Cumhurbaşkanı kimi TFF başkanı yapar!

A+A-
Vedat BAYRAM

2003 yılından sonra 11 yıl Sabah Gazetesi'nde spor yazdım. Serdar Ali Çeliker gazetenin spor müdürü ve kardeşimdi. Dürüst adamdır. Birkaç gün önce bir röpörtajına rastladım. Bu federasyon mayısı göremez. Devletle işi olan adamı TFF'ye başkan yapmayacaksın. Nihat ağabinin (kendi tabiriyle) Cumhurbaşkanı, Maliye Bakanı, Ulaştırma Bakanı ve İçişleri Bakanı'yla işi var. Dolayısı ile eli kolu bağlı, o gitsin kendi işini yapsın. Bu kadar kurumla "alışverişi olan TFF'ye başkanlık yapamaz. Yapsa da başarılı olamaz" diyor. Bu işi en iyi ben yaparım. Çünkü devletle işim yok. Bir kişiyi dinlerim, bir kişiyi tanırım o da Cumhurbaşkanı. Başkası vız gelir tırıs gider. O nedenle ben TFF başkanı olacağım diyor. Bence bir açıdan doğru da söylüyor. Kardeşim Serdar bu kafayla çok kolay TFF başkanı olur. Zaten Türkiye'de şimdi yöntem bu. Ne olacak irade bir kişide. "Abi sensin, ben bir seni tanırım" başkası havasını alır dedin mi, insan nefsi bu; titrin, birikimin, mesleğin veya ihtisasın ne olursa olsun milletvekili de olursun bakan da olursun. Bunları olduktan sonra TFF başkanı haydi haydi olursun.

***

Serdar senin Nihat ağabeyin de bu bakış açısı ile TFF başkanı oldu zaten. İşte bu noktada o mantıkta olan herkes başkan olur da bir biz veya bizim gibi devlet adabı görenleri TFF başkanı yapmazlar. Hatta Türkiye'nin en büyük ilinde en başarılı spor müdürü iken genel müdür yapmadıkları gibi! Hatta 25. dönemde milletvekili olduğun halde 6/7 ay sonra seçimi tekrarlattıkları gibi. Ha bu arada söyleyeyim; Devletin en Âli makamını tanımamak gibi bir nezaketsizlik yapacağımızdan da değil. Cumhurbaşkanlığından gelecek bir talimatı dinlemeyeceğimiz cüretkarlığından hiç değil. Peki niçin? TFF başkanının velinimetinin kulüpler olduğunu bildiğimden. Elbette TFF Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı makamını tanır ve talimatlarını dinler. Fakat ondan önce kulüplerle oturur, onların talep ve ihtiyaçlarına göre kendi programını ve işini yapar, daha sonra makama gider doğruyu arz eder. Böylelikle de yoğun devlet işleri arasında onun kamuoyu nezdinde kontrpiyede kalmasına mani olur. Bizim Devlet terbiyemize göre racon bu. Ben şimdiye kadar böyle yaptım ve yine böyle yaparım. İyi bir bürokrat çok emin olduğu teknik bir konuda bir "mahsurlu talimat" alırsa "emredersiniz efendim yapalım, fakat şöylede bir yol var" diyebilendir. İçinde bulunduğumuz durumda da böyle adamlar yerine "ama, fakat, lakin" demeyenleri tercih ederler. O nedenle Serdar Ali Çelikeri ya da onun Nihat ağabeyisini TFF'ye başkan yaparlar ama bizi hayır!..

Yazarın Diğer Yazıları