Hey gidi Karadeniz... / Karadeniz havası çarpıyor...

A+A-
Gülay TUNÇEL

Ülkemizin en çok yerli ve yabancı turist ağırladığı şehirlerimizden Rize'deydim.

Komşu şehirlerinden geçerken; yeşili, mavisi, tulumu, kemençesi, fındığı, çayı, doğası, insanı, yaşamı, havası, suyu, fıkralarıyla ünlü Karadeniz'i  ahil boyunca izlerken ruhumuz dinleniyor. 

Nüfus yoğunluğu fazlasıyla merkezde dikkat çekerken, en sakin ilçesi Hemşin deresi üzerine kurulan Hemşin olmak üzere, Derepazarı, Çamlıhemşin, İyidere, Kalkandere, Çayeli, Ardeşen, Pazar, Güneysu, Fındıklı, İkizdere, görülmeye değer ilçelerinden.

Arkadaşlarımızdan biri; İstanbul'da yaşayıp kopamayanlardan olsak da, işe gidip gelirken, koca koca binalara bakmak, trafikte beklemekte geçen ömrümüzde gözlerimiz yorulmuş. Buralar iyi geldi bizlere deyince hep birlikte evet  diyoruz. Çünkü burada İstanbul telaşı stresi yok.

Hepimiz temiz havadan etkilendik, hastalandık. Yine de pes etmedik. İlaçlarımızı içerek yola devam...

Buralara gelmeyenler için, çok keyifli bir gezi. Vakti olanlar için kesinlikle tavsiye ediyorum. Kültür, yeme, içme lezzeti sizi bekliyor.

Arkadaşlardan biri, geçen hafta yağmurdan bizim komşular rahat gezememişler.

Sel, yağmur tatlarını kaçırmış. Bizim de başımıza gelmez inşallah diye söyleniyor.. 

Diğer arkadaşımız.

Evet. Geçen haberlerde ben de gördüm. Bizimkiler de burada yaşıyor. Konuştuk.

Şanslarına çok yağmur, rüzgâr olmuş. Çok tadında gezi olmamıştı. Hava muhalefeti. Yapılacak bir şey çok fazla yok.

Kısmet...

Evet, bu sefer Rize'de bakalım bizler neler yaşayacağız...

Karadeniz'in havasına, suyuna güven olmaz  erler. Yağmur, fırtına, hırçın dalgalara denk gelir miyiz?... Ne olur ne olmaz yanınızda bolca kıyafet aldıysanız sorun yok.

Gülüşmeler.

Sen ne diyorsun çizme aldım diyenler var. Bizimkiler yok artık. Abartma dedi. Ama her şarta hazırlıklıyız. Karadeniz'de  aynı gün dört mevsimi gördüm ben. Gülüşmeler...

Meğer İstanbul'da biz hiç oksijen almadan yaşıyormuşuz.

Güne yorgunluk hissetmeden, horozlar ötmeden, ezan öncesi uyanmanın keyfini yaşadık.

Herkesin dilinde İstanbul'da olsaydık.

Uyku sersemi öğlene kadar sürüyor. Hava kirliliğinden, kendimize gelemiyoruz cümlesi uzayıp gidiyor.

Etrafa bakındığımızda ise, gözden kaçmıyor. Buralarda da koca koca binalara başlanmış.

İnşallah yeşil doğa bozulmaz diye kalbimizden geçiyor.

Özellikle, Karadeniz'in simgesi Uzungöl'e vardığımızda nasıl yani diye söyleniyoruz..

Doğanın tarifsiz güzelliği hepimizi büyülese de...

Araplar, Suriyeliler bizleri karşılıyor. Şaşkınlık yaşıyoruz. Gidenler birebir şahit oluyordur, yazdıklarıma.

Arap müzikleri bizleri karşılıyor. Yüzde yetmiş Arapların gezmesi.. Nerede bizim Karadenizli dostlarımız, müzik ezgilerimiz diye söylenip, üzülüyoruz.

Kısacası ekonomiye, turizme katkı olsun diye ticarete döküldüğü için bu mekanlar, gezi alanları fazlasıyla Arap kültürüne göre değişmiş.

Etrafı gezmeye devam ediyoruz.

Çamlıhemşin, Kaçkar Dağları, Üçdoruk Göller, Fırtına Deresi, Hemşin Deresi, Millî Park, Ayder Yaylası görülmesi gereken özel alanlar.

Adrenalin severler, Fırtına Vadisi'nde uzmanlar eşliğinde, rafting yapabilirler.

Palovit Şelalesi'nde ise, doyumsuz manzara seyrederek yöresel yemeklerin tadına bakabilirsiniz.  

Çay keyfi eşliğinde yürüyüş sonrası dinlenebilirsiniz.

Bizler yöresel tatlar dışında tavsiye üzerine alabalık tercih ettik. Gayet güzeldi. Ben de tavsiye ederim.

Yine gezerken, eski çağlardan bu yana Rizeli hanımların kendi elleriyle dokuyup günümüzde modern üretime geçiş yapılan Rize Bezi atölyesini ziyaret edebilirsiniz.

Rize'yi kuşbakışı izlemek isteyenler Rize Kalesi, Rize Botanik Parkı tam size göre.

Uzungöl'den sonra yine özel araç ya da minibüslerle yayla havası severler için Kaçkar, Anzer, Ayder, Karaster, Lustra, yaylaları sizi bekliyor.

Buralarda fotoğraf çekimleri çok güzel oluyor. Benden söylemesi şarjınızı çabuk bitirmeyiniz. Resim arşivinizde buralar yer almazsa sonra üzülen siz olursunuz.

Ayrıca biraz fazla serin, soğuk oluyor, kıyafet olarak hazırlıklı olunuz.

Çay severler keyif yaptığınız alanlar, içtiğiniz çayların yapılışı içinde mutlaka çay fabrikasını ziyaret etmeniz sizlere güzel bir anı kalacaktır.

Yine Karadeniz Sürmene'de ilk akla gelen Sürmene bıçağı atölyesidir. Sürmene bıçağı hakkında bilgi aldıktan sonra alışveriş için dükkânlarını gezebilirsiniz.

Burada yine bölgenin önemli yerlerinden Türk-Rum mimarisinin ortak şaheserleri, Memişağa Konağı'nda dinlenmek doğru adres.

Buradan da yöresel tatlara bakarak bal, peynir, tereyağı vb.. doğal ürünleri alabilirsiniz.

Mutlu pazarlar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları