DİYANETTEN SPORA "DANIŞMAN"

A+A-
Vedat BAYRAM

Yeniçağ Spor olarak gazetemiz ve şahsen ben, Türkiye'nin spor politikaları ve Türk sporunun gelişimi ile ilgili her adımı dikkatle takip ediyoruz. Bu konuda milletimizin menfaatleri ile ilgili tüm gayretleri hangi siyasi orijinden gelirse gelsin destekleriz. Yanlış, zararlı, toplumsal getiriden çok şahsi ve siyasi çıkarlı olanları da sadece eleştirip deşifre etmek değil, çözüm önerileri ile sunmayı da misyon telakki ederiz. Bu mantıktan hareketle bu yazımızda da Spor Bakanlığımızın yaptığı veya yapması gereken proje ve hamleleri görüş ve önerilerimizle Türk sporuna katkı sağlayacak şekilde size sunup, yaptıkları marifetlere de iltifat edeceğimizi bilmenizi isteriz. Bu hafta bu konuların başında Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında yapılan "Manevi danışmanlık" ve "Din hizmetleri protokolü" ilk sırayı almaktadır. Her ne kadar sosyal medyada bazı kişilerce atanamayan öğretmenler dururken spor teşkilatına imam atamak gibi takdim edilmeye başlanmışsa da inanç sahibi bir spor ve siyaset adamı olarak detaylarını bilmeden bu konuda ön yargılı kanaat açıklamak yerine; 1- Ücretlerini kadrolarının bulunduğu kurumdan (yani Diyanet'ten) almak kaydıyla parttaym, 2- Spor Bakanlığı'na bağlı gençlik kampları ya da öğrenci yurtlarında, belirli zaman dilimlerinde çağdaş, bilgili ve vatansever manevi danışmanların görevlendirilmesinde bir mahsur görmüyor, aksine fayda vardır diye düşünüyorum.

***

Bu ihtiyaçla birlikte izlenimlerime göre "iyi niyet ve ciddiyetine şahit olduğum" Sayın Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu beyden beklentim; öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı ile bir protokol yapılarak, atanamayan beden eğitimi öğretmenlerinden bir plan dahilinde ve yine parttaym istifade etmesidir. Hemen aklınıza "Nerede?" sorusu gelebilir. Söyleyeyim. Fakat onu söylemeden önce Sayın Bakan'ın ağzından işitmekten büyük memnuniyet duyduğum, daha önce MHP'de karşılık bulup, İYİ Parti'nin de parti programlarında yer alan "Gençlerde Yetenek tespiti!" projesini hatırlatmak isterim. Bu projenin aslı 11,750 bin spora başlama yaşındaki gencin hangi dalda başarı gösterebileceğinin tespit edilmesidir. İlk uygulamasına 1999/2003 yılları arası İstanbul'da başlandığı halde sonra 17 yıl ihmal edilen bilimsel bir çalışmadır. Bu Sayın Bakanca zaman zaman seslendirilen bizim de işitmekten keyif aldığımız "Yetenek Tesbiti" projesinde kullanmak üzere bu hocalarımızdan istifade edilmelidir. Çünkü son dönemde "püf noktası!!" bilinmediğinden şu ana kadar sadece ifade edilip bir türlü "uygulamada rayına oturtulamayan!" bu çalışma için bu görevlendirme Diyanet'le yapılan "Manevi danışmanlık" protokolünden daha önemlidir.

***

Bitti mi? Hayır bitmedi. Can alıcı bir iki detay ve püf noktası bizde mahfuz bu mühim Türk sporu ve gençlerinin "istikbal projesi" hususunda; TFF, belediyeler, hele hele ASKF harekete geçirilmeli ve Sayın Bakanca mecbur edilmelidir. ASKF deyince Sayın Bakan "Vebalim boynunuza!" tabirimi bağışlarsanız "İki elim de yakanızda!" Lütfen bu kurumların başlarındaki adamları "arkanızda dolaşan, sizlerle maçlarda resim verir!!" pozisyonlardan uzak tutun. Tutun ki bunlar çok sıkıntılı kapanma tehlikesiyle karşı karşıya amatör kulüplerin dertleriyle ilgilenip asli görevlerini yapsınlar. Zira bu arkadaşlar "dün bizim bugün sizin!" mevki ve makamlarımızdan istifade ile günlerini gün etmiş, bu sebeple de amatör kulüpleri ihmal etmişlerdir. Kulüplerimiz de bir arpa boyu yol alamamıştır. Bu alışkanlığa bir son verirsek, inanın büyük bir görevi de ifa etmiş oluruz. Bilginize…

 

Yazarın Diğer Yazıları