Dilencide "emek" ve "alınteri"

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Hafta içinde medyada şöyle bir haber yer aldı:

"Sirkeci'de yakalanan 55 yaşındaki V.Ö'nün üzerinden 300 TL çıktı. Paralarına el konulan V.Ö, kendisine engel olan zabıtalara, 'Benim alın terim. O kadar saat güneşin altında bekledim' diye karşı çıktı."

Tam bir inceleme konusu.

Kendilerini "normal" kategorisinde gören insanlar, dilencilerle arasına "mesafe koyar!"

Çoğumuza (ve yasalara) göre, dilencilik kötü bir meslektir. (Burada yerimiz sınırlı olduğu için ayrıntılara girmeyeceğim.)

Çünkü emek yoktur, çalışmadan kazanmaktadır, vicdanları sömürmektedir vs.

Oysa paralarına el konan "dilenci" V.Ö.'nün "Benim alın terim. O kadar saat güneşin altında bekledim" sözleri çok düşündürücü ve sosyal ve felsefi antropolojinin inceleme konusudur.

Dünyada siyasette yaşananları, büyük yolsuzlukları, halkın parasını iç edenleri, atom bombalarını ve her türlü melaneti göz önüne getirerek şunu soruyorum:

Dilencinin "rol yapması" (Goffman), güneş/yağmur altında beklemesi, "onurunun kırılması ve utanç" riskini üstlenmesi vd. "emek" değil midir?

Dilencideki "yalan" hangi mesleklerde yok acaba?

YENİ BİR BİLİM

Biyomimikri ya da biyotaklit

Yusufçuk kuşundan esinlenilen helikopter.

 

biyomimik-3.jpg

Mimaride biyomimikri örneği.

Bilim o kadar hızlı gelişiyor ki kimi gelişmelerden haberimiz bile olmuyor.

Yeni bir kavram var: Biyomimikri ya da biyomimetik.

Bu, aslında psikoloji için yapılan tanımla aynı: Geçmişi çok eski, tarihi yeni!

Teknolojik araç-gereçleri üretirken eskiden beri doğadan esinleniyor ve tasarımları doğadan taklit ediyor ve kopyalıyoruz.

Şimdi bu yeni bir bilim haline geldi.

Dünyanın varlığından bu yana, insan dışı canlılar (hayvanlar, bitkiler, bakteriler, mikroplar) birer mühendis gibi çalışıyor.

Belgesellerde gördüğümüz gibi, örümceğin ağının gücü, kuşların kanatlarını çırpışı ve havada kalma becerileri, deniz kabuğunun inanılmaz sağlamlığı, kutuplardaki balıkların soğuğa karşı hayatta kalabilmek için kendilerini dondurup sonra yeniden canlanmaları, birçok hayvanın özel navigasyon sistemlerinin olması insanları onları daha yakından incelemek "zorunda" bırakmıştır.

Hayvanlar, insanlar tarafından aşağılanan onurlarına yeniden kavuşuyorlar.

Hayvanlara her bakımdan iade-i itibar yapmalıyız.

178 YIL ÖNCE BUGÜN

Antonin Dvorjak doğdu

antonin.jpg

Tam 178 yıl önce bugün (8 Eylül 1841) dünyanın büyük keman ve org virtüözlerinden biri doğdu: Antonin Dvorjak (Okunuşu: Antonin Dvorjak).

Bohemya'da Prag civarında "Nelahozeves"  kasabasında doğan Dvorjak, bir kasabın oğlu idi.

Dvorjak'ın ünü 37 yaşında tüm dünyaya yayıldı.

Brahms, Wagner ve Elgar gibi büyük bestecilerin desteğini kazandı.

1904 yılında 63 yaşındayken geçirdiği felç (inme) sonucu yaşamını yitiren Dvorjak'ın en ünlü eseri "9.Senfoni"dir.

Bizim açımızdan bunun ayrı bir önemi var.

Ceviz Kabuğu'nun jenerik müziği Dvorjak'ın 9. Senfonisinin en hareketli bölümüdür!

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları