​​​​​​​Gül, 42 yaşında adaletin başında

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün "10 Ocak çalışan gazeteciler günü" nedeniyle hem medyanın Ankara temsilcilerini davet etmesi, hem tek tek kutlayarak kırmızı karanfil vermesi, hem de açıkladığı görüşler kuşku yok ki savcı ve hâkimlere "medya davaları" konusunda önemli mesajlar içeriyordu.

Bakan Gül konuşmasına şöyle başladı:

"10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününüzü kutluyorum. Objektif habercilik anlayışıyla demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları alanındaki çabalarımıza katkı sunmaya devam edeceğinize olan inancımı da ifade etmek istiyorum.

Dünyanın dört bir yanında görevi başındayken hayatını kaybeden meslektaşlarınız var. Bu vesileyle gazetecilere yönelik her tür saldırıyı kınıyor, bu zor ve çetin meslekte ter döken herkesi saygıyla selamlıyorum."

Yeniçağ yazarlarına yapılan saldırıları ve Sözcü davası hakkındaki görüşlerini sorduğumda bakan Gül şöyle yanıt verdi:

"Gazetecilere yapılan saldırıyı nerede olursa olsun hiçbir şekilde tasvip edemeyiz.

Bu konuda daha fazla söylenecek bir söz yok. Ancak biz yürütmenin bir parçası olarak ve bir hukuk insanı olarak kuvvetler ayrılığının da çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Yargıya bir şekilde yön verme yargıya bir müdahalede bulunma imkânımız yok. Prensip olarak orayı da etkileyebilir diye yürüyen davalarda yorum yapmaktan kaçınıyorum.

Genel ilke itibariyle, yargısal süreçler kendi mecrasında görünüyor. Tahliye oldu sanki beraat etti, tutuklandı sanki… Tutuklanıp beraat edenler de oldu. Bu konuda sizler Türkiye'nin en saygın gazetecilerisiniz.

Demokrasilerin olmazsa olmazı medyadır. Gazetecilere yapılan saldırıları şiddetle, nefretle kınıyorum ve geçmiş olsun diyorum. Saldırganların tutuksuz yargılanmaları ceza almayacakları anlamına gelmez."

42 yaşında olan Adalet Bakanı Abdullah Gül'ün basın açıklamasını ve sorulara verdiği yanıtları değerlendirdiğimde dikkatimi çeken başlıklar şöyle:

- FETÖ ile hukuki mücadelede kararlı ve çok net bir duruşu var. "Yargı AK Parti'nin yargısı değil. 82 milyonun yargısıdır ve güvenilir olmak zorundadır. Yargı hiç kimseden emir almamalıdır" sözlerini yargı mensupları umarım dikkate alırlar.

- FETÖ'nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması konusunda söylediği, "Hiçbir siyasetçinin bağışıklığı yoktur" ifadesi cumhuriyet savcıları ve hâkimler için "cesur olun" mesajıdır.

- FETÖ ile mücadeleyi "Tavizsiz ve kararlı" yürütülmesini vurgulaması ve "suçlu suçsuz herkesi bir torbaya, bir çuvala doldurmak FETÖ'cülere yarar. Suçlular cezalandırılmalı, masumlar aklanmalıdır" demesi de KHK mağdurları açısından önemlidir.

- HDP'nin terörle bağlantısı konusundaki soruya verdiği, "Terör demokrasiyi tahrip eder, terörü lanetlemek gerekir" ifadesi de umarım siyasi adresini bulur.

- Yargı reformu konusuna değinen Gül, "Haber verme sınırını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç oluşturmayacağı yönündeki ilke tahkim edilerek ifade özgürlüğünün güvencesi artırılmıştır. İfade özgürlüğünü ilgilendiren yargı kararlarının istinaf mahkemelerinden sonra bir kez de Yargıtay tarafından incelenmesi sağlanmıştır" diye konuştu.

- Bu ifadesi sonrasında, "Reform sihirli değnek değildir" demesi dikkat çekti.

Mustafa Destici

Medyanın Ankara Temsilcileri olarak Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Ankara Milletvekili kadim dostum Mustafa Destici'nin sohbet toplantısında buluştuk.

Destici, "10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle değerli gazeteci arkadaşlarımı emekçileri tebrik ediyorum. İnşallah gazeteci basın emekçileri hak ettikleri gibi bir çalışma ortamı nasip olur. Türk demokrasisine verdiğiniz katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Demokrasi nasıl vazgeçilemez ise basın da demokrasilerin vazgeçilemez önemli unsurudur" diye konuştu.

Destici'nin konuşmasındaki önemli başlıklar şöyle:

- "Suriye'de verilen taahhütler yerine getirilmedi. Fırat'ın Doğusuna yeni operasyon şarttır. Ne Amerika'ya ne Rusya'ya güvenemeyiz.

- Türkiye'nin Doğu Türkistan ile tarihi bağı vardır. Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türklerine karşı soykırım büyük bir baskı ve işkenceye sessiz duyarsız kalamayız Zulüm devam ettikçe devam edeceğiz. Bağımsız Doğu Türkistan devleti vardı bugün işgal altındadır.

- Vatandaşa, 'Niye HDP'ye oy veriyorsunuz?' diye sorunca, "Kayyum gelsin" diye yanıt veriyor.

- Kadın cinayetleri bizi üzüyor, Türkiye'nin canını yakıyor. İdam cezasının kadın ve çocuk cinayetleri ile terör suçları için getirilmesini istiyoruz

- EYT'liler ile 3600 gösterge beklentilerinin karşılanmasını bekliyoruz."

Not: Deniz Baykal ile söyleşimi yarına bıraktığım için özür dilerim.

 

  • Yorumlar 11
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları