​​​​​​​Erdoğan isterse siyasi ayak ortaya çıkar

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

14 yıl MHP'nin Meclis grup başkanvekilliğini yapan duayen siyasetçi Mehmet Şandır'ın dün yazdığım,  "Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyasi ayak ortaya çıksın isterse samimi arzusu varsa, FETÖ'nün devletteki tüm seyri ortaya çıkartılır" cümlesi çok büyük destek aldı.

Mesaj ve telefon yağmuruna tutuldum.

Gelen tepkilerin yüzde 90'ı, "Hiç istemez, ucunun kendisine dayanacağını bilir" derken, yüzde 10'luk kısmı, "Erdoğan tüm gücü ile FETÖ'cülerle mücadele ediyor. Daha ne yapsın?" dedi.

Şandır, emekli deniz Albay ve CHP eski milletvekili Dursun Çiçek'in bir gece baskını ile askerlerin sivil yargıda yargılanmasına olanak veren AKP'liler için suç duyurusunda bulunacağını söylemem üzerine bu yorumu yaptı ki okuyamayanlar için özetleyeyim:

"Siyasi ayağın ortaya çıkarılması için bu bir imkandır ama yeterli değildir.  FETÖ'nün siyasette, yargıda, poliste yani devlette yer bulması sadece bu toplantı ve bir dava ile ortaya çıkarılamaz.

Bu konuda samimi bir irade lazımdır. Eğer FETÖ hala tehdit ise devlete sızdı ise herkesin samimi bir irade ile karar vermesi lazım. Her şey ortaya çıkarılmalı.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyasi ayak ortaya çıksın isterse samimi arzusu varsa, FETÖ'nün devletteki tüm seyri ortaya çıkartılır. Çıkartılmazsa FETÖ' ile mücadele tamamlanamaz."

A'dan Z'ye yalan

Değerli okurlarım,

Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmalarına ilişkin olarak gece yarısı yapılan yasa değişikliği yapan AKP'lileri, "FETÖ'nün siyasi ayağı" olarak niteleyen 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un bu açıklamasının tartışılması sürüyor.

Sabaha karşı yapılan yasa değişikliği konusunu sorduğum dönemin AKP Meclis Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "4 parti birlikte mutabakat sağlayarak yaptık. Hepimiz FETÖ'cü müyüz?" diye sormuştu.

O gecenin tanığı CHP Meclis Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay ile konuştum. Okay da, şunları söyledi:

"Sayın Elitaş'ın size verdiği demeci ve MHP'lilerin verdiği yanıtları da okudum. Sayın Mustafa Elitaş'ın söyledikleri A'dan Z'ye yalan.

Birincisi, genel başkanımız Sayın Deniz Baykal'ın kesinlikle böyle bir talimatı da tavrı da yok.

İkincisi, 4 partinin grup başkanvekillerinin bu konuda toplanıp mutabakat sağlaması da yok.

Üçüncüsü, genel kurulda bu madde değişikliği için CHP grubu olumlu oy verdiği de doğru değil.

Dördüncüsü oy verdiğimiz bir yasa değişikliği için neden Anayasa Mahkemesi'ne iptal davası açalım?

Beşincisi CHP'nin anayasa ve adalet komisyonlarının üyeleri de o gece meclisteydi.

Sayın, Elitaş bu senaryoyu nasıl kurguladı, nasıl yoktan var etti bilmiyorum.

Ülkeyi yangın yerine döndürmüşler, devleti FETÖ'cülerin ele geçirmesine olanak sağlamışlar ve şimdi de bizi bu FETÖ batağına bulaştırmaya çalışıyorlar akılları sıra…"

Yeni Tanık

23 ve 24. Dönem CHP Mersin milletvekili olan Alirıza Öztürk aradı. Yeniçağ yayınlarını izlediğini vurgulayan Öztürk, kendisinin de o gecenin tanığı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

"Sayın Mustafa Elitaş size genel başkanımız Sayın Deniz Baykal'ın bir anlaşma talimatı verdiğini ve CHP grup başkanvekillerinin de toplantılara katılarak bu yasa değişikliklerine onay verdiklerini söylemiş.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Adalet Komisyonu üyesiydim. O tarihte üç grup başkanvekilimiz vardı. Hakkı Süha Okay, Kemal Anadol ve Kemal Kılıçdaroğlu.

Bir yasa gelir daha sonra yasa maddesi üzerinde önergeler gelir. Bu yasayla ilgili ne grup başkanvekillerinden ne de başka bir yerden anlaştık anlaşmadık diye bir bilgi gelmedi bize kıran kırana mücadele oldu yasa çıkarken.

O gece saat 1'e doğru yasanın tamamı üzerindeki görüşmeler bitmek üzereyken 5 dakika önce AKP tarafından önerge verildi. Zaten AKP genellikle siyasi baskın olacak düzenlemelerde önergeleri önceden değil o görüşmeden 5 dakika önce gruplara dağıtır.

Toplu halde 3-4 önerge grup başkanvekilimiz Hakkı Süha Okay'a verildi. Okay, önergeleri Adalet Komisyonu üyeleri olarak bana, Ali İhsan Köktürk ve Turgut Dibek'e incelememiz için verdi. Önergelere baktık, birilerinin söylediği gibi de uyumadık.

Önergelerde konuşma hakkı sadece önergede imzası olanlara aittir. Yani önergede imzası olmayan kişilerin önerge üzerinde konuşma hakkı ve yetkisi yoktur.

Bir takım insanlar bizim grup başkanvekilimiz Hakkı Süha Okay'ı "anlaşmışlar" diye suçluyorlar. Böyle bir olay kesinlikle yok.

Deniz Bey bu dedikodu üzerine beni çağırdı. "O gece orada bir anlaşma oldu mu?" diye sordu. Hayır, olmadı dedim. Deniz Baykal'la anlaşsalardı, beni çağırıp sorgular mıydı? Bazı insanlar Hakkı Süha Okay'ı ve CHP'yi yıpratmak için kullanıyorlar.

Elitaş'ın iddialarının hiç birisi doğru değildir."


  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları