Eee hadi.. Vakit icraat vakti..

A+A-
Murat İDE

Tamam.. Seçim bitti.. Yeni sistemi konuşmak için bir araya da geldiniz..

Yeni sistem dediğinizi KHK'larla zaten uyguluyordunuz.. Yani o sistem aslında bu sistemdi de, geçiyorum..

İktidar sorumluluğu alan abiler, ablalar, buyrun, icraatı görelim..

-OHAL'i ne zaman kaldırıyorsunuz?

-Bedelli askerliği fısıldadınız.. Gereği ne zaman?

-Taşeronlar konusunda ağızlara bir parmak bal çaldınız.. O konudaki adaletsizliği giderecektiniz.. Çalışmaya başladınız mı?

-Cemevlerinin statüsü ile ilgili adım ne zaman atılacak?

-Ekonomideki istikrar(!) ne olacak? Piyasalar ne zaman durulacak?

Dolar güne aşağıdan başlıyor, yukarıda tamamlıyor, gece yarısı yeniden aşağı.. Bu al-satçı lobiyle ne zaman ilgileneceksiniz?

-Teşviklere rağmen inşaat sektörü durgun.. Hangi adımları atacaksınız?

-Memurların 3600 ek göstergesi ile ilgili yol haritanız belli oldu mu?

-Hayvanları koruma ile ilgili yasal düzenlemeler hazır mı?

-Yükseköğretim mezunu polislerin emekli maaşlarına yüzde 20 zam ne zaman gelecek?

-"Kazanırsak faizler, enflasyon ve cari açık düşecek" dediniz.. Buyrun bekliyoruz..

-Vergi reformu ile ilgili hazırlıklarınız neler? Ne zaman göreceğiz adım attığınızı?

**

Sözler verdiniz.. Muhalefetin her projesine, "Biz de zaten tam bunu diyecektik" dediniz..

O halde buyrun.. Artık Mahir Ünal masallarıyla oyalanacak halimiz yok.. Buyrun, gereğini yapın..

"Ee kardeşim seçimin ertesi günü sorulur mu?" derseniz eğer, sorulur tabi ki..

Siz değil misiniz "Hadi bir an önce seçim.. Çünkü çok işimiz var.. Vakit o vakit" diyen..

Buyrun.. Size yeniden kredi açan millete verdiğiniz sözler tutulmayı bekliyor.. Acilinden hem de..

 Milleti, yaklaşmakta olan ekonomik fırtınadan nasıl koruyacaksınız?

Söz bitti.. İsteyip de almadığınız tek bir kalem, tek bir çöp, tek bir yetki yok..

Buyrun, söz bitti, VAKİT İCRAAT VAKTİ..

***

Meclis gibi Meclis..

Uzun bir aradan sonra oldu.. Bir bakın tabloya.. Duruma göre pozisyon siyasetinin Ak Partisi var.. Bazen sosyal demokrat, bazen aşırı solcu CHP'si var.. Koltuk maharetiyle Mhp'si var.. Hadi HDP'lisi var.. İYİ Parti ile merkez siyaset var.. Muhafazakar siyasetin temsilcisi Saadet Partisi var..

Ve tüm partiler aralarına, kurumsal olarak temsil edilemeyen siyasi anlayışlardan insanları da aldılar..

Farkında mısınız? Meclis 2002'den bu yana, Meclis gibi Meclis..

Sokakta ne varsa Meclis'te de o var..

**

Siyasette son tangolarıydı 24 Haziran seçimleri..

16 yıl boyunca, bir o bağırdı, bir öbürü.. Ağız dalaşını millete siyaset diye sundular..

Artık tablo farklı.. Meclis'teki dalaşı izlemekten ötedeyiz.. Artık her kanadın fikri dillenecek o kıymetli salonda..

**

Haaa, Meclis eski yetkisindeki Meclis değil.. Elbette öyle.. Saray önlemi önceden aldı zaten..

Artık işin o kısmı da 'VEKİL' tayin ettiklerimizin mahareti..

Ama ne olursa olsun, Türkiye Büyük Millet Meclisi, uzun aradan sonra yeniden Meclis gibi Meclis..

Ve herkesin kendine şu soruyu sorması gerekiyor;

-Her şey herkes için tıkırında giderken, durduk yere yola çıkıp, bu tabloyu sağlayan kim?

-Bu tablo, hangi yeni olanın hamleleriyle ortaya çıktı?

 Bende cevabı var.. Ama yazmayacağım.. Siz de kendi kendinize sorup, cevabı kendinize verin..

Meclisi Meclis haline getiren kim?

***

40 it havlamıyorsa..

Bir ormanda yaşayan kurt, akşam uyanır, karnı açtır.. "Şimdi kim avlanacak, gidip şu köyün kasabından doyurayım karnımı" der..

Köye gelip kasabın kapısına dayanınca, kasabın köpeği başlar havlayıp, hırlamaya.. Kurt birkaç manevra ile köpeği sindirip, etlerin yarısını yer, gider..

Sabah dükkana gelen kasap, etlerin halini görünce köpeği dövüp, bağlar ve "Üç gün aç susuz cezalısın" der..

Ertesi gün kurt yine aynı havadadır.. Bu defa köyün bakkalına gider.. Bakkalın köpeği de havlayıp hırlar ama kurt galip gelir.. Karnını doyurup ormana döner..

Ertesi gün de bakkalın köpeği aynı cezayı alır..

Üç-beş derken köydeki köpekler kurda tek başlarına engel olamayınca, dayak yiyip ceza alırlar..

Kalan köpekler toplantı yapar.. Derler ki;

-Tek başımıza engel olamıyor, dayak yiyor, ceza alıyoruz.. Güç birliği yapalım, başka yolu yok..

Bunun üzerine akşam köyün girişine pusu kurarlar ve kurdu beklerler..

Kurt 'Yine bir yerden doyururum karnımı' diye köye yönelince hepsi birden saldırır..

Köpekler kalabalık olunca kurt başlar kaçmaya..

Dere tepe aşar, ormana girer.. Bu arada üç köpek yorulur döner, 5 köpek yorulur döner ama bir köpek ısrarla kurdu takip eder..

Yorulan kurt durup arkasına dönünce, tek bir köpek olduğunu görüp şaşırır..

Köpek de durup arkasına bakar, kimse yok..

Kurt sorar;

-Sen kimin itisin?

-Camcının

-Ee arkadaş sizin neyinizi yedik ki bir tek sen koşuyorsun ardımdan..

**

Bakmayın öykünün kahramanlarına..

Hayatın ve insan ilişkilerinin özetidir aslında..

Her zaman çıkar bir camcı iti..

Hiç sebebi yokken ve de olmayacakken koşar peşinizden..

Sonuç da alamaz ama siz yorulduğunuzla kalırsınız..

Bir Türk atasözüdür işin tesellisi;

-Ardından 40 it havlamayan kurt, kurttan sayılmaz..

**

Önemli not: Öyküdeki aktörlerin sevimli dostlarımızla ilgisi yoktur..

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları