Ege denizi artık Yunan gölü oldu

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Yunanistan, AKP iktidarının boş vermesi ve göz yumması sonucunda 18 Türk adası ve Türk kayalıklarını açıkça işgal etti. Türkiye, vatan toprağını kaybetti, Yunanistan ise vatan toprağına toprak kattı.
Yetmedi, Yunanlılar doymadı…

Ege Denizi'nde 18 Türk Adası ve 2 Türk kayalığını 18 yıldır AKP hükümetlerinin göz yumması sonucunda işgal eden Yunanistan, işgal ettiği adaların karasularını da kendi karasularına ekleyerek Ege'deki karasularını fiilen 12 mile çıkardı. 
Böylece Ege'de 6 millik Türk karasuları fiilen 3 mile düştü. 
Ege denizi maalesef Yunan gölü haline döndü…

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım, "Dışişleri Bakanlığı, 3 millik Türk karasularına girerek kıyılarımıza kadar yanaşan ve korsanlık yapan Yunanistan'a müzik notası bile vermiyor" diye konuştu.

7 Aralık 2017'de Yunanistan'a resmi ziyaret yapan cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Pavlopulos'a, "Ben hukuk profesörü değilim ama siyaset hukukunu iyi bilirim. Siyaset hukukunda anlaşmaların güncellenmesi vardır, yeter ki ülkeler mutabık kalsın" demişti.

Yunanistan'ın işgal ettiği 18 Türk adasından tek kelime bahsetmeyen Erdoğan'ın mevkidaşı Pavlopulos'a, "Biz bardağın boş tarafıyla uğraşmıyoruz. Bardağın dolu tarafından bakalım ve ilişkilerimizi güçlendirelim" demesi de tepki yaratmıştı…

Değerli okurlarım,

Bardağın boş tarafı nedir?
- Türkiye'nin kaybettiği 18 adadır, Türkiye'nin kaybettiği vatan toprağıdır. Ege denizinin Yunan gölü olmasıdır…

Bardağın dolu tarafı nedir?

- Yunanistan açısından vatan toprağına toprak katması ve 18 adayı illegal şekilde işgal etmesidir…

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım'a sordum:

- Yunanistan'ın Ege denizini Yunan gölü haline getirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yalım: "23 Mayıs 2020'de, Aydın'ın Didim ilçesinden hareket ederek Muğla'nın Fethiye ilçesine seyir halinde olan Türk yatına, Yunan Sahil Güvenlik botlarından, Bodrum ve Datça açıklarında iki kez taciz ateşi açıldı. 

Yunan Sahil Güvenlik botu önce havaya ateş etti, ardından telsiz anonsu ile yatı İstanköy (Kos) Adası limanına girmeye zorladı. Türk Kaptan Ferhat Koray ve yardımcısının bulunduğu yat yoluna devam edip Datça'yı geçince Sömbeki Adası'ndan gelen Yunan Sahil Güvenlik botu tarafından havaya ateş edilerek Türk yatı ikinci kez taciz edildi.

Yunan Sahil Güvenlik botları hiçbir engelle karşılaşmadan Türk karasularına giriyor ve teknelerimizi taciz ediyor. 3152 Sayılı Kanun Madde 2 (b)'ye göre Türk karasularının muhafaza ve emniyetinden İçişleri Bakanlığı sorumlu. 

Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişleri Bakanlığı'na bağlıdır. Yunan Sahil Güvenlik botları karasularımıza girip korsanlık yaparken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Muğla Valisi Esengül Civelek olanı biteni seyrediyor.

Yunanistan, sürekli olarak Türk karasularına giriyor ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi Madde 101'de tanımlanan deniz haydutluğu (korsanlık) suçunu işliyor."
-Sadece bu örnek bile yeter ama sanırım daha önceden de benzer olaylar yaşanmıştı değil mi?
Yalım: "14 Nisan 2014'de, Türk tekne kaptanı Mustafa Ateş, Keçi Adası ile Bodrum sahilleri arasında Türk karasularında seyir halinde iken Yunan Sahil Güvenlik botundan açılan uçaksavar makinalı tüfek ateşi ile öldürüldü. Göçmen kaçakçılığı yaptığı iddia edilen Mustafa Ateş'in teknesinde göçmen bulunamadı. Kaptan Ateş, başına ve sırtına isabet eden 8 mermi ile hayatını kaybetti.
28 Mayıs 2014'de, Bodrum Turgutreis Çatalada yakınlarında balık avlayan vatandaşlarımızın teknesine, Yunan Sahil Güvenlik Botundan uçaksavar makinalı tüfeği ile ateş açıldı. 
Teknedeki dört vatandaşımız İstanköy Adası'na zorla götürülerek tutuklandı. İki hafta sonra 3 vatandaşımız serbest bırakıldı ancak tekne kaptanı Kaan Camuzoğlu, Pire Koridalos Cezaevi'ne gönderildi. Cezaevinde tam 13 ay mahkemeye çıkarılmadan bekletilen Camuzoğlu, ölmek üzereyken mahkemeye çıkarılarak tahliye edildi. Camuzoğlu, Türkiye'ye döndükten sonra İzmir'deki hastanede hayatını kaybetti."

Değerli okurlarım,

Ümit Yalım ile 1981 yılında Yüksekova Komando Taburunda Asteğmen olarak görev yaparken çiçeği burnunda Teğmen olarak tayin olduğu ilk görev yerinde tanıştım.
Ben bu sohbeti yaptıktan hemen sonra Eğirdir Dağ Komando okulunda asteğmen öğrenci iken tanıştığım emekli Albay Tahsin Ataizi aradı.

"Tahsin ağabey, Ümit Yalım ile konuşuyordum. Karar aldık ben Seferihisar'dan bir tekne kiralayacağım. Beraber gidip adalarımızı geri alacağız" der demez Tahsin Albay, "Beni de yaz ilk araçla hemen geliyorum" dedi.

Yunanlıları 18 Türk adasından da denize dökmenin zamanı hala gelmedi mi?

 

dfs-004-001-011-001-001-001-002.jpg

  • Yorumlar 19
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58