Ekonomide kurtuluş umudu var mı? - Esfender KORKMAZ
8 Aralık 2021 Çarşamba
İstanbul Hava durumu İstanbul 12°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Esfender KORKMAZ
Esfender KORKMAZ

Ekonomide kurtuluş umudu var mı?

esfender@esfenderkorkmaz.com
+
Aa
-
3 Kasım 2020 Salı

Ekonomik krizleri serbest piyasa ekonomisinde düzeltme olarak görebiliriz. Krizler sermaye piyasasında  balon oluÅŸması, finans sektörü ile reel sektör arasındaki dengenin bozulması, piyasanın spekülasyona teslim olması gibi nedenlerle oluÅŸur. Krizlerle birlikte bu dengeler yeniden oluÅŸur. Verimsiz çalışmayan firmalar iflas eder. Yerlerine daha verimli firmalar kurulur.

Bu günkü sorunumuz kriz boyutunda değil. Kriz ötesi, uzun dönemli buhran yaşıyoruz. Maalesef bu günkü siyasi tablo içinde bu buhranın çözülmesi de zor görünüyor. En tehlikelisi de ekonomide dinamiklerin çökmesidir. Zaten yerli ve yabancı yatırım yapmıyor. Metropol Araştırma'nın son anketine göre de, halkın yüzde 78'i ekonomik gidişatın daha da kötüleşeceğini düşünüyor. Olumsuz beklentiler iç ekonomide iç dinamiklerin durmasına ve buhranın derinleşmesine neden olur.

Bu şartlarda kurtuluşun iki yolu var… İster iktidar partisi kendi inisiyatifi ile olsun, ister MHP'nin tercihi yoluyla olsun, isterse erken seçimle olsun siyasi yapıda meydana gelebilecek değişmedir.

Hangi yolla olursa olsun çözümün baÅŸlangıcı parlamenter sisteme dönmektir. Parlamenter sistemle aynı zamanda hukukun üstünlüğü, siyasi özgürlükler, insan hakları ve demokrasi kriterlerini AB çizgisine taşımaktır. Bu durumda AB kriterlerine yakınlaÅŸmak, Türkiye için yeniden çıpa olacaktır. 

Avrupa ilişkilerini geliştirerek Türkiye için yeniden çıpa olmasını hedef almalıyız.

Ä°kinci adım; Kayıtsız ÅŸartsız bir piyasa ekonomisi ve yeni liberal politikalar yanında yahut ta  karşısında militanca bir duruÅŸ sergilemekten vazgeçmektir. Söz gelimi bütün kötülüklerin anası, dalgalı kur sistemi ve kontrolsüz spekülatif sermaye hareketleri olmuÅŸtur. Gel gör ki iktidar ve muhalefet kur politikasını tabu olarak görmektedir. Hiçbir parti kendi programında bu soruna deÄŸinmiyor. Ayrıca iktidar partisi, devleti zorunlu kötülük anlayışı içinde tamamıyla dışlamış bulunuyor.

Doğrusu, bu günkü ekonomik gidişata ve şartlara göre daha pragmatik ve yarını görebileceğimiz politikalar üretmek ve bunu bir planlama içinde yapmaktır.

Bu kapsamda; döviz ve kur sorununu çözecek tek merci var; Ä°MF. Burada temel sorun Ä°MF deÄŸil krizi  Ä°MF'ye gitmeyi zorunlu kılan bir sona taşımış olmaktır. Ok yaydan çıkmıştır. Ä°MF'yi tartışacak durumda deÄŸiliz.

Metropol Araştırma'nın yine son anketine göre; vatandaşın yüzde 60,2'si ekonomide kötü gidişatın sebebinin yanlış ekonomi politikalar olduğunu söylüyor. İMF piyasa ekonomisinden ne kadar taviz verebilir? Bu günkü koşullarda vermek zorundadır. Aksi halde alışılmış şablonlarla buhranların çözülmesi ve dünyayı etkisinin önlenmesi mümkün değildir.

Planlama kapsamında, önce devleti yeniden yapılandırmak gerekir. Merkezi devlet ve yerel yönetimlerde yetki ve sorumluluÄŸun sınırları toplumun ihtiyaçlarına göre yeniden çizilmelidir. 

Kamu-özel işbirliği kanunu iptal edilmeli, altyapı yatırımları bütçeden yapılmalıdır. Özelleştirilen devlet tekelleri, altyapı yatırımları, enerji dağıtımı yeniden devletleştirilmedir.

Cumhurbaşkanlığı sarayları özel sektöre turizm amaçlı devredilmelidir. Kamuda yabancı araba kullanmak yasaklanmalı, mevcut arabalar ve uçaklar satılarak bütçeye gelir sağlanmalıdır.

Devlet içinde devlet görünümü veren ve aslında siyasi popülizm kapısı olan Cunhurbaşkanlığındaki bütün kurumlar, istişare meclisleri, özel danışmanlıklar iptal edilmelidir. Devlette yeniden liyakat esasına dönülmelidir. Aslında bir devlette devletin tüm kurumları zaten yürütmenin başı, başbakan veya başkanın danışmanıdır.

Kambiyo ve kur sistemi değişmelidir. Doğrudan yabancı yatırım sermayesi teşvik edilmeli, sıcak para girişleri dolaylı yoldan söz gelimi Türkiye de kaldığı sürece yüzde bir karşılık almak yoluyla kontrol edilmelidir. Dalgalı kur sistemi yerine, Çin'deki gibi yarı sabit ve kontrol edilebilir bir kur rejimi getirilmelidir.

Dış ticaret politikası deÄŸiÅŸmelidir. Ãœretimde ithal girdi aramalı ve hammaddenin içeride üretimi teÅŸvik edilmeli ve gerekirse devlette bu alanda geçici olarak piyasaya girmelidir. Bazı ürünlerde ithalata kota getirilmelidir. Devlet ve özel sektör olarak içerde üretirsek iÅŸsizliÄŸi de çözeriz. 

Krizlerde-buhranlarda devlet batmaz; ama halk sürünür. Çok uzarsa toplumsal huzur bozulur. Elimizi çabuk tutmalıyız.

 

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Büyük yanılgı
Büyük yanılgı
Ahmet GÜRSOY
Büyük yanılgı
20. Millî Eğitim Şûrâsı'nın ardından
20. Millî Eğitim Şûrâsı'nın ardından
Ahmet SEVGİ
20. Millî Eğitim Şûrâsı'nın ardından
Kriz mi, AKP eliyle Türkiye'ye darbe mi?
Kriz mi, AKP eliyle Türkiye'ye darbe mi?
Arslan BULUT
Kriz mi, AKP eliyle Türkiye'ye darbe mi?
Amirallere dava... Bindik bir alâmete!
Amirallere dava... Bindik bir alâmete!
Arslan TEKİN
Amirallere dava... Bindik bir alâmete!
Ekonomik gidişat korkutuyor
Ekonomik gidişat korkutuyor
Esfender KORKMAZ
Ekonomik gidişat korkutuyor
Belediyede çarçur edilen paralar
Belediyede çarçur edilen paralar
Murat AĞIREL
Belediyede çarçur edilen paralar
Gençlerin bütün hayalleri çalındı
Gençlerin bütün hayalleri çalındı
Orhan UĞUROĞLU
Gençlerin bütün hayalleri çalındı
''Müttefik Barzani''nin son ihanet ittifakı!
''Müttefik Barzani''nin son ihanet ittifakı!
Selcan TAŞÇI
''Müttefik Barzani''nin son ihanet ittifakı!
AKP Lira'yı 1980-1990'lı yıllardan beter etti!
AKP Lira'yı 1980-1990'lı yıllardan beter etti!
Evren Devrim ZELYUT
AKP Lira'yı 1980-1990'lı yıllardan beter etti!
Yanlış düşünen kaptanlar
Yanlış düşünen kaptanlar
Ertuğrul DİLEK
Yanlış düşünen kaptanlar