Eninde sonunda adalet...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Adında "Adalet" kavramı bulunan iktidar partisi yerel yönetimlerde hortumları açmak için çıkardığı yetkileri şimdi ortadan kaldırmak için hukuku hiçe sayarak harekete geçti. Maksat başta İstanbul ve Ankara'da hizmetin önüne geçip, işgal ettikleri belediye şirketlerinden nemalanmayı sürdürme telaşındalar. İmamoğlu gasp edilen mazbatayı yeni aldı. Aynı hukuksuzluğu O'na da yapmaya çalışacaklar. Fakat Ankara'da yanlış hesap mahkemeden dönüyor. Geç de olsa adalet yerini bulacak. Sonuç da Mansur Yavaş hukukçu... Yanına Kerim Yılmaz ve Osman Kaçmaz gibi "Ağır Ceza Reis"liği yapmış iki tecrübeli isim var. Osman Kaçmaz Sincan Ağır Ceza'da Abdullah Gül'ün yargılanmasını isteyen kişi. Kerim Yılmaz Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin önemli şirketlerinden BELKO'nun yönetim kurulu başkanı oldu. Kolları sıvar sıvamaz AKP kurucularından, milletvekilliği, genelbaşkan yardımcılığı, grup başkan vekilliği yapan Salih Kapusuz'un peşine düştü. Kapusuz'a belediye makam aracını şoförü ile tahsis etmiş. Üzerine Halk Ekmek A.Ş Yönetim Kuruludan ballı maaş bağlanmış. Önce makam arabası geri alındı. Ardından aldığı paraları geri ödemesi için dava açıldı. Kerim Yılmaz'a geçtiğimiz gün ayak üstü uğradım. Yetki gaspını sordum. Hukukta önce Anayasa hükümleri, sonra yasaların esas alındığını yönergelerin buna uyma zorunluluğunu özetledikten sonra Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararını verdi: Kararda Belediye Meclisine değil, başkan ve encümende yetkinin bulunduğu, dolayısı ile başkanın atama kararlarının geçerli olduğu belirtiliyor. Karar ortada lakin "direniş" adına, "zaman kazanma" ya da "yıldırma" taktiği ile işi yine dolambaçlı yollardan itiraz için "İstinaf"a diğer adıyla "Bölge Adliye Mahkemesine" götürmüşler. İstinaf bir ay içinde kararı onaylayacak ve kesinleşecek. Yargıtay yolu da yok.

Kerim Bey'e yolsuzlukların ne zaman açığa çıkacağını sordum. Tebessümle "O kadar çok ki nereye elimizi atsak bir bir dökülüyor" diyerek evrakları masanın üzerine bıraktı. BELKO'da Genel Müdürlük, Genel Müdür yardımcılıkları ve bazı personelin şirketin kredi kartlarından özel harcamalar yapıldığını tesbitlerinin belgelerini koydu. "Eee ayıp ama" dedirtiyor. Öyle ki her hangi bir görevlendirme yazısı, kararı olmadığı halde İstanbul seyahatinin özel harcamaları ödenmiş. Yetmemiş 2016 yılında "Gaziantep ve Hatay illerindeki ulaşım hizmetlerini araştırma görevi" ile giden personele havadan "görev harcı paraları" ödenmiş. "Minareyi çalanlar kılıfı da açık da bırakmış" evrakları incelenince aynı şahıslar, aynı tarih de farklı illerde "çift harcırah" ile sözde görevlendirilmiş. Benzeri yüzlerce vaka var...  Henüz Melih Gökçek'en hesaplarına sıra gelmedi. Sayıştay raporları ile beraber her biri mercek altına alınacak elbette... 25 yılda neler götürülmüş ortaya serilecek... Bütün bu yolsuzlukların paraları geri alınabilir mi? Soruma da Kerim Yılmaz tebessümle: "Elbette alınır, zaman geçer fakat mutlaka rucu eder. Tabi bu arada malı kaçırıp, parayı başkalarının üzerine vermedilerse" diyor.

Dile kolay 25 yılın tortuları var. Ve 25 yıllık beklenti... İş talebinde bulunan binlerce kişi heyecana bekliyor. Hangi yetkiliye sorsam "biraz sabır" diyorlar. Ankara ve İstanbul'da yolsuzluk lağımları patladı.

Sırası geldikçe paylaşacağız...

 

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları