Hilti'yi dayadılar; anayasa yıkılacak

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Meclis'te bulunan torba yasa 2021 bütçesi için çok önemli değişiklik getiriyor. Kamu-Özel işbirliği ile yapılan yatırımlar için devlet bütçesinden yapılacak "Garanti ödemelerini" hükümet isterse gölgeleyecek, isterse gizleyecek.

Kuşoğlu'nun Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda çarpıcı açıklamalar yapan Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu'nu arayarak sordum:

-   Hükümetin bütçe ile ilgili yapmak istediği yasal düzenlemenin amacı nedir?

Kuşoğlu: "AK Parti iktidarı baktı ki vatandaşın kullanmadığı köprüler, yollar, havaalanları, hastaneler için devlet bütçesinden ödenen garanti paralara vatandaşlar büyük tepki gösteriyor bu rakamları gizlemek için yasa çıkaracak.

Amaçları yandaş iş insanlarına yaptıkları ödemeleri milletvekillerinden gizleyelim ki milletten de gizlensin.

Kamu-Özel işbirliği ile yapılan yatırımlar Türkiye'nin başına bela oldu. Devlete ve millete maliyetleri 10 katına çıktı. Ekonomik krizin çok önemli nedenlerinden birisi de bu projelerdir.

Rezalet bir duruma geldi.

Hani, 'Minareyi çalan kılıfını hazırlar' diye bir atasözü var ya aynen onun gibi.

2021 yılı bütçesi daha TBMM'ye gelmeden torba yasa ile şeffaflığı karartacak uygulamanın yasal yapısını hazırlıyorlar."

-   Soru: Bütçede garanti ödemelerin gizlenmesi, şeffaflık yerine gizlilik ya da sansür getirilmesi ne sonuçlar doğurur?

Kuşoğlu: "Ekonomik krizin vurduğu vatandaşlar hükümetten çözüm ve çare bekliyorlar. İş yok, aş yok ama vergi var.

AKP hükümeti Meclis'in açıldığı ilk gün ekonomik krize çözüm getirmeyi düşünmüyor ama peşkeş çekilen özel yatırımlara ödedikleri garanti parayı saklamaya çalışıyor.

Çok üzüldüm. Yok, böyle bir şey…

Parlamentodan beklenen en önemli husus yürütme erki ile yasama erkinin bir araya gelmesi, yasa yapması ve yürütme erkini denetlemesidir.

Gerçekten bunu utanarak anlatıyorum.

Mali saydamlığın artması gerekirken, mali bilgileri, rakamları yok etmeye yönelik bir teklif getirilmiş."

-   Soru: Bakanlar Meclis'e neden gelmiyorlar?

Kuşoğlu: "Şu da var, gelseler ne olacak?

Gelseler bakanlar siyasi iradeye sahipler mi? Seçimle gelmedikleri için siyasi iradeye de sahip değiller.

Yürütme erki tek bir kişiden oluşuyor, sadece Cumhurbaşkanı seçimle gelmiştir.

O da meclise gelip hesap vermiyor.

Bakanlar aslında genel sekreter.

Onlarda hiçbir şekilde sorumluluk yok. Meclise karşı da sorumlu değiller, halka karşı da sorumlulukları yok.

Dolayısıyla milletvekillerine de millete de hesap vermiyorlar.

Böyle anormal bir sistem."

-   Soru: Yasa tasarısındaki "Performans Esaslı Bütçe" nedir?

Kuşoğlu: "Şimdi, burada getirilen bir düzenlemeyle, biz performans esaslı program bütçeye geçiyormuşuz.

Ya "performans esaslı program ve bütçe" nedir? Hocalara soruyorsunuz, akademisyenlere soruyorsunuz, "Yok böyle bir şey" diyorlar.

Bu tamamen uydurma bir şey…

Bütün dünyada bütçeler kategorize edilmiş, "COFOG" ya da "ESA 2010" diye yeni sistemler var.

Şimdi, fonksiyonel sınıflandırma kaldırılarak iş karmaşık hâle getiriliyor."

-   Soru: Neden getiriliyor?

Kuşoğlu: "Çünkü şehir hastaneleriyle ilgili harcamalar, yol, köprü geçişleriyle ilgili harcamalar, bilmem hangi kurumun harcaması kamuoyunda konuşuluyor, iktidarı rahatsız ediyor.

Şimdi, böyle bir şeyi teklif etmek, buraya getirmek bile… Ya ben bunu düşünemiyorum inanın, inanın düşünemiyorum, iktidarın böyle bir şey yapması akıl almıyor.

Tam tersine, ülkelerin bütçeleri şeffaf olur, mali saydamlık sağlanır. Mali saydamlık sağlandığı zaman bütçe hakkı yerine gelmiş olur.

Bütçe hakkının ne kadar önemli olduğunu biliyorsunuz.

Bütçe hakkı yoksa demokrasi yoktur. İnanın biz burada demokrasiyi yok ediyoruz."

-   Soru: Madem demokrasi dediniz o halde Anayasa Mahkemesinin kararlarının Yasama, Yürütme ve Yargı tarafından "Bizi Bağlamaz" denilerek tanınmaması ve uygulanmaması için ne düşünüyorsunuz?

Kuşoğlu: "Sayın Uğuroğlu, bugün (Dün- OU) yazınızda, 'Peki, Anayasa Mahkemesinin kararı kimi bağlar?' diye soruyorsunuz.

Avukat Ece Güner Toprak anayasa hükmü ile yanıt veriyor.

Evet, Anayasamızın 153. Maddesi, 'Anayasa Mahkemesi kararları... Yasama, Yürütme ve Yargı organlarını bağlar' diyor.

Galata kulesine Hilti denilen yıkıcıyı dayamışlardı az daha tarihi kuleyi yıkacaklardı.

Şimdi de Anayasa'ya ve Anayasa Mahkemesine Hilti'yi dayadılar.

Devleti tahrip ediyorlar, milletin iradesini tahrip ediyorlar, anayasayı çiğniyorlar. Anayasayı ihlal suçtur.

Biz de sorumlu muhalefet olarak daha fazla tahrip olasın diye uğraşıyoruz.

Tüm AK Partililer vicdanlarının tahammül ettiği yerden sonra veya Saray'ın işine gelmediğinde örnekleri olduğu üzere dışlanacak, ya FETÖ'cü, ya darbeci, ya solcu, ya  da bilmem neci olacak.

Kutuplaşma ve baskı arttıkça dışlanan da artacak.

Cumhurbaşkanı seçtikleri Sayın Abdullah Gül dışlanmadı mı?

AK Parti genel başkanı ve başbakan seçtikleri Sayın Ahmet Davutoğlu dışlanmadı mı?

Başbakan yardımcısı yaptıkları AK Parti kurucularından Ali Babacan dışlanmadı mı?

Sayın Abdüllatif Şener ile AK Parti kurucularının önemli kısmı dışlanmadı mı?

O halde diyorum ki AK Partililer, yarını düşünerek trolleşmeyin"

 

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58