Erdoğan ve yandaş medya ağlak ağlak

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Öncelikle şunu söyleyeyim AKP kulislerinde Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul yarışının rövanşında Binali Yıldırım'ı "yüzüstü" bıraktığı görüşü dalga dalga yayılıyor.

Saray'a çok yakın bir gazeteci ile sohbet ediyordum ki, "Hayat pahalılığı, gıda zamları vurdu AKP'yi. Berat Beyin, Bekir Bey'in ekonomi ve tarımdaki başarısızlığının faturası Reis'e çıkıyor ama neyse konuşturma beni" dedi.
Erdoğan'ın 31 Mart öncesi İstanbul'a özel önem verdiğini ama 23 Haziran öncesi neden daha da fazla tempo ile Binali Yıldırım'a destek vermediğini sordum.
"İki nedenden" dedi ve şöyle anlattı:
"Birincisi ve en önemlisi 31 Mart'ta seçimi Binali Bey değil, Reis kaybetti ve 23 Haziran'da da Ekrem İmamoğlu'nun kazanacağını görünce ikinci kez kaybetmeyi göze alamadı. 31 Mart temposu ile İstanbul'da dolaşıp kaybedince Reis'in meşruiyeti tartışmaya açılırdı.
İkinci 23 Haziran'da 'Binali Bey kaybetti' demek için bu siyaset değişikliğini yaptı. Hatta son şans olarak İmamoğlu ile canlı yayına çıkmasına izin verdi belki bir mucize olur anlayışıyla.
Peki, Orhan ağabey ben sana sorayım. Ordu Valisi kendisine hakaret etti ise, dokunulmazlığı da olmayan Ekrem İmamoğlu'na neden dava açmadı?" 
Sözlerini bu soru ile bitirince Erdoğan'ın Anadolu Ajansı'ndan geçen, "Şu anda seçim dönemindeyiz. Valimiz tabii ki bunu yanında bırakmayacaktır. Davasını açmak suretiyle süreci devam ettirecektir. Fakat bizler kendisine 'Şu seçim atlatılsın' dedik. Hiç kullanmaya gerek yok" sözünü okuyarak şöyle yanıtladım:
Erdoğan İmamoğlu'nun valiye hakaret etmediğini anladı. Eğer Ordu Valisi dava açarsa konu bilirkişiye gider, İmamoğlu'nun haklı olduğu gerçeği ortaya çıkar.
İşte bu nedenle Erdoğan Ordu Valisine, "dava açmana şimdi gerek yok" dedi.
Neden?
Çünkü yalan, iftira ortaya çıkacak Ekrem İmamoğlu'nun Vali'ye hakaret etmediği yargı kararı ile ortaya çıkacak ve "Benim türbanlı bacıma saldırdılar" iftirasında olduğu gibi rezil olacaklardı.

ÖZAL AİLESİNİN DANIŞMANI
25 yıldır Özal ailesinin danışmanlığını yapan, Musa Çelik de İstanbul dönüşü ziyaretime geldi.
Hemen sordum, 23 Haziran'da kim kazanır?
Çelik, "Ben Karadenizliyim, Artvin Arhaviliyim. İstanbul'da akrabalarımla, eş dost ile biz de hep bu soruyu konuştuk. CHP'ye hiç oy vermeyenler öncelikle, 'İmamoğlu'na haksızlık yapıldı, ayıp edildi' diyorlar sonra da, 'AKP'ye hep oy verdik ama bu hayat pahalılığı nedeniyle artık oy vermeyeceğiz' diyorlar" şeklinde konuştu.
Binali Yıldırım'ın yanlış aday olduğunu belirten Çelik, "İmamoğlu'na CHP'nin adayı olarak bakmıyorlar. Çünkü herkesi sevgi ile kucaklamasından mutlu oluyorlar ve AKP'den de umut kesmiş görünüyorlar. İşin en ilginç yönünü söyleyeyim mi? Damat Berat Albayrak ve hatta Süleyman Soylu'ya da büyük tepki var AKP'li seçmen nezdinde" dedi.

BU SÖZLERİ KİM SÖYLEDİ?
"Oylarınızın verdiğiniz adaya gitmesi çok önemlidir.
Kazanmadığımız seçimin peşinde değiliz.
Oy namustur. Sandık namustur.
Yaşanan haksızlıkların hesabını sormak lazım"
Bu sözlerin tamamı 31 Mart'ta seçimi kazanan millet ittifakının CHP adayı Ekrem İmamoğlu'nu tanımlıyor.
Sözlerin sahibi ise cumhur ittifakının adayı Binali Yıldırım.
Binali Bey için hatırlarsanız sık sık, "Boşbakan" yazardım başbakan iken.
Yıldırım, boş konuşmuyor, bu sözleri ile resmen İmamoğlu'na destek veriyor
Erdoğan da, Yıldırım da AKP'liler de yandaş medya da 23 Haziran öncesi Mehmet Özhaseki'nin siyasi sloganı ile söyleyeyim, ağlak ağlak konuşuyorlar…
 

  • Yorumlar 17
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları