Ebussuud Efendi'nin Kur'ân tefsiri ve bir fetva

A+A-
Ahmet SEVGİ

Geçenlerde bir gazetenin sürmanşetten verdiği Ebussuud Efendi'nin Kur'ân tefsiri haberi dikkatimi çekti. Haberde şöyle deniliyordu:

"Kanuni Sultan Süleyman döneminin önemli din adamlarından biri olan Şeyhülislam Ebussuud Efendi'ye ait Kur'ân-ı Kerim tefsiri, 441 yıl sonra gün yüzüne çıktı. ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Ali İhsan Tangören (86), 'İrşâdü'l-aklı's-selim ilâ-mezâya'l-Kitâbi'l-Kerîm' adlı eseri İbn Haldun Üniversitesi'ne bağışladı. (…) Eserin günümüz Türkçesi ve İngilizceye çevrileceği de bildirildi."

Bu ifadelerden, Ebussuud Efendi'nin bu güne kadar bilinmeyen/kayıp "İrşâdü'l-aklı's-selîm" adlı Kurân tefsiri gün yüzüne çıkarıldı yani bulundu anlamı çıkıyordu ki esasen bizi heyecanlandıran da bu olmuştu.

Hemen Diyanet İslâm Ansiklopedisi, "Ebussuud" maddesine baktım. "Ebussuud"un eserleri sayılırken "İrşâdü'l-aklı's-selim" adlı tefsiri hakkında şu bilgiler veriliyordu:

"Türkiye kütüphanelerinde birçok yazma nüshası bulunan eser sekiz cilt (İstanbul 1294, 1307, 1308; Kahire 1284, 1307 1308, 1324), üç cilt (Kahire 1347), iki cilt (Kahire 1275) ve beş cilt (Riyad 1974) halinde olmak üzere çeşitli zamanlarda basılmıştır. (bk. DİA, c. 10, s. 370)

Düşündüm, söz konusu tefsir benim şahsî kitaplığımda bulunan Fahreddin-i Râzî'nin 8 ciltlik "Mefâtîhu'l-gayb" (Tefsîr-i Kebîr, Mısır 1289) adlı eserinin kenarında da vardı.

Sizin anlayacağınız ortada heyecanlanacak bir şey yoktu. Birçok yazması bulunan ve defalarca da basılmış olan Ebussuud Efendi'nin tefsirinin yazma bir nüshası (1. Cilt) Ali İhsan Tangören tarafından İbn Haldun Üniversitesine bağışlanmıştı. Mesele bundan ibaretti.

Hazır söz Ebussuud'dan açılmışken, onun yobazlara karşı Divan şiirini müdafaa eden ve Klasik şiirimizi mahkûm olmaktan kurtaran bir fetvasını -tarihi bir vesika olması bakımından- edebiyat dünyasının dikkatine sunarak kaybolup gitmesini önlemek istiyorum.

SÛRET-İ FETVÂ

Zeyid, Dîvân-ı Hâfz hakkında "lisân-ı gaybdır" dese, Amır:"Lisân gaybdır demek hatâdır hattâ reîs-i ulemâ adem-i kıraatine fetvâ vermişdir" dese, mezbûr Zeyid, reîs-i ulemâ hakkında hâşâ bi-ismihî yâd idüp:"Ol anın ne ağzı kaşığıdır, bu zevkiyâtdandır" dese şer'an Zeyd'e ne lâzım gelir?

El-cevâp:

Hâfız'ın makâlâtında çokluk hikem-i zâyika ve nüket-i fâyikadan gaybî kelimât-ı hafâ vâki olmışdur. Lâkin tezâîfinde nıtâk-ı şerîat-ı şerîfeden bîrûn hurâfât vardır. Mezâk-ı sahih oldur ki bir beyti birinden fark idüp semm-i ef'îyi tiryâk-ı nâfi sanmayup mübâdî-i zevk-i nimeti ihrâz ve esbâb-ı havf-ı elîmden ihtirâz eyleye. Ketebû'l-fakîr Ebussuûd. (bk. Kâtip Çelebi, Keşfü'z-zünûn,  MEB Basımevi, İst. 1971, c. 1, s. 784)

Bu konuda Ebussuud Efendi'nin bir başka fetvası da şöyledir:

"Zamâne şâirleri hüsniyyâta müteallik ve hicviyyâta müteallik şiir dimeleri şer'an câiz olur mı?

El-cevâp:

"Terk it havâ-yı şi'ri ki sevdâ-yı hâmdır//Sihr-i halâl olursa dimem kim harâmdır."(bk. Sadeddin Nüzhet Ergun, Türk Şâirleri, Bozkurt Basımevi, İst. [tarihsiz], c. 3, s. 1205) 

İşte bu fetvalardır ki, Prof. Dr. Ali Nihad Tarlan'ın "Medeniyet âlemine büyük bir iftiharla sunabileceğimiz bir sanat mahsulü" diye vasıflandırdığı Klasik şiirimizin önünü açmış, gerek "hüsniyat"a, gerekse "hikemiyat"a dair yüzbinlerce beytin Türk edebiyatına kazandırılmasına vesile olmuştur.

Hâsıl-ı kelâm; Ebussuud Efendi'nin "İrşâdü'l-aklı's-selîm" adlı meşhur Kur'ân tefsirinin yazma bir nüshasının İbn Haldun Üniversitesi Kütüphanesine bağışlanması elbette haber değeri taşır. Lakin bizce Ebussuud Efendi'nin, Divan şiirini mahkûm olmaktan kurtaran, Hâfız Divânı'nın yakılmasını önleyen yukarıda metnini sunduğumuz fetvalarının da unutulmaması gerekir. Ben, Klasik Türk şiiri araştırmacılarının yerinde olsam söz konusu fetvaları -Osmanlıcası ve yeni yazıya çevrilmiş şekliyle- çalışma odama asardım…

***

ACZİMİN GİRYESİ:

KILIÇ FÂNÎ KALEM BÂKÎ

Ülkeler fethettik, bugün hiçbiri yok elimizde

Yazdığımız eserlerse sonsuza dek dilimizde.

                                            (Li-müellifihî)

   

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58