DELİ

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Geçen hafta bizim gazetede önemli bir haber yer aldı. (Hepsi önemli de, bu önemlilerden biri idi ):

"Beyaz Saray'ın Delileri"

Habere göre, ABD başkanlarının yüzde 49'u akıl hastalığı geçirmiş, yüzde 27'si de bu hastalığa görevi sırasında yakalanmış!

Baktım, hangi başkanmış bunlar diye.

George Washington, Thomas Jefferson, Theodore Roosevelt, Lyndon Johnson, Richard Nixon ve Woodrow Wilson "Beyaz Saray'ın delileri" arasında yer alıyordu.

Bu son sıradaki Wilson'a az sonra tekrar döneceğim.

DELİ DEĞİL "İNSANE"

Öncelikle şunu belirtmek isterim.

Artık ruhbilimsel alanda (psikoloji ve psikiyatride) "deli" sözcüğü kullanılmıyor.

Bu sözcük hukuk, adli bilimler ve halk dilinde kaldı.

Akıl ve zihin hastalıkları alanında İngilizce karşılığı olan "insane" kullanılıyor.

Halkın delilik (insanity) dediği durum, "kişinin doğruyu yanlıştan ayıramaması, eylemlerinden sorumlu olmaması ve yasal sözleşme yapma ehliyetinin bulunmaması" demek.

İlginç biçimde, bu tanımlama yani bir insanın akıl hastalığına tutulup tutulmadığı ülkeden ülkeye, kültürden kültüre göre de farklılık gösteriyor.

ABD Başkanları'nın akıl sağlığı

2006 yılındaki incelemeye göre, akıl hastalığı geçiren ABD başkanlarındaki belirtiler şunlarmış:

Kişilik bozukluğu, kaygı bozukluğu, depresyon, psikopatlık, yalancılık, duyarsızlık, yüzeysel cazibe, benmerkezcilik, aşırı risk alma, dürtülerini kontrol etmede zorlanma ve korkusuzluk!

Türkiye'yi işgal ettiren

Yarın 23 Nisan. Ulusal Egemenliğimizi kutlayacağız.

Bu açıdan bizim için ayrı bir önemi olan Woodrow Wilson'ın hastalığı ise, başkanlığı boyunca süren depresyon ve paranoya idi.

Daha sonra da felç geçirmiştir.

Woodrow Wilson, 1919'da Yunanistan, İngiltere ve Fransa'ya Türkiye'yi işgal ettiren, ABD savaş gemileri ve askerleriyle işgale katılan bir ABD başkanı idi.

O kadar ki, Yunanlılar'dan önce tek başına işgali planlayan ABD, Arizona zırhlısını üç gün önce İzmir limanına demirlemişti.

Wilson, "Boğazlara ve İstanbul'a Amerikan askeri yerleştireceğiz, İstanbul bir Türk kenti değildir. İstanbul Boğazı ve çevresindeki bir arazi parçasını da Amerikan mandasına almalıyız" diyen kişiydi.

"Sultan İstanbul'da kalacak ve Anadolu'da Türklere bırakılan yerlerin egemeni olacak. Fakat İstanbul'u yönetme yetkisi olmayarak orada bir çeşit Papa durumunda bulunacaktır."

"Amerika'da inanılmaz ölçüde Türklere kin beslenmektedir."

"Türkiye bütünüyle ortadan silinmeli."

Bu sözler, işgalin ardından Türkiye'yi Ermenistan, Lazistan, Kürdistan ve diğer etnik parçalardan oluşacak biçimde dört parçaya bölmek isteyen ABD Başkanı Wilson'a aittir.

23 Nisan öncesi hatırlamanın yeridir.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları