Erdoğan'ı üzecek iki önemli gelişme

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Erken seçim sinyalini MHP'li Semih Yalçın verdi. Yalçın, Twitter hesabından Devlet Bahçeli'ye ait şu mesajı paylaştı: "Kararsızlığın, inançsızlığın, gecikmenin ve tembelliğin başarısızlığı hazırlayan unsurlar olduğu şüphesizdir. Üç Hilal'in tek başına iktidarı artık bir zorunluluktur, ihtiyaçtır ve geleceğin lider ülke idealinin gerçekleşmesi buna bağlıdır"

AKP Genel Başkanı Erdoğan her ne kadar "siyasetin ustasıyım, reisiyim" dese de erken seçime karar verecek kişi sadece kendisi değildir. Bu iradenin bir diğer sahibinin AKP'ye bugün için kayıtsız şartsız destek veren MHP genel başkanı Bahçeli olduğunun ilk sinyalidir Semih Yalçın'ın paylaşımı… Bakın çok açık seçik şunu ifade edeyim.

- Her geçen gün güçlenen millet ittifakıdır. - CHP'li 11'in büyükşehir 220 belediyesinin halka verdiği çok önemli hizmetlerdir. - AKP'nin ve Erdoğan hükümetinin CHP'li belediyelerin bağış kampanyalarını durdurma hatasıdır. - Millete 3 kuruşluk maskeyi dağıtamamasıdır. - Dış kredi bulamaması, enflasyonu ve işsizliği önleyememesidir. - Ve Ahmet Davutoğlu'nun Gelecek, Ali Babacan'ın Demokrasi ve Atılım Partisi DEVA'dır…

AKP ve MHP'nin oluşturduğu koalisyon hükümetinin yani cumhur ittifakına Doğu Perinçek'in Vatan Partisi de katıldı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na sordum:

- Baskın erken Seçimde İYİ Partiye yaptığınız gibi Gelecek ve Dev Partilerine de grup kurma desteği verir misiniz?

Erdoğan'a üzecek birinci gelişme Kılıçdaroğlu'nun şu taahhüdüdür:

"Demokrasi için elbette veririz. Seçim barajının kaldırılmasını bu yüzden istiyoruz. Meclis'te her parti temsil edilmeli…"

Erdoğan'a üzecek ikinci gelişme ise Gelecek ve DEVA partilerinin millet ittifakına katılması olacaktır…

Çünkü bu iki partinin liderleri Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan AKP'nin de Erdoğan'ın güçlü ve zayıf noktalarını çok iyi bilirler ve AKP'den büyük miktarda seçmen koparırlar… Onlar da güçlendirilmiş parlamenter rejimden yanalar… 2 yıla yaklaşan sürede çöken partili cumhurbaşkanı yani tek adam rejiminin savunucusu cumhur ittifakıdır. Ki bu noktada Bahçeli'nin, "Ben yokum, haydi erken seçim yapalım" demesi inanın hiçbir partiye sürpriz olmayacaktır. MHP'nin erken seçim sinyali olan Semih Yalçın'ın Tweet mesajını AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş özetle şöyle yanıtladı:

"Sayın Bahçeli'nin daha önceki yıllarda söylediği sözlerden alınmış bir takım pasajlar. Buradan başka bir mana çıkarılması lüzumsuz ve anlamsızdır.

Sayın Semih Yalçın'ın da bu sözlerinin asla bir erken seçimle ilgisi yoktur…"

Niyet okuma yeteneği de olan Kurtulmuş demek ki Devlet Bahçeli'yi hala tanıyamamış…

Değerli okurlarım; Dikkat ettiyseniz MHP'nin ortaya attığı erken seçim topuna AKP genel başkanı Erdoğan girmiyor…

Neden tek kelime söylemiyor?

Değerli okurlarım, Sözcü yazarı, meslektaşım Yılmaz Özdil yandaş medyanın ve AKP'nin her zaman hedefindedir. Şimdi de 2 göz yazlığını dillerine doladılar.

Utanmazlar siz önce 1.150 odalı kaçak saraya bakın…

Haydi arayın Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan'ı alın resmi yargı kararlarını ve yayınlayın sıkıyorsa sarayın kaçak olduğunu…

Neyse ağızlarının payını veriyor ama ben de fırsat bu fırsat Özdil'i Salı günkü yazısı nedeniyle eleştireyim… Kardeşim Özdil savcı ve hakimleri tek tek verdiği örnek olaylarla eleştirerek özetle diyor ki;

- Baroları imha etmeye çalışıyorlar. Demokratik yapısını bozmak istiyorlar. Dava açma yetkisi olmasın istiyorlar. Bölmeye çalışıyorlar. Ellerinden gelse lağvedecekler. Gayet net değil mi? Bence baroları işte bu yüzden lağvetmek istiyorlar. "Avukata zaten gerek yok" demek istiyorlar.

Sevgili Yılmaz Özdil,

Örneklediğin tüm maddeler Cumhuriyet Savcılarının ve Hakimlerin hukuki değil siyasi kararlarıdır. Şunları yazmadığın için seni eleştiriyorum:

- Cumhuriyet Savcıları iddia makamı olarak mahkeme salonlarında hakimlerin yanına otururlar. Kulaktan kulağa, "Fıs fıs" konuşur avukat ve sanığa karşı işbirliği yaparlar…

- Aslında iddia makamı savcı ile savunma makamı avukatın aynı seviyede olması ve tarafsız hakimin kürsüde her iki tarafı dinleyip özgürce karar vermesinin sağlanması gerekir ki adaletin olmazsa olmazıdır.

- Ayrıca Hakimler ve Savcıların tek kurul ile değil iki ayrı kurul olmalı ve üyelerinin tek seçicisi asla partili cumhurbaşkanı olmamalıdır…

Ve son olarak demem o ki;

Cumhuriyet Savcılarının ve hakimlerin hiçbir meslekte olmayan teminatları Anayasa'nın 139. Maddesinde şöyle tanımlanır: "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz."

Özgür gazetecinin özgür gazeteciye eleştirisi de işte böyle olur…

 

dfs-004-001-011-001-001-001-002.jpg

  • Yorumlar 10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları