Cumhurbaşkanına hakaret Türk milletine hakarettir!

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında Yunan medyasının yaptığı kahpece yayınlara büyük tepki gösteriyor ve nefretle kınıyorum. Türkiye'de yapılan suç duyurusu dışında bakıyorum da AKP'de, hükümet de gereğini yapmıyor.

Yunan ile istikşafi görüşmelerde ne konuşacağız?

- 12 Adanın Lozan anlaşmasına aykırı silahlanması; HAKLIYIZ…

- 18 Türk adası Yunan işgalinde; HAKLIYIZ…

- Akdeniz'de kıyısı olmayan Yunan'ın Münhasır Ekonomik Bölge iddiasında; HAKLIYIZ…

- Sınırımızda NATO üyesi Türkiye'ye karşı iki NATO ülkesi Amerika ile Yunanistan askeri tatbikat yapıyor; HAKLIYIZ…

- Kıta ve Hava sahanlığı konularında; HAKLIYIZ…

- Yunan medyası cumhurbaşkanına günlerdir alçakça saldırıyor; HAKLIYIZ…

O halde yapılması gerekenleri önereyim:

- Yunanistan'a nota verin, Türkiye'den de Türk halkından da özür dilenmesini isteyin,

- Büyükelçimizi Türkiye'ye çekin,

- Yunan Büyükelçiyi "istenmeyen adam" ilan edin…

- AKP heyeti ile Yunan büyükelçiliğine siyah çelenk bırakın,

- 12 Adanın silahtan arındırılması ve işgal ettikleri 18 Türk adasının boşaltılması için süre verin, uyulmaması halinde askeri müdahale ihtarı yapın,

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan,

Yunan medyasının şahsınıza yaptığı şerefsizce saldırıları şahsınız olarak sineye çekemezsiniz.

Türkiye'nin en ağır şekilde karşılık vermesini sağlamalısınız.

Size yapılan hakaretler büyük Türk Milletine yapılmış sayılır ki asla hazmedemeyiz…

Değerli okurlarım,

Basın Meslek Kuruluşlarının yöneticilerini de Yunan Büyükelçiliğine siyah çelenk bırakmaya ve Yunan medyasını kınamaya davet ediyorum.

Sonsöz Gazetesi köşe yazarı duayen tarihçi Prof. Dr. Yılmaz Kurt'un "Yunan Kullanılıyor" başlıklı yazısı özetle şöyle;

"Yunanlılar tarih boyunca en az 3 kez dolduruşa getirilmiş ve çeşitli devletler tarafından siyasi malzeme olarak kullanılmıştır.

Birincisi 1765- 1770 yılları arasında Ruslar tarafından gerçekleştirilmiştir. Sıcak denizlere inmek isteyen Rusya Akdeniz'de kendisini lojistik olarak destekleyecek bir köprübaşı bulmak zorundaydı. Bu yüzden kendisi gibi Ortodoks olan Yunanlıları kullandı…

Kırım meselesi Rusya ile Osmanlı arasında çekişme ve savaş konusu olunca Rus istihbarat birimleri yıllarca uğraşarak Yunanistan'ı ayaklandırmak üzere birçok casus yetiştirdiler.

Bunların en ünlüsü Hacı Murat isimli casustur.

Mora'nın isyana hazır olduğu ve Rus donanmasının gelmesi ile birlikte isyanın başlayacağı Katerina'ya bildirildi.

Ancak talih Türklerden yanaydı. Rus donanması fırtınadan dolayı belirlenen tarihten önce Manya limanına sığınmak zorunda kalmıştı.

Rum halk donanmanın gelmesini işaret sayarak hemen isyan bayrağını çekip Türklere saldırmaya başladılar.

Osmanlı Başkomutanı Muhsinzade Mehmet Paşa, Müderris Osman Ağa, Çatalcalı Ali Ağa gibi ayanları 10.000 kadar asker ile birlikte Mora'nın merkezi konumundaki Tripoliçe'de toplamayı başardı.

General Orlov'un Psaros komutasında gönderdiği 15.000 asker 9 Nisan 1770 tarihinde Osmanlı askerine yenildi.

İKİNCİSİ

15 Mayıs 1919'da Yunanlılar bu kez de İngiliz politikasına kurban edildiler. İzmir'e asker çıkardılar. Megalo İdea'yı canlandıracaklardı.

Anadolu'yu alacaklar, İstanbul'u başkent yapacaklar, Türkleri Sevr'i kabul etmeye mecbur edeceklerdi.

Böylece İngilizler, "maşa varken elini yakmamış" olacaktı. Ama evdeki hesap çarşıya uymayacak ve Yunan askeri Sakarya'dan geçemeyecekti.

9 Eylül'de İzmir'i yakıp tekrar Atina'ya kaçan Yunanlılar büyük yenilgilerini en az zararla geçiştirmeyi başardılar.

Bundan cesaret alarak Enosis hayalleri ile Kıbrıs'ta karşımıza çıktılar. 1974'de boylarının ölçüsünü aldılar.

ÜÇÜNCÜSÜ

2020'de ise huysuz komşumuz bu sefer de Fransız sandalına binmiş ve Türkiye'yi Akdeniz'e çıkamaz hale getirmekle görevlendirilmişti.

19 yıldan beri birçok Akdeniz adasını Lozan'ı, Cenevre'yi "bütün anlaşmaları yok sayarak" silahlandırmış olmasından cesaret almaktaydı.

Mısır'daki ihtilalci general ile kendi kendilerine anlaşmalar imzalamışlar ve Akdeniz'i parsellemek sevdasına düşmüşlerdi.

Fransa, Doğu Akdeniz'de Haçlı artıklarının izini sürerek bir köprübaşı elde etmek ve her zaman kullanılmaya hazır Yunan'ı kullanmak onun için çok zor değil…

Türk dostluğuna ihanet etmek Rumlara hiçbir zaman yarar sağlamadı, bundan sonra da yarar sağlamayacak.

Yarın 'bizi bırakıp nereye gidiyorsunuz' diye ağlarlarsa hiç şaşırmam.

Türkiye'nin 100 yıldır uygulamakta olduğu 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesinin kıymetini bilerek halkının refah düzeyini artırmaya çalışmak fırsatını Yunanistan bazı ham hayaller uğruna ayaklar altına alıyor.

Bu kendisine de bölge barışına da hiçbir şey kazandırmayacak. Belki Fransa Yunanistan'a birkaç gemi ve birkaç uçak satarak kazanç sağlayacak. Ama Yunan halkı hiçbir şey kazanamayacak."

Sayın Erdoğan, Yunanistan'ın istikşafi tuzağına düşmeyin…

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58