Çözüm Adana Mutabakatı-2 mi?

A+A-
Cahit Armağan DİLEK

Biz İdlib'teki adı konmamış Türk-Rus krizini konuşuyoruz ama bu kriz Fırat doğusuna da yansımış durumda. Türkiye, o bölgedeki ortak devriyelere katılmıyor. MSB yaptığı açıklamada, Barış Pınarı bölgesinin doğusunda ve batısındaki alanlarda (Rusya'nın nüfuzundaki alanlar) PKK/YPG varlığının halen sürdüğünü belirtip Rusya'yı mutabakatın gereğini yapmamakla suçluyor.

Yerel medyadaki haberlere bakılırsa, önceki gün TSK ve ÖSO'nun Barış Pınarı Harekat (BPH) bölgesinin güneyinde Ayn İsa noktasında M4 yoluna yakın yerlerde yeni kontrol noktaları tesis ediyor. Halbuki Rusya, TSK ve ÖSO'nun M4'ün 5 km kuzeyine çıkmasını istemiş ve BPH güney sınırı kuzeye çekilmiş, M4 tamamen Rus/Suriye kontrolüne girmişti.

Türkiye'nin bu hamlesinin de Rusya'yı kızdıracağı aşikar. ABD'nin de eş zamanlı olarak Haseke'de yeni askeri üs kurduğu haberlerine bakılırsa ABD-Türkiye eşgüdümü İdlib'ten Irak sınırına kadar tüm Suriye kuzeyinde genişliyor. Rusya'nın buna kayıtsız kalması mümkün mü?

Türkiye'nin bu gözle görülür hamleleri ve ABD ile 2015'lerdeki ortaklık günlerine dönmesi Rusların Türkiye'ye karşı tutumlarını iyice sertleştiriyor.

Son iki saldırıdan sonra Rusya'dan ne baş sağlığı ne de üzüntü mesajı var. İran da aynı şekilde. Halbuki İran ve Rusya, Astana ve Soçi ortaklarımızdı. Günün sonunda artık sahada ortaklık kalmadı, sadece kağıt üzerinde.

İktidarın küçük ortağının dünkü konuşmasındaki "Şam'a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmeli. Yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad." sözleri aynı zamanda iktidarın büyük ortağının da düşüncesi olabilir mi?

Rusya ile Ankara'da yapılan görüşmelere Türk tarafında üniformalı askerlerin çokluğu, Rus tarafında ise belki de tek askeri şahsın sivil kıyafetli olması manidar. Bu fotoğraf bile tarafların kafasındaki çözüm yönteminin ipucu gibi duruyor.

Cumhurbaşkanlığının iletişim yetkilisi ve AKP sözcüsüne göre Suriye "düşman kategorisinde". İran ve Rusya tam olarak Suriye'nin yanında pozisyon aldığına göre onları nasıl tanımlayacağız? Düşman. Bu nasıl bir savrulmadır?

Bu gidişatla siz S400 sistemlerinin aktive edilebileceğini düşünüyor musunuz? Bizzat NATO ülkelerinin elindeki füze ve uçaklara karşı dizayn edilmiş S400'leri "düşman" Rusya'dan gelecek saldırılara karşı kullanabilecek miyiz? Sizce Rusya buna izin verir mi? Zaten buna karşı bir önlem düşünmemiş midir?

Görünen o ki ABD çok iyi bildiği bir şeyi, düşman değiştirme operasyonunu yapıyor. 2016'dan bu yana Türkiye'nin Suriye'deki ortaklarını yeniden düşman kategorisine alınmasını başarıyor.

Nitekim ABD'nin de tahrik ve teşvikiyle İdlib'te Suriye'ye karşı savaş pozisyonuna geçen Türkiye'nin İdlib kuzeyinde (M4 kuzeyinde) kısa bir süre sonra bir güvenli bölge ilan etmesi olasılığı artıyor. Bugün Türkiye'de olacak ABD'li diplomat Jeffrey'nin gündeminde bu konunun da olacağını söylemek mümkün. Sizce S400'leri güvenli bölge için kullanabilecek miyiz?

Rusya, kuşkusuz Batı ve NATO içinde kırılganlık yaratmak, ittifakı zayıflatmak adına kağıt üzerinde de olsa Türkiye ile işbirliği yapıyor gözükmeye devam isteyeceğini görmek lazım.

Rusya Türkiye'yi Suriye'deki işbirliği üzerinden yanında tutmak için değişik mekanizmaları devreye soktu. Bunlardan biri de Adana Mutabakatı.

Rus tarafının İdlib'teki krize ilişkin ana çözüm önerisi Suriye'nin M5'in tamamını kontrol altına alması, bölgenin diğer tarafında ise tarafların bulunduğu mevcut konumlarını esas alacak hattın güneyinde Suriye kuzeyinde Türkiye kontrolünde bölgeler oluşturulması, TSK-ÖSO'nun bu hattın kuzeyinde Suriye ordusunun da hattın güneyinde kalmasıydı. Ama kaynaklar Türk tarafının bu öneriyi hiç kabul etmediğini bildiriyor. İnanılmaz.

Üstüne üstlük Türkiye, Suriye ordusunun Eylül 2018'de pozisyonuna yani geçen bir buçuk yılda kontrol altına aldığı yerlerden çekilmesinde dayatıyor. Olacak bir şey değil ama Türk tarafının tutumu bu. Suriye'ye kendi topraklarından çekil diyorsun. Onun yerine kim gelecek? Terör örgütü HTŞ ve artık onun güdümünde kalan ÖSO grupları.

Rusya'nın görüşmelerde gündeme getirdiği bir konu da Adana Mutabakatıydı. Türkiye, Putin'in hatırlattığı Adana Mutabakatının Suriye'de operasyon hakkı verdiğini söylerken Suriye tarafı bu doğru değil diyor. Gerçekten de mutabakatta otomatik operasyon yetkisi yok.

Gelinen gün itibariyle Soçi mutabakatı işlerliğini kaybetmiş durumda. İşte Rusya, öyle veya böyle Türkiye'yi yanında tutmak ve Şam ile Ankara'yı barıştırmak maksadıyla son görüşmelerde sahadaki yeni gelişmeler çerçevesinde Adana Mutabakatının güncellenmesini önermiş.

Böylece yeniden imza altına alınacak Adana Mutabakatı-2  ile Suriye ve Türkiye de diplomatik ilişkiyi yeniden tesis etmiş olacak. Bu anlaşma sadece İdlib değil tüm Suriye kuzeyine ilişkin yeni bir süreci de başlatabilir.

Lakin Ankara'daki karar vericiler sahadaki durum, küresel ve bölgesel askeri-politik fotoğrafa dayalı karar yerine tamamen duygusal kararlarla hareket ettiğinden Rusya'nın bu ara formülüne sıcak bakmıyor.

Rusya'ya karşı da elinde fazla koz yok ama anlaşılmaz derecede hamleleriyle de sanki tercihinin savaş olduğu resmi veriyor.

Bunu iyi bilen ABD de, Türkiye'nin şimdiki pozisyonu koruması için havuçlar göstermeye yanındaymış gibi davranmaya devam ediyor. Türkiye, o havuçların tuzak olduğunu görmeli. ABD yalanlarına kanmamalı.

dfs-004-001-011.jpg

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları