı mazeretleri olabilir. Ancak DSP'ye geçişi sadece Şişli'de etkili olmayacak. Marmaris'ten pek çok yerleşim birimine kadar "küskünler"e DSP'den kapı açıldı.

Kendini "siyasetin Messi"si ilan eden Sarıgül'e CNNTURK'te ayrılan süre hemen fark edildi. Birilerinin bu bölünmeye nasıl mutlu olduğunun göstergesiydi. Şimdi de "CHP'den kopan her oy bizim için kazançtır" taktiğini uyguluyorlar. Aynı takımın DSP'ye kesintisiz takviyesi sürecektir. Yani "ne götürürsek kârdır" taktiği.

***

Zorlanarak

Dikkat ettinizse, bugüne kadar birkaç konuya hiç girmedim. En başta da 12 Eylül askerî savcılarından Albay Nurettin Soyer meselesine. Çünkü, adı geçtikçe aklıma Aydın Esi kardeşim geliyor. Cezaevinde tutulduğu yıllarda uğradığı işkencelerle neler çektiğini iyi bilenlerdenim. Vücudunun uğradığı tahribatın kalıntılarını Hakk'a yürüdüğü güne kadar taşıdı. Yine de hiç kimsenin babasının ve hatta kan bağı olanların tümünün yaptıklarından sorumlu tutulmayacağına inanıyorum.

***

VAR'ın yeni hataları

Rize-Erzurum ve Bursa-Konya  maçlarında aynı hastalık hortladı. Hakemlerin yanlışlarına VAR Odası'nın hataları eklenince yine canlar yakıldı.

Bunların bazılarına "gri değerlendirme" diyerek isim babası olan Ömer Üründül'ün, TRT Spor'daki "Yüz Yüze Futbol"unu ben nasıl izliyorsam, bütün hakemlerin de seyretmesi şart. Üründül'ün tespitlerinde tek hata yok.

Gecikmiş bir değerlendirmeyi de şimdi yapmak istiyorum. Erdoğan Arıkan'ın geçtiğimiz perşembe günkü anonsunu tekrarlayacağım; "Bir efsanenin, Orhan Ayhan'ın programını izlemeye hazırlanın."

Bu ne güzel kıymet bilirlilik. Erdoğan Arıkan'a tebrikler.

BAŞSAĞLIĞI

Nazire Dedeman'ı kaybettik. Oğlunun öldürülmesinden sonra kurduğu Umut Vakfı'nda (oğlunun adıydı) verdiği mücadele hiç unutulmayacak. Türkiye'de ferdi silahsızlanmaya katkısını hep yaşatacağız. Ailesinin hayatta kalanlarına başsağlığı, Nazire Hanım'a rahmet diliyorum.

GÜNÜN SÖZÜ

Mutlu insan, parlak zekâlı olamaz. K. Mansfield

 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları