Ekonomide kurtuluş umudu var mı? - Esfender KORKMAZ
25 Ocak 2022 Salı
İstanbul Hava durumu İstanbul 6°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Esfender KORKMAZ
Esfender KORKMAZ

Ekonomide kurtuluş umudu var mı?

esfender@esfenderkorkmaz.com
+
Aa
-
3 Kasım 2020 Salı

Ekonomik krizleri serbest piyasa ekonomisinde düzeltme olarak görebiliriz. Krizler sermaye piyasasında  balon oluÅŸması, finans sektörü ile reel sektör arasındaki dengenin bozulması, piyasanın spekülasyona teslim olması gibi nedenlerle oluÅŸur. Krizlerle birlikte bu dengeler yeniden oluÅŸur. Verimsiz çalışmayan firmalar iflas eder. Yerlerine daha verimli firmalar kurulur.

Bu günkü sorunumuz kriz boyutunda değil. Kriz ötesi, uzun dönemli buhran yaşıyoruz. Maalesef bu günkü siyasi tablo içinde bu buhranın çözülmesi de zor görünüyor. En tehlikelisi de ekonomide dinamiklerin çökmesidir. Zaten yerli ve yabancı yatırım yapmıyor. Metropol Araştırma'nın son anketine göre de, halkın yüzde 78'i ekonomik gidişatın daha da kötüleşeceğini düşünüyor. Olumsuz beklentiler iç ekonomide iç dinamiklerin durmasına ve buhranın derinleşmesine neden olur.

Bu şartlarda kurtuluşun iki yolu var… İster iktidar partisi kendi inisiyatifi ile olsun, ister MHP'nin tercihi yoluyla olsun, isterse erken seçimle olsun siyasi yapıda meydana gelebilecek değişmedir.

Hangi yolla olursa olsun çözümün baÅŸlangıcı parlamenter sisteme dönmektir. Parlamenter sistemle aynı zamanda hukukun üstünlüğü, siyasi özgürlükler, insan hakları ve demokrasi kriterlerini AB çizgisine taşımaktır. Bu durumda AB kriterlerine yakınlaÅŸmak, Türkiye için yeniden çıpa olacaktır. 

Avrupa ilişkilerini geliştirerek Türkiye için yeniden çıpa olmasını hedef almalıyız.

Ä°kinci adım; Kayıtsız ÅŸartsız bir piyasa ekonomisi ve yeni liberal politikalar yanında yahut ta  karşısında militanca bir duruÅŸ sergilemekten vazgeçmektir. Söz gelimi bütün kötülüklerin anası, dalgalı kur sistemi ve kontrolsüz spekülatif sermaye hareketleri olmuÅŸtur. Gel gör ki iktidar ve muhalefet kur politikasını tabu olarak görmektedir. Hiçbir parti kendi programında bu soruna deÄŸinmiyor. Ayrıca iktidar partisi, devleti zorunlu kötülük anlayışı içinde tamamıyla dışlamış bulunuyor.

Doğrusu, bu günkü ekonomik gidişata ve şartlara göre daha pragmatik ve yarını görebileceğimiz politikalar üretmek ve bunu bir planlama içinde yapmaktır.

Bu kapsamda; döviz ve kur sorununu çözecek tek merci var; Ä°MF. Burada temel sorun Ä°MF deÄŸil krizi  Ä°MF'ye gitmeyi zorunlu kılan bir sona taşımış olmaktır. Ok yaydan çıkmıştır. Ä°MF'yi tartışacak durumda deÄŸiliz.

Metropol Araştırma'nın yine son anketine göre; vatandaşın yüzde 60,2'si ekonomide kötü gidişatın sebebinin yanlış ekonomi politikalar olduğunu söylüyor. İMF piyasa ekonomisinden ne kadar taviz verebilir? Bu günkü koşullarda vermek zorundadır. Aksi halde alışılmış şablonlarla buhranların çözülmesi ve dünyayı etkisinin önlenmesi mümkün değildir.

Planlama kapsamında, önce devleti yeniden yapılandırmak gerekir. Merkezi devlet ve yerel yönetimlerde yetki ve sorumluluÄŸun sınırları toplumun ihtiyaçlarına göre yeniden çizilmelidir. 

Kamu-özel işbirliği kanunu iptal edilmeli, altyapı yatırımları bütçeden yapılmalıdır. Özelleştirilen devlet tekelleri, altyapı yatırımları, enerji dağıtımı yeniden devletleştirilmedir.

Cumhurbaşkanlığı sarayları özel sektöre turizm amaçlı devredilmelidir. Kamuda yabancı araba kullanmak yasaklanmalı, mevcut arabalar ve uçaklar satılarak bütçeye gelir sağlanmalıdır.

Devlet içinde devlet görünümü veren ve aslında siyasi popülizm kapısı olan Cunhurbaşkanlığındaki bütün kurumlar, istişare meclisleri, özel danışmanlıklar iptal edilmelidir. Devlette yeniden liyakat esasına dönülmelidir. Aslında bir devlette devletin tüm kurumları zaten yürütmenin başı, başbakan veya başkanın danışmanıdır.

Kambiyo ve kur sistemi değişmelidir. Doğrudan yabancı yatırım sermayesi teşvik edilmeli, sıcak para girişleri dolaylı yoldan söz gelimi Türkiye de kaldığı sürece yüzde bir karşılık almak yoluyla kontrol edilmelidir. Dalgalı kur sistemi yerine, Çin'deki gibi yarı sabit ve kontrol edilebilir bir kur rejimi getirilmelidir.

Dış ticaret politikası deÄŸiÅŸmelidir. Ãœretimde ithal girdi aramalı ve hammaddenin içeride üretimi teÅŸvik edilmeli ve gerekirse devlette bu alanda geçici olarak piyasaya girmelidir. Bazı ürünlerde ithalata kota getirilmelidir. Devlet ve özel sektör olarak içerde üretirsek iÅŸsizliÄŸi de çözeriz. 

Krizlerde-buhranlarda devlet batmaz; ama halk sürünür. Çok uzarsa toplumsal huzur bozulur. Elimizi çabuk tutmalıyız.

 

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Sezen'den sızan
Sezen'den sızan
A. Yağmur TUNALI
Sezen'den sızan
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Arslan BULUT
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Arslan TEKİN
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Esfender KORKMAZ
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Fatma ÇELİK
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Orhan UĞUROĞLU
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Özcan YENİÇERİ
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Niyet okuma teknolojisi
Niyet okuma teknolojisi
Selcan TAŞÇI
Niyet okuma teknolojisi
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
Evren Devrim ZELYUT
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
IFAB'dan beklentiler
IFAB'dan beklentiler
Ertuğrul DİLEK
IFAB'dan beklentiler
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Murat TAŞKIN
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…