Dolar/TL'de dış ticaret alarmı

A+A-
Evren Devrim ZELYUT

Olmuyor, olmuyor… Eloğlunun 10 yıllık tahvil faizi %0,87 biz %6 verip 2,2 milyar dolar borç topluyoruz; arsaları, kurumları Katar şeyhine satıyoruz savıyoruz, bu paraları dolara basıyoruz ama kur bir türlü düşmüyor?

Bütçemiz patlamış, 2016 yılında 30 milyar lira olan açık şimdi on ayda 145 milyara çıkmış, kapatmak için Allah ne verdiyse borca yüklenilmiş, brüt borç stoku 1,9 trilyona tırmanmış, Aralık-Şubat arası vadesi gelen 94 milyar TL borcu ödemek için yine o kadar borç alınması planlanmış, neticede işler iyice zıvanadan çıkmış…

Firmalar dışarıya ürün satamıyor çünkü, ya ihvancılık aşkına pazarlar kaybedilmiş ya da verimsizlik dış rekabette bize başarısızlık getirmiş. Firma kazanamayınca devletin giderlerine gelirler yetmemiş, bir de olanı yandaşa dağıtınca kasa tam takır kuru bakır boş kalmış…Hatta eksiye dönmüş…

Yanlış ekonomi politikaları bizi uçuruma doğru sürüklüyor. Teknoloji içeren mallar üretip satamayınca rezerv sorunu, kur sorunu bitmek bilmiyor. Malum sona doğru ilerlerken bu iddiamızı haklı kılacak dış ticaret verileri açıklandı.

Bakınız, TUİK raporuna göre 'İhracat 2020 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %9,1 azalarak 135 milyar 617 milyon dolar, ithalat %2,2 artarak 175 milyar 888 milyon dolar olarak gerçekleşti.'

Yandaşların yere göğe koyamadıkları rekor kıran ihracat 135 milyar dolar ama ithalat ne olmuş? Bu ülkede ithalat sıfır mı? Bu rakamlara göre Ocak-Ekim döneminde dış ticaret açığı %76,2 artarak 22 milyar 858 milyon dolardan, 40 milyar 272 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2019 Ocak-Ekim döneminde %86,7 iken, 2020 yılının aynı döneminde %77,1'e geriledi.

O zaman işin özeti nedir? Dışa bağlı ekonomik sistem kasayı ithalat yolu ile boşaltmaya devam etmektedir. Bu arada kasa bırakın boş olmayı eksiye geçmiştir. Merkez'in rezervi -54 milyar dolardır.

Bu dediğimin ispatı ise merak edenler için TUİK raporunda mevcuttur. Raporda ithalatın bileşenlerine baktığımızda %14,4 sermaye malı, %74,7 ara malı, %10,7 tüketim malı, %0,3 diğer mallar olduğunu görüyoruz. Yani Türkiye üretimde dışarıdan mal gelmeden çalışamıyor. Bu da elinde avucunda ne varsa elin Çinlisine, Almanına biriktirdiği paraları vermesine neden oluyor.

Ne yazık ki ürettiklerimiz düşük ve orta teknoloji içeren ürünler. Kasayı dolduracak yüksek teknoloji ürünlerin ihracatımız içindeki payı sadece %3,4

Hal böyle olunca kurda yeni ataklara kapılar ardına kadar açılmış oluyor. Bu tabloyu değiştirecek irade ne yazık ki iktidardaki partide yok. Zira nasıl değişir bunu onlar da bilmiyor. Sadece para ve kredi basıp bozuk çarkı 2023 seçimlerine kadar döndürme telaşı içindeler. 

Üretim ve tasarruf yerine tüketim ve borç dedikçe, sanayinin dış girdi zincirlerini kırmadıkça dolar/TL için alarm zilleri çalmaya devam edecek.

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58