HDP'yi kapatmamak!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

6-8 Ekim'de yandaşlarını sokağa çağıracak, onlarca vatandaşın ölmesine, sokakların savaş alanına çevrilmesine sebep olacak yargı bunları sorgu konusu yapmayacak!

Türkiye Cumhuriyetinin yargı organlarını, askeri ve emniyet teşkilatını alenen aşağılayacak, devletin

birliği ve ülkenin bütünlüğünü bozma girişimlerinde bulunacak siz ona dokunmayacaksınız.

Sırtlarını yasalara ya da halka değil terör örgütüne dayadıklarını, kitle katliamcısı Öcalan'ın heykellerini dikeceklerini, PKK'nın tükürüğüyle Türkiye'yi boğacaklarını söyleyecekler "olur böyle vakalar" deyip geçeceksiniz!

HDP'nin binaları ve vekilleri!

HDP binaları ön kapısından vatandaşın çocuklarını içeri sokup arka kapıdan dağa çıkaracaklar. Bu binaların önünde evlatlarını HDP yetkililerinden isteyen anne ve babalara karşı HDP'li vekil zafer işareti yapıyor.

Terör örgütü mensubu olduğu iddiasıyla güvenlik güçleri bir militanı gözaltına alırken arkadan ona yaklaşan HDP'li vekil yankesici telefonunu arkadan kapıyor. Kendine göre militanın ilişkilerinin ortaya çıkmasını engelliyor.

HDP'nin Esenyurt'taki ilçe binasına yapılan polis operasyonu HDP'nin terörle ilişkisini ortaya koyuyor.  Binada terörist başının resimleri bir yana ele geçirilen pankartlarda şunlar yazıyor: "76 Ruhuyla, Gençlik Botana, Özgür VatanaPKK yaşam damarlarına giden taze kandır…vb".

Binanın partinin değil terör örgütünün eğitim merkezi, dağa kadro temin yeri, terör propagandası yapılan merkez ve örgütsel doküman tedarik adresi olduğu ortaya çıkıyor.     

PKK silahlı şiddet/terör örgütüyse HDP de PKK'nın finans ve militan kaynağı konumundaki siyasi 

maskeli yanıdır. HDP'yi PKK'dan, PKK'yı HDP'den ayrı düşünmek mümkün değildir.

Sakın HDP'yi kapatmayın!

Bir zamanlar "Akil Adamlar"la ve "çözüm süreciyle" sorunu çözme yandaşı olanlar günümüzde de HDP'nin kapatılması gündeme geldiğinde hop oturup hop kalkıyorlar. Sakın HDP'yi kapatmayın sonra çok kötü olur, demeye getiriyorlar.

Bu zevatın HDP lehine Türkiye Cumhuriyeti aleyhine ileri sürdükleri tezler şunlar:

- Daha önce partiler kapatıldı çözüm olmadı o halde "Parti kapatmak çözüm değildir".

- Kapatıldığında oyu %6 olan bu parti bugün %10'u geçmektedir.

- Parti kapatmak terör propagandasını körüklemekten başka bir işe yaramaz!

- HDP'yi değil kapatmak, aksine, demokratik sistemin içine daha fazla çekmek gerekir.

Her ne hikmetse bunları söyleyenler eski çözüm süreci savunucuları ve akil adam kılığındaki HDP sempatizanları.

Bunları sırasıyla cevaplayalım.

- HDP devlete karşı onlarca yıldır işlemediği suç kalmadı buna rağmen onlarca yıldır kapatılmadı demek ki kapatmamak çözüm değilmiş.

- HDP'nin oyu arttı. Ancak bunun nedeni PKK'nın çözüm sürecinde devlet tarafından muhatap alınmasıyla ilgilidir. İmralı'da muhataplığı, Diyarbakır meydanında mesajı, Dolmabahçe'de talimatları okunan terörist başının arkasına vatandaşı, çözüm süreci itmiştir. Adamlar devletin muhatap aldığını biz niye almayalım? diye kendi kendilerine sormuşlardır.

- HDP kapatıldığında bunun propagandasının yapılacağını iddia edenler de yanılıyor. Çünkü PKK'nın propaganda yapması için HDP'yi kapatmaya gerek yok. PKK bunu her yerde, her an hem de en azgın bir biçimde yapıyor. Böyle bir yapı ve zihniyeti açılım sürecinde onca taviz vermenize karşın demokratik sisteme çekememişsiniz bundan sonra nasıl çekeceksiniz?

- Dahası HDP bugün fiilen PYD gibi ABD/İsrail yönetimi altındadır. HDP'yi bu haliyle ne Türkiye partisi ne de sistemin parçası haline getirmek mümkün değildir.

Diğer yandan HDP ne yaparsa yapsın, kapatılmaması HDP'yi şımartmış, küstahlaştırmıştır. Bugün HDP, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına ve anayasaya karşı bağışıklık sahibi bir organizasyon haline gelmiştir.

Kapatmayarak HDP'nin işlediği suçların cezasız kalmasıyla devletin varlığı, kaos ve anarşi arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Bu tür olaylar için halk "ya devlet başa ya kuzgun leşe" deyimini türetmiştir.

Bunun ne anlama geldiği de açıktır!

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58