Göbeklitepe-Albaydım...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

"Asker kitapları"nı daha yazmadan okuyucularımızdan, kitaplarını imzalayarak yollayan değerli yazarlarımızdan "haklı eleştiri" aldım. Kuleli'den sınıf arkadaşlarıma torpil yaptığımı ifade ediyorlar. Doğru Kulelili olmanın ayrıcalığı ile öncelikleri her zaman vardır. Ancak okumadığım kitapların bir kaç satırlık tanıtımını yapmak gibi huyum da yok... Elimde geceleri titiz çalışma ile bitirmek üzere olduğum "Kumpas Mektupları" var. Son okumasını yaparken, sıraya koyduğum diğerlerine de göz atmaya çalışıyorum. Tarihten, edebiyata, siyasetten, sosyoloji, kültür-sanat ve anıları 1960 darbesine kadar çoğu zaman askerler yazdı. 1960'dan 1980'e kadar darbeler tarihi, anılar ve tanınmış generallerin biyografileri yayınlandı. Kenan Evren sadece Türkiye'mize değil, Türk Ordusuna da zarar verdi. Askerler, Cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu gibi yüzlerce yıl sürecek eserler bırakamaz hale geldi. Merdiven altı üniversiteleri saymam bile en köklü üniversitelerimiz tarih fakültelerinin hiç biri kısa adı ATESE olan Askeri Tarih Enstitüsü ve Stratejik Araştırmalar Merkezinin yerini tutamaz. 2007 de başlayan kumpas davalarıyla beraber tutuklanan ve yıllarca haksız hapis yatan askerlerin hemen hepsine "yaşadıklarını mutlaka yazarak tarihe not düşmeleri" konusunda önemli katkım olmuştur. Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Mamak ve İzmir cezaevleri ziyaretlerimde, duruşmalarda yazılarını alıp, yayınlanması, dağıtılmasında emeklerimi kimse inkar edemez. Bu günde 15 Temmuz hain kalkışmasının perde arkasını aralamak için askerlere yazmalarını tavsiye ediyorum. Bu günde 25 arkadaşımın değerli eserlerini tanıtma borcumu yerine getireceğim.

Kenan Yelken, "Her yönü ile Göbeklitepe"yi yazıp, imzalayarak getirdiğinde yayınlanması için yaşadığı güçlükleri de anlattı. Sadece tarih ve araştırma kitapları değil, edebiyat dünyasının en güzide eserlerinin yüz yıl sonra anlaşıldığının altını çizerek teselli ettim kardeşimi. Delifişek, başarılı subaylık hayatının önemli bölümü dağlarda geçti Kenan'ın. Emekli olup, Ege kıyılarında balık tutup, torun sevme yerine tarihe merak sarıp, akademisyen titizliği ile araştırırken yolu Göbeklitepe'ye düştü. Günlerce kazı alanını gezdi. Daha Harb Okulu yıllarında eserlerini okuduğu Kazım Mirşan'ın tarih tezleriyle karşılaştırdı. Mustafa Kemal Paşa, 90 yıl önce "Türklerin tarihi 8 bin yıllıktır" dediğinde Gazi ile dalga geçenler 12 bin yıllık ezber bozan Göbeklitepe'nin ortaya çıkması ile sus-pus oldular. Okuldayken de çalışkandı Kenan, Orhun Anıtlarından, kayalara kazınmış tamgalara kadar araştırıp Göbeklitepe'deki izlerini sürüp, Türklerin Kadim İnancı'na kadar ilerleyerek yeni bir eseri daha kazandırdı. İlk kitabın ikinci-üçüncü baskısı da yapıldı. Yeni kitabı ile imza günlerine, konferanslara koşuyor. Yolu da, bahtı da açık olsun. "Her yönü ile Göbeklitepe ve Türklerin Kadim İnancı" isimli kitapları en kolay internet üzerinden indirimli alabilirsiniz. Okuyup, kütüphanenizin en müstesna köşesinde koruyunuz!..

Bir değerli eseri bu sütunlardan tamamını anlatmak öyle zor ki... Yine Kuleli'den çok sevdiğim kardeşim Ünal Sökükcü, bir kaç yıl önce emekli olduktan sona "Albaydım" adını verdiği "anı-belgesel" tarzı eseri kaleme almış. Ekonomik kriz, kağıt fiyatları, dağıtım tekeli gibi bir sürü engeli kendi imkanları ile aşarak "Köprü Kitapları"nda yayınlatmış. Kuleli buluşmamızda imzalayıp verdi. Bir gecede yarısını altlarını çizerek okudum. Çok samimi, anlatır gibi kendine özgü bir tarzı var. Profesyonel editörün elinden geçse konu başlıkları ile Türkiye'yi sarsardı. Yine de 15 Temmuz'un ayak izlerini bulacaksınız. Görev bilinci ile kurmaylık için çaba sarf etmeyen Ünal, Kuleli'deki İngilizcesini çok iyi geliştirdiği için, Türk Ordusu adına NATO ve diğer ortak karargahlarda görev yaptığı esnada neler yaşadığını yazmış. FETÖ'nün, TSK'daki yapılanması ile ilgili olağanüstü tespitlerde var. Bir dönemin Genelkurmay Başkanının teamüllere aykırı o makama oturuşu ile bitmiyor bu işler. Görev yaptığı tüm karargahlarda bu gün "Yurtta Sulh Konseyi Üyesi Darbeci General ve Albayları" nelere taşıdığının da kronolojik kayıtları var. Ünal Sökükcü hukuka ve adalete halen güveniyor. Bu yüzden darbenin beyin takımının isimlerini açıkça yazmak yerine baş harflerini kayda geçip, görevini yerine getirmiş. Her fırsat da hakkını teslim ederek, fikir dünyamızın ufkunu açan, bizlere her şeyden önce "adam olma"yı öğreten Hasan Peker Günal Paşamızın bu satırların yazarında olduğu gibi Ünal ve Kenan'da da payı olduğunu ifade etmeliyim. Sökükcü'nün, "Mars garantili Kuleli tavlası" gözümün hep önünde. Kitabı da kütüphanemin "asker yazarlar" bölümünde... Yeni baskı için editörlük yanında, yayınevi ve dağıtım sözümü bu sütunlara senet olarak yazıyorum. Ünal Sökücü'nün, "Albaydım" eseri, emekli olan ve olacaklar için örnek. Tamam biz Türkler tarihi yaparız ama yazmalıyız da... Devir dijitale dönünce Ünal'ın kitabına da internet ortamında sahip olabilirsiniz.

"Turpun büyüğünü heybede unuttum" dermiş büyüklerimiz. Kuleli'li sınıf arkadaşlarım M. Hakan Özçelik ve Mustafa Güneş'in akademik çalışmalarını yarına bırakıyorum. Bu güne dair o kadar iz düşümü var ki şaşıracaksınız!..

 

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları