​​​​​​​Hep bunlar yeterince saman tüketmemekten!

A+A-
Servet AVCI

Ziraat Bankası'nın simit işine girmesi iyi oldu!.. O işte iyi para var çünkü!.. Almanların Deutsce Bank'ını kıskançlık sonucu ortadan çatlatacak bu gelişme, dünyadaki ekonomik dengeleri de değiştirebilir!.. Biz hamlemizi yaptık, bundan sonrasını gâvurlar düşünsün!..

Ne doktorlar, ne mühendisler istemişti Simit Sarayı'nı… Ama o gitti Ziraat Bankası'na vardı… Artık dünya ahret bacımızdır!.. 'Sahipleri iktidara yakınmış da, ekonomik olarak zordaymış da onun için el atılmış da' vs… Bunların hepsi külliyen yalan…

Hem doğru olsa ne olur? Kamu bankalarımız ne için var sanki? Bu kara günlerde, -şartları yerine getirdikten sonra- ahbaba, dosta, yandaşa, paydaşa el atmayacak da ne zaman atacak?

***

Bir ara neydi öyle? Medyamız darmadağınıktı… Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor, insanlarımızın kafası karışıyordu… Tedbir için, bunları toparlamak, tek elden tek ses çıkarmak gerekiyordu… Dolayısıyla para lâzımdı… Peki parayı nereden bulduk? Bir referandum öncesinde, tabii ki devletimizin ve milletimizin bankasından…

Futbol kulüplerimiz zordaydı… 'Kitabına uydurarak kulüplerin içinin boşaltılması' bizde 'millî spor' sayıldığı için kulüpler borç batağındaydı… Kadirşinaslık sonucu olsa gerek, futbolculara ve onların lisanslarını ellerinde bulunduran kulüplere gerçek değerin üzerinde ödenen paralar ve 'yönetici-menajer-futbolcu' üçlüsü arasında dönen 'tamamen duygusal ilişkiler' böylesine seve seve katlanmamız gereken bir sonuç doğurmuştu!..

Kim kurtarmalıydı -halk adına- halkın kulüplerini? Elbette halkın bankalarından birisi… Sağ olsun Ziraat Bankası üzerinden yapılandırıldı bütün borçlar…

Hazine garantili köprülerden arabasıyla geçmediği hâlde, devletin müteahhide yaptığı ödemede payı olan vatandaş, 'kapalı devre yolsuzluk kurumları'na dönüşmüş futbol kulüplerinin borcunu ödemeyi de bilirdi tabii ki!..

Halk dediğiniz zaten bunun için vardı!..

***

Eleştirenler şu gerçeği iyi bilmeli ki, simit, Ziraat'in tam ilgi sahasına girer… Buğday, un, susam, bunlar ziraatin değil de sanki astronominin mi konusu?

Hem "Düne kadar kendisine yeten bir ülkeydik. Bugün pirinç, buğday, arpa, nohut, mısır, ayçiçeği, kuru fasulye, hatta çay ithal ediyoruz" diye ağlaşıp, şimdi yerli ve millî bankamıza bağlı yatırımcı kuruluşumuzu simit işine el attı diye eleştirmek tutarsızlığın büyüğüdür!..

Kimse kusura bakmasın da bütün bu eleştirilerin arkasında yeterince saman tüketmemek var!.. Yetişkin bir muhalifin bu hamlenin arkasındaki sırrı anlaması için günde üç öğün saman tüketmesi lâzım… Her ne kadar o samanları Bulgaristan'dan ithal etmek zorundaysak da, olsun şifa niyetine katlanırız!..

***

Eski Türkiye'yi bir hatırlayın Allah aşkına… Rusya'dan buğday, ABD'den pirinç ithal ettiğimiz 3. Selim devrini… Moldova'dan ayçiçeği getirdiğimiz Takrir-i Sükûn yıllarını… Bizi Meksika'nın kuru fasulyesine mahkûm eden tek parti zulmünü… Yerli uçaklarımızı takasta kullanarak Hindistan'dan nohut alan cehape zihniyetini… Danimarka'dan arpa ithal ettiğimiz Hun İmparatorluğu dönemini… Sri Lanka'dan çay siparişi verdiğimiz o kara seferberlik günlerini…

Şimdi hepsi geride kaldı çok şükür… Elimizde o kadar çok ihraç fazlası buğday var ki, artık buğdayı çiftçiden mülâkatla alıyoruz!.. Borçları 'yapılandırma' adı altında halledilen futbol kulüplerimiz, antrenman sahalarının yanlarındaki boşlukları bostana çevirip hıyar yetiştirmek suretiyle ziraatimize önemli katkılarda bulunuyorlar!.. Bu sayede 'söğüş' sektörü patlama yapmış durumda!.. Kamu bankasından krediyle tekelleşen medyamız ha keza!..

***

Altını bir daha çizelim: Bırakalım ithal samanın derdi hâlâ düşünebilenlerin hissesine düşsün!..

 

  • Yorumlar 18
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları