Devlet olmayan kimin bayrağını astık?

Devlet olmayan kimin bayrağını astık?

Kuzey Irak'taki Kürtlerin lideri Mesud Barzani Türkiye'ye geldi biliyorsunuz. Resmi devlet töreni ile karşılandı. Öyle bir devlet olmadığı halde sanki varmış gibi güya bir Kürdistan bayrağı göndere çekildi.

Yabancı devlet adamları ziyarete geldiğinde bayraklarının göndere çekilmesi adettendir. Ama devletse tabii.

Kürdistan diye bir devlet var mı?

Yok.

Ne var?

Irak'ın kuzeydeki bir bölümüne "Kürt bölgesel yönetimi" deniyor. Sonuçta Irak'a bağlı, aslında özerkliği de olmayan ama fiilen özerkmiş gibi olan bir yer burası.

 Türkiye'yi yönetenler hangi amaçla olduğu bilinmez olmayan bir devletin bayrağını asarak bir tür diplomatik skandal yarattılar. Ama belki de bugün olmayan bir devlete Kürt devleti muamelesi yaparak PKK'ya "Başkanlık geldiğinde size de özerklik tanıyacağız merak etmeyin" mesajı vermek istiyorlardır. Ne günlere kaldık değil mi?

Can Ataklı Korkusuz

***

Barzani'nin paçavra haritasını ne çabuk unuttunuz

----------

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmek üzere Türkiye'ye gelen IKBY Başkanı Mesut Barzani'nin ilk sözü "Barış süreci için" Demirtaş ve diğer vekillerin serbest bırakılması gerektiği oldu.

Daha önce de söylediği cümleleri tekrarladı ve "Irak ve Suriye sınırlarının anlamsız hale geldiğini, Irak'ın merkezi yönetiminin geçmişte kaldığını" söyledi.

Ne demek istiyor; "Bu harita değişti, artık bu iki ülkeyi birleştiren Irak ve Suriye Kürdistanları var".

Bildiğiniz gibi Barzani'ye ait olan Rudaw TV'de "Türkiye'nin Erzurum, Sivas, Van, Malatya, Hatay, Mersin gibi illerini içine alıp Karadeniz bölgesine kadar uzanan kısmı" Suriye ve Irak Kürdistanları içinde gösteriliyor. Barzani'nin Musul ve Telafer'deki amacı da buralardan toprak alıp, iyice büyüttüğü IKBY'ye katmaktır. Bu durumda; "barış süreci" demekle neyi kast ettiğini sormak gerekiyor!

Güngör Mengi Vatan

***

ABD'yle delirmeceler

-------

Emekli general Nejat Eslen soruyor:

"Meksika'nın kuzeyinde bir terör örgütü ABD sınırında belli bir bölgeyi kontrol etse, bir devlet kurmayı amaçlasa ve o devleti ABD güneyine de yaymayı amaçlasa...

Ve Türkiye binlerce kilometre uzaktan gelerek bu terör örgütünü desteklese, silah yardımı yapsa, ABD'den terör örgütüne hava desteği sağlamak için üs talep etse, ABD'nin tutumu ne olurdu?

Herhalde bize 'Siz delirdiniz mi?' derlerdi...

Peki öyleyse biz ABD'nin İncirlik'i kullanarak PKK uzantısı PYD'ye hava desteği ve silah sağlamasını nasıl kabul edebiliyoruz?"

Melih Aşık Milliyet

***

Oy avcılığı ve idam!

***

"İdam isteriz!"

İktidar partisinin meydan mitinglerinde böyle bağırıyorlar.

İdamı AKP yandaşları ile birlikte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli destekliyor.

Bu durumda anayasayı tekrar rahatlıkla değiştirebilirler. Ee, peki çıkarsanıza idam kanununu! Hayır, o konuda hiçbir çalışma yok...

Peki, neden böyle yapıyorlar?

"İdam iyidir ya da kötüdür" ayrı bir tartışma konusu!

Diyelim ki anayasa yeniden değiştirilip ülkemize idam cezası geri getirildi.

O zaman Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkması gerekecek.

Avrupa Birliği'ne üye olmak hayalimiz de tamamen bitecek ve Avrupa yolları bize kapanacak!

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden de ayrılıp uygar dünyadan kopacağız!

Türkiye tüm bunları göze alabilir mi? Hayır! Ülkemizi yönetenler böyle bir duruma asla cesaret edemezler!

Öyleyse nedir bu "İdam" çığlıkları?

Maksat milletin gazını almak, toplumun gönlünü hoş ederek saf insanların oylarını kapmak!

İdamı o kadar çok istiyorlarsa, 16 Nisan'da oylanacak olan 18 maddelik Anayasa Paketi'nin içine neden koymadılar?

Rahmi Turan Sözcü