Hepatite dikkat! / Dr. Leyla Onay

Hepatite dikkat! / Dr. Leyla Onay

Son zamanlarda hepatit dediğimiz bulaşıcı sarılık hastalığını sık olarak görmekteyim. Karaciğer iltihapı olan hepatit tedavi edilmez ise kanser ve siroza dönüşebilir. Korunma yollarını herkesin anlayabileceği bir dilde özetlemeye çalışacağım.

Hepatit genellikle virüs dediğimiz bir mikrop ile oluşur. Bunun yanında kimyasallar, alkol alışkanlığı, uyuşturucular sebepler arasındadır. Birden gelişebilir veya bir kaç ay sonra görülebilir. Çok ciddi bir hastalık olan hepatit etrafa da önlem alınmaz ise çabuk bulaşabilir.

Karaciğer vücudumuzun sağ üst tarafında çok önemli görevi olan bir organdır. Zehirli maddeleri zehirsiz bir hale getirir, fazla gıdaların depolanmasını sağlar, kanın pıhtılaşmasını düzenler, yağları sindiren safrayı üretir, hayati öneme haiz bir organdır. Virüs ile olan hepatitler A, B, C, D, E olarak adlandırılır. Bazı ağrı kesiciler, daha az olarak genetik ve obeziteye bağlı bir şekilde de ortaya çıkar.

Soğuk algınlığı gibi semptom verir, yorgunluk, bulantı, karın ve eklem ağrıları, kaşıntı görülür. İdrar rengi sararır, koyulaşır. Gaitanın rengi açılır adeta beyaza çalar. Fizik muayenede hassas büyümüş bir karaciğer ele gelir. Nadir vakada da karında su toplanır. Ancak karında su toplanma siroz safasında daha aşikardır. Bunun zaman zaman boşaltılması icab eder. Şuur bulanıklığı, hatta deliryum dediğimiz saldırganlık, çılgınlık görülebilir. Bu safadan sonra hasta hayatını kaybeder.

***

Cerahpaşa'da asistan iken Hava Kuvvetleri eski Komutanlarından Şükrü Kanatlı'nın cerrah olan oğlu bütün bu safhaları geçirerek vefat etmişti. Hiç birimizin hafızasından bu olay silinmedi. Belki bu kıymetli doktor virüsü bir hastasından almış olabilirdi. Sebebi virüs olan hepatitler A, B, C, D ve E olarak isimlendirilir. B ve C tipleri kronik hepatite sebebiyet verdiği için önemlidir. Hepatit A en çok görülür. Soğuk algınlığı gibi geçer kronikleşmez (müzminleşmez) Hepatit B ise ülkemizde en çok görülen sarılık türüdür. Kan ile kirli iğneler ile anneden çocuğa, cinsel ilişki ile bir başkasına geçer. Bu bakımdan gebe kadının kontrolü çok önemlidir. Her ne kadar hamilelerde şeker yüklemesi birinci planda gösteriliyorsa da asıl önemlisi hepatit aşı kontrolleri, çocuğun gerizekalı olmasına sebebiyet veren troid hormonunun ölçümü ön planda olmalıdır. Kadın doğumcu meslektaşlarımız şeker yüklemesi yanında bu kontrolleri ihmal etmemelilerdir.

Bazı ülkelere şeker yükleme yapılmamaktadır. Kato dediğimiz hamilelerdeki şeker yüklemesi bazı batı ülkelerde özellikle Amerika'da mecburidir. Oysaki bir dahiliyeci için gebede şeker hastalığı teşhisi çok kolaydır. Hepatit B olan bir gebenin çocuğu %30-50 oranında kronik hepatit B taşıyıcısı olur. Hem kendi için hem etrafı için bir tehlike saçar. HBV olarak tanımladığımız hepatit B çok çabuk yayılır. Bulaşma yollarının en önemlisi kan nakli, kirli enjektörler, açık yaralar olabilir. Hepatit C'ye gelirsek aynı şekilde uyuşturucu kullananların enjektörleri, diş fırçaları, traş bıçakları ile cinsel ilişki, anneden çocuğa doğum sırasında geçebilir. Küçücük bir kan bulaşması ile geçmesi mümkündür. Bu yüzden kan nakillerinde çok dikkat edilmesi lazımdır.

Yıllar evvel yanlışlıkla bir çocuğa verilen kanda HİV virüsü ile çocuğun hayatı mahvolmuştur. HCV ile şekillendirilen hepatit C'ye gelince; en tehlikeli hepatit türüdür. Yıllar sonra siroza dönüşür veya kanserleşir. Karında sık sık boşaltılması icab eden su toplanır. Makattan ve yemek borusundan şiddetli kanamalar olur. Hasta durduralamayan kanamalar ile vefat eder. Hepatit C'nin aşısı yoktur. Hepatit D, E çok nadir görülür tehlikeside azdır. A ve B hepatitlerinin aşısı mevcuttur. C hepatitinin aşısı yoktur. Her kişi mutlaka aşılarını yaptırmalıdırlar. Ancak hepatit aşısının bir özelliği vardır. Antikor dediğimiz koruyucu faktör zaman içerisinde azalır, %10'un altına düşmemesi gereklidir. Karaciğer için ALT, AST, CK, CRP gibi tahliller yanı sıra virüsler için Anti-HBs, HBsAg, Anti-HBc, Anti-HBc IgM testleri istenir.

Tedaviye gelince; anti virüs preparatları verilir. Kronikleşmiş ise interferon tedavisi yapılır. Ancak bu ilaçların yan etkileri çoktur. Hastalık dikkatlice takip edilmesinde fayda vardır. Tavsiyeler arasında aşırı yorulmamak, çeşitli sebzeler tüketmek, alınan gıdaların %25'inin yağ, %25'inin protein olmasına (et, süt, yumurta) dikkat edilmelidir. Rasgele ilaç alınmasından kaçınılmalıdır.

güzel sağlıklı ve mutlu günler sizin olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş