Esas merak edilenler konuşulacak mı?

A+A-
Fatma ÇELİK

Bu akşam gelişmiş demokrasilerde gayet olağan bir tartışma ortamının 17 yıl sonra ilk defa ülkemizde gerçekleşmesine şahit olacağız. Peki, bu gerçekleşiyor diye "tamamdır, artık demokratikleşiyoruz" diyebilir miyiz?

Bu program, 31 Mart seçimi öncesinde gerçekleşseydi belki… Ancak kazananın belli olduğu seçimin tekrarlandığı bir seçimin öncesi yapılan bu program, demokrasi için atılan bir adım değil; "yine kaybedildiği şimdiden belli olan seçimi" kazanabilmek için yapılan çırpınıştan başka bir şey değil…

Evet "kaybedilen seçim" diyorum; çünkü AKP'nin bu tekrarlanan seçimi de kaybedeceğinin kendisinin de farkında olduğunu, Ekrem İmamoğlu'nun gerçek rakibinin ortalarda gözükmemesinden anlamak pek ala mümkün.

Kim bu gerçek rakip? Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bizzat kendisi.

Hepimiz biliyoruz ki, İmamoğlu ile yarışan aslında Binalı Yıldırım değil. Bunu zaten 31 Mart seçimleri öncesi her tarafa asılan Erdoğan posterlerinden ve Erdoğan mitinglerinden açık bir şekilde anlamıştık.

"İstanbul'u kaybedenin Türkiye'yi kaybedeceği" de açıkça söylenmişti…

Eee, İstanbul 31 Mart seçimlerinde iktidar tarafından kaybedildi.

Yaşanacak ikinci kayıpta kaybeden olmayı sindiremeyen Sayın Cumhurbaşkanımızın sorumluluğu Yıldırım'a atmak istediği ortada…

Zaten olmaz ya, diyelim Yıldırım kazandı; İstanbul'u Yıldırım'ın yönetmeyeceği de ortada…

O açıdan bu akşamki programı, görselde İmamoğlu ile Yıldırım olsa da; İmamoğlu ile Erdoğan arasında geçiyor gibi izlemekte fayda var…

Bu akşamla ilgili sanırım en merak edilen, sorulara verilecek yanıtlardan önce soruların ne olacağı hususu…

Yerel seçimin doğası gereği konuşulması gereken "İstanbul" olsa da, her iki aday da İstanbul'a dair projelerini, farklı farklı programlarda ve mitinglerde zaten defalarca anlattılar…

Bir kez daha ve aynı anda söylemeleri seçmen tercihine etki eder mi bilmem ama 17 yıllık iktidarın bir parçası olan Binali Bey'e bu projeleri neden şimdiye kadar uygulamadığı mutlaka sorulmalı.

Çünkü Binali Bey "şunu şunu yapacağız" dediğinde aklına "daha önce neden yapmadınız" sorusu gelen tek ben değilimdir, sanıyorum ki…

Öte yandan, "İstanbul'a ihanet ettik" diyen bir iktidarın "daha önce yaptık, yine yaparız" şeklinde bir propaganda cümlesi tercih etmesi de korkutmuyor değil…

Bu açıdan İstanbul ihanetlerini ve yapılan israfları, zarar eden kuruluşları da tek tek sormak şart diye düşünüyorum…

Pek tabi, seçimden önce İmamoğlu'na "indirim yapacakmış, hangi kaynakla?" diyen Yıldırım'ın yeni vaatlerine kaynağı nasıl bulduğunun da sorulması güzel olacaktır…

Ve meşhur "çaldılar" söylemi…

Mutlaka ama mutlaka "öyle söylemek zorundaydım"dan daha tatmin edici açıklama yapması gerekiyor, Binali Bey'in. Bu konu böylesine "özrü kabahatinden beter" bir durumda kaldıkça, öznesi belirtilmeden ortaya atılan bu fiil, büyük bir suça işaret eden bir itham oluşturuyor…

İmamoğlu'na bir fayda sağlamayacağını düşündüğüm bu program açısından, İmamoğlu'na sorulabilecek cevabını merakla beklediğim bir soru da yok açıkçası… Yine de İsmail Küçükkaya'nın ne sorular hazırladığını oldukça merak ediyorum…

Bu programın da yeniden bir teamül oluşturmasını ve önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de benzer formatta programlar yapılmasını bekliyorum…

 

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları