Fenerbahçe aşkımız "Adalet" beklentimiz

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Pazar keyfimizi Fenerbahçe aşkımız ile pekiştirelim. Fenerbahçe'mizin başkanı Ali Koç, Habertürk TV'de Didem Arslan Yılmaz'ın moderatörlüğünde Türkiye'nin Nabzı Özel programında gazeteciler Serdar Ali Çelikler ve İbrahim Yıldız'ın sorularını yanıtladı…

Kongre üyesi olarak Fenerbahçe'mize çok değerli katkılar sunan önceki başkanlarımız Aziz Yıldırım ve Ali Şen'in nezdinde tüm başkanlarımıza sonsuz şükranlarımı sunarım.

Fetö'nün operasyonla ele geçirmeye çalıştığı kulübümüzün efsane direnişinin destanını Türk Spor tarihi altın harflerle yazacaktır.

Ali Koç'un sportif alandaki açıklamalarını değil siyaseten söylediği görüşlerine değineceğim.

Seçimden önce, "Federasyonun emrindeyiz" dediğini açıklayan Başkan Koç, şunları söyledi:

"Sayın Özdemir seçim öncesi her kulübe gittiği gibi bizimle de görüştü. Hiçbir talebimiz yoktu, eski sistem devam etmemeli, adaletin sağlanması lazım' dedik…"

Aydınların, gazetecilerin ve tüm muhalefet partilerinin AKP iktidarından istediğini Ali Koç da federasyon başkanından istemiş:

-   "Adalet"

Haksız mı?

Tüm spor kulüplerinin federasyonlardan istedikleri bu değil mi?

Nihat Özdemir Başkanlığındaki Futbol Federasyonunu Başkan Ali Koç şöyle eleştirdi:

-   "Federasyon başkanlığı herkese eşit mesafede olmalı.

-   Takımlar hakkında kişisel fikir beyan etmemeli.

-   Bizim derdimiz kişisel değil.

-   Biz Federasyona niye güvenmiyoruz? Çünkü ilkesizlik, eşitsizlik var.

-   Çifte standart demeyeceğim çok standart var.

-   Eşitsizlik sanki bir norm haline geldi. Bu keyfi kararlar demek.

-   Eşitsizliğin normalleştiği dönemden geçmek futbol için çok tehlikeli.

Sezon içinde inancımızı kaybettik. Son maç oynandı. Benim, Semih Bey'in federasyonu ilgilendirmeyen konuda nasıl cezalandırıldığını gördünüz.

İşin içindeki standartsızlığı, eşitsizliği, hukuksuzluğu anlatmaya çalışıyorum.

Bunları dile getirdiğim zaman ceza yiyorum. Bugün bir anket yapsanız, yüzde 90 futbolda adalet yok derler.

Bugün federasyona laf söylemek, hakem hatalarını kınamak ağır suç, ama yöneticiler küfür kıyamet, sahaya dalsın...

Tekme tokat giren arkadaş 30 gün yemiş, biri 40 gün almış. Komik bunlar.

Dışarıda olan komplo teorilerini, adil rekabet yoktur söylemlerine güçlendiren şeyler bunlar. Bu Türk futbolu için utanç verici kararlardır."

Değerli okurlarım,

AKP döneminde Türkiye Cumhuriyeti "Parti devleti" haline getirildi.

Yürütme, Yasama ve Yargı "tek adam rejimi" tarafından baskı altında…

Toplum kutuplaştırıldı…

Ve anlaşılan o ki, futbol federasyonu da siyasi iktidarın emrinde yani özerklik filan palavra…

AKP döneminde en büyük ihaleleri alan Limak şirketinin sahibi iş insanı Nihat Özdemir demek saraya diyet borcunu futbolu da siyasetin emrine vererek ödüyor.

Kimin şampiyon olacağına futbolcuların terlerinin meyvesi değil, sarayın iradesi karar veriyor.

Hakemlere gelince ne yazık ki hâkimler gibi siyasi baskı altında boyun eğiyorlar.

Türk sporuna çok büyük değerler katan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın göz göre göre hakkı yeniyor…"

Şike kumpası davası

Başkanımız Ali Koç, Yargıtay'daki Şike Kumpası Davası'na katılarak şunları söyledi:

"113 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 37. Başkanı olarak huzurlarınızda bulunuyorum.

3 Temmuz 2011 tarihinde FETÖ yapılanması, Türk futboluna el atmıştır.

Şike Kumpası, milyonları peşinde sürükleyen ve milyarlarca Euro'luk ekonomisi olan futbolu hedef almış; bunu da Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütü olan Fenerbahçe üzerinden yapmaya çalışmıştır.

Dönemin TFF Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri de Fenerbahçe'mize karşı yapılan bu operasyonların kimi bilerek kimi de bilmeyerek parçası olmuşlardır.

Fenerbahçe camiası tek başına 3 Temmuz kumpasına karşı dik durmuş, Başkanımız Aziz Yıldırım, Fethullahçı Terör Örgütü Fenerbahçe'yi tarumar etmek için tüm gücüyle saldırırken daha ilk günden tarihe geçen sözlerini söylemiştir. "Ne şikesi memleket elden gidiyor" diyerek bu örgütün asıl amacını resmen ifşa etmiştir.

3 Temmuz direnişi, Türkiye'nin topyekûn direnişinin kilometre taşı olmuştur.

Biz Fenerbahçe camiası olarak FETÖ ile mücadelede milat olarak 3 Temmuz'u kabul etmekteyiz.

Açıkladığım hususlar ışığında ben, Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği'nin 37. Başkanı olarak;

Hem Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği ve iştirakleri adına,

Hem de şahsım ve Yönetim Kurulu üyeleri adına tekraren sanıklardan şikâyetçi olduğumuzu belirtir,

Sanıkların en ağır ceza ile cezalandırılmaları ile birlikte, asılsız "şike" iddialarıyla Fenerbahçe'mize sürülen kara lekenin temizlenebilmesini teminen, kurulan hain kumpasın,

Mahkemenizce verilecek karar yoluyla tarihe tescilini saygılarımla talep ederim.

Fenerbahçe tertemiz bir tarihe sahiptir! Şike yapmamıştır, asla da yapmaz…"

Değerli okurlarım,

AKP iktidarından, federasyonlara, birinci derece mahkemelerden Yargıtay'a, Türk halkının beklentisi tektir:

Adalet…

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları