Dolar 6 liraya düşer mi?

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Merkez Bankası beklendiği gibi perşembe günü 200 baz puan faiz arttırdı.

Türkiye kısa bir aradan sonra yeniden en fazla yüksek faiz veren ülke konumuna geldi.

Bütün dünyada bir para bolluğu var ve bankalar artık kendine para yatıranlardan neredeyse park ücreti alacak ama bakıyorsun Türkiye yüzde 17 faiz veriyor.

Öncelikle Merkez Bankası'nın bu ortamda faiz arttırma dışında elinde bir silah yoktu.

Adeta yangın yerine dönen Türk ekonomisini soğutmak için faiz silahını çekmekten başka yapacağı bir şey yoktu.

Peki şu soruyu sora biliriz:

Madem Türkiye'nin yüksek faiz vermesi lazımdı neden o kadar sert indirime gidildi?

Dahası biz o haltı neden yedik, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kasasını neden boşalttık?

Bu soruya da yanıt verilmesi lazım.

Türkiye'de bunu maalesef kimse sormuyor ve dahası soramıyor.

Merkez Bankası faiz arttırmaya devam edecektir.

Ocak ve şubat ayında da küçük ama seri artırımlar devam eder.

Merkez Bankası bu faiz artışı ile Türk lirasına da istikrar sağlamaya çalışıyor.

Türkiye'de ciddi bir dolarizasyon var. Yani halkın kendi parasına güvenmeyip yabancı bir ülkenin paranı elinde tutması.

İnsanlar keyfinden mi dolar aldı?

Elbette hayır! Beceriksiz ve saçma sapan bir ekonomi politikası ile yükselen enflasyona karşı kendini korumak için.

Merkez Bankası bu faiz artışı ile dolara olan ilgiyi azaltabilecek mi?

Kesinlikle hayır!

En azından bunu kısa vadede yapamayacak. Bunu başarması için öncelikle enflasyonun düşürülmesi lazım. Enflasyonun inandırıcı rakamlarla ilan edilmesi lazım.

Bir başka konu ise banka mevduat oranlarının enflasyonun bir ya da iki puan üstünde olması lazım ki, vatandaş parasını Türk lirasına çevirdiğinde erimeyeceğine inansın.

Merkez Bankası'nın yeni yönetimi bunu yapacağını söylüyor.

İnanabilir miyiz?

Açıkçası benim çok da umudum yok. Tüm sorumluluğu Merkez Bankası'na bırakmak son derece yanlış.

2000 yılında da ciddi bir dolarizasyon vardı. Bugün yüzde 56 olan döviz mevduatları o yıllarda yüzde 57'ye çıkmıştı.

Yine AKP tarafından sürdürülen politikalar bunu yüzde 20'lere kadar düşürdü. Ancak o dönem AKP politikalarını iyi bakmak lazım. Bütün çevresi ile barışık bir yönetim vardı. Avrupa Birliği ile uyum görüşmelerini hızla yapan ve hukuk konusunda titiz davranan bir ülkede bu düşüş yaşandı.

Bugünkü Türkiye bakar mısınız?

O günkü Türkiye'den eser görüyor musunuz?

O hal de yapısal reformları yapmadan dövizin 6 lira ve altına gelmesini beklemek hele döviz mevduat hesaplarının çözülmesini düşünmek yanlış olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58