Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümü olan 10 Kasım'da birçok anma programı düzenlendi. Gazeteciler, köşe yazarları da bu anlamlı gün için yazı paylaştı.

İktidar medyası Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal, tepki çeken bir yazıya imza attı. Yazı kısa sürede Yeni Şafak'ın internet adresinden kaldırıldı.

'SANSÜR' İDDİASINA YANIT

Yazıya 'sansür' geldiği yönündeki iddialara sosyal medya hesabından yanıt veren Ünal, "Dün gazetem Yeni Şafak'a gönderdiğim yazıyı yakın tarihte farklı bir başlıkla yayınlamak üzere geri çekmiştim. Basılı nüshada yer almayan yazı yanlışlıkla internet sitesine konulmuş. Ne sansür ne geri adım söz konusudur. Olay teknik bir hatadan ibarettir" ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN KONUŞTU, YAZI KALKTI

Öte yandan Yeni Şafak'ın yazıyı internet sitesinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Kasım açıklamasından sonra kaldırıması dikkat çekti.

Erdoğan, konuşmasında "Son dönemde milli günlerimizle ilgili yıkıcı, yıpratıcı, toplumsal fay hatlarını kaşıyan tartışmaların gündeme taşınmak istendiğini görüyoruz. Güya Cumhuriyetimizi yüceltmek adına şanlı tarihimizi yok sayanlar ile 102 yıllık Cumhuriyet tecrübesini önemsizleştirmeye çalışanlar, zahirde tezat içinde görünmekle birlikte esasında aynı amaca hizmet ediyorlar" dedi.

Erdoğan konuştu Yeni Şafak Aydın Ünal'ı sildi - Resim : 1
Erdoğan anma programında konuşurken

Yazının bu konuşma sonrası internet sitesinden kalkması, yazının sansüre uğradığı yönünde tartışmalara neden oldu.

Aydın Ünal, 2007 ve 2015 yılları arasında Erdoğan'ın metin yazarlığını yaptı.

AYDIN ÜNAL'IN KALDIRILAN YAZISI

Tartışmaya konu olan Aydın Ünal'ın yazısında şu ifadeler yer aldı:

"Kendi devreleriyle kıyaslandığında askeri safahatı vasatın altındaydı zira Sofya Ateşemiliterliği, Şehzade Vahdettin’in yaverliği gibi görevlerle ya da sağlık sorunları nedeniyle devrelerine göre daha az kıta vazifesi almış, Çanakkale dışında bir askeri başarı kaydetmemişti. Riske girmezdi. Kudüs’ün işgali öncesinde ordu kumandanlığından istifa ederek Viyana’ya kaplıcalara gitmiş, Medine komutanlığı önerildiğinde reddetmiş, Filistin görevine gönderildiğinde orduyu ağır zayiatla Afrin’e kadar geri çekmişti. Sultan Vahdettin tarafından Anadolu direnişini örgütlemek için gönderildiğinde ordudaki en müsait yüksek rütbeli subaydı; vazife doğal olarak ilk ona teklif edilecekti. İstiklal Savaşı’nın altyapısı zaten hazırdı; zafer, tek adamın değil, kolektif bir çabanın neticesiydi."

"Fikirleri fark oluşturmaktan, özgünlükten, orijinallikten uzaktı."

"Mustafa Kemal bugün ne fikirleriyle ne de eserleriyle var; sadece Batılı yaşam tarzlarının muhafazası için istismar edilen bir isim olarak varlığını sürdürüyor."

"Nitekim ne çağını, ne başka toplulukları etkileyebildi. Fikirleri bugüne de ulaşmadı. Müslüman bir halkı Batılılaştırmak, laikliği İslam toplumunda uygulamak, seküler bir toplum yaratmak gibi 'özgün' aksiyonları ise daha sağlığında çökmüş, başarısız olmuştu."